Kıdem Tazminatının Fona Devredileceğini Bilmiyordum
Tuzla’dan bir kadın işçi

Geçenlerde, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği’nden bir arkadaşımın, UİD-DER’in internet sitesinde, kıdem tazminatının kaldırılmaması için katıldıkları bir eylemin haberini bana okutmasıyla kıdem tazminatının bireysel fona devredileceğini öğrenmiş oldum.
Kıdem tazminatı, işçinin haklı sebeplerle işyerinden ayrılırken veya işten çıkartıldığı zaman işveren tarafından iş kanunu gereğince işçiye vermek zorunda olduğu bir tazminattır. Emeklilik için gerekli olan prim gününü doldurmadığı takdirde, kendi isteği ile işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmaz diye biliyordum.
Şimdiye kadar evlenen kadınlar, askere giden erkekler ve 3600 gün primi olan 15 yıl çalışmış işçiler kıdem tazminatını alıyorken, tazminatın bireysel fona devredilmesi halinde bunun mümkün olamayacağını, üstelik işçinin 30 yılın ardından emekli olması halinde 100 bin yerine 40 bin lira alabileceğini öğrendim. Bize müjde diye sunulan kıdem tazminatının fona devredilmesi durumunda mevcut haklarımız gasp edilecek. Bunun neresi müjde? Patronlar istedikleri zaman işçileri işten çıkarırken, işinden olan işçinin, kıdem tazminatını almaması adaletsiz değil mi?
Ne yazık ki, benim de içinde bulunduğum milyonlarca işçi “müjde” adı altında yapılan bu haksızlığın tam olarak farkında değil. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar işçilere içinde oldukları vahim durumun anlatılması ve bu haksızlığa karşı mücadele edilmesi gerekiyor.
İşçisin, İşçiyiz, İşçi Sınıfıyız!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...