Türk Metal Çetesi Metal İşçilerine Saldırdı

Bursa’da bulunan Renault, Tofaş, Coşkunöz, Mako gibi fabrikalarda çalışan binlerce metal işçisi, toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi ve sendikal yapının demokratikleştirilmesi gibi taleplerle eylemler yapmış, bu taleplerin karşılanması için Türk Metal’e süre vermişti. İşçilerin sendikaya tanıdığı süre bu sabah doldu. İşçiler, topluca istifa etmek üzere Organize Camii yanındaki parkta toplandılar. Ancak işçilerin hakkını aramasını, kölelik koşullarına karşı mücadele etmesini istemeyen ve saltanatlarının sürmesini isteyen Türk Metal çetesi, işçilere ve sosyalist basına saldırdı. İşçi Dayanışması, Kızılbayrak, Dayanışma Tv muhabirleri ve UİD-DER’li işçiler hain saldırının hedefindeydiler.
İşçiler bu sabah saat 08.00’dan itibaren Bursa Organize Camii önünde toplanmaya başladılar. Gece vardiyasından çıkan yüzlerce işçi, “Direne Direne Kazanacağız”, “Satılmış Sendika İstemiyoruz” sloganlarını öfkeli bir şekilde haykırarak işyerlerinden toplanma alanına doğru yürüyüşe geçtiler. İstifa edilecek alana gelen işçiler, anlaştıkları iletişim şirketinin bilgisayarları kurmasını beklediler. İşçilerin istifa hazırlıkları devam ederken, Türk Metal yöneticileri ve onların etrafındaki çete, işçilerin karşısında toplanarak provokasyonlara başladı. İşçilere laf atarak provoke etmeye çalışan Türk Metal çetesi, baskı yaparak işçileri istifa etmekten vazgeçirmeye çalıştı. Ancak işçiler Türk Metal gangsterlerinin basıncına aldırmadı.
Ortalığı karıştırmak ve işçilerin istifa etmesini engellemek için bu kez Türk Metal çetesi, işçilere ve metal işçilerinin mücadelesini takip eden işçi basınına saldırdı. Bu saldırı sonucunda bazı işçiler ve muhabirler yaralandılar. Yaralanan işçiler Çekirge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldılar. Bir süre devam eden arbededen sonra işçiler alanı terk etme kararı aldılar.
Facebook’ta Renault İşçilerinin Sesi adıyla bir sayfa oluşturan metal işçileri, buradan duruma ilişkin açıklamalar yaptılar. İlk açıklamada şöyle denildi: “Bizlere saldıran eli sopalı kişiler arasında TM’nin Coşkunöz baştemsilcisi ve şube yöneticisi Yalçın Civan, Tofaş Baştemsilcisi Mesut Dinç ve diğer temsilciler ve yöneticiler de vardı. Neden kendi temsilcilerimizi kendimiz seçmemiz gerektiği daha net ortaya çıktı.” İkinci açıklamada ise şunlara yer verildi: “TM’nin bugün yaptığı saldırı planlı bir saldırıydı. TM’nin işçiye saldıracağı dünden belliydi. TM’nin Genel Başkan Yardımcısı Mesut Gezer işçiler toplandığında her bir köşeye yerleştirdiği adamları ile birlikte organize sanayi bölgesinde geziyordu. Belli ki bugün yapacakları provokasyonun planlarını yapıyordu. TM, işçinin yeterince örgütlü olmayan halini fırsat bilerek işçiyi korkutmaya ve sindirmeye çalıştı. Eğer fabrikada kendi temsilcilerimizi seçer ve birlikte hareket edersek bu provokasyonların hepsini boşa çıkarabilir ve kazanırız.”
Türk Metal çetesi, gangster yöntemlerle metal işçisinin mücadelesinin önüne geçmeye çalışıyor. Metal işçilerinin ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, üç yıllık sözleşmeye, anti-demokratik sendikal sisteme karşı başlattığı mücadeleyi ezmek istiyor. Çünkü biliyorlar ki metal işçilerinin mücadelesi başarıya ulaştığında işçilerin sırtına basarak sürdürdükleri saltanatları çökecek.
Metal işçileri, patronlar sınıfına ve Türk Metal çetesine karşı kendi yollarını bulmaya çalışıyorlar. Metal işçisinin başlattığı mücadele çok önemlidir ve işçi hareketinin önünü açabilecek niteliktedir. Ancak bunun için metal işçilerinin daha fazla örgütlenmeye, işçi sınıfının mücadele deneyimlerini bilince çıkartmaya ve sermaye sınıfına ve Türk Metal çetesine karşı son derece uyanık ve disiplinli hareket etmeye ihtiyaçları var.
ABD’de Polis Terörü Devam Ediyor
Sınıfsız, Eşit ve Mutlu Bir Dünya İçin!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...