Navigation

Buradasınız

Arjantin’de Yüz Binler Hükümete Geri Adım Attırdı

Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi, askeri darbe sonrasında kurulan faşist diktatörlük döneminde işkence gibi insan hakları suçları işlemiş ve işlediği suçlar sonucu hüküm giymiş bir mahkûmun cezasını yarı yarıya düşürme kararı aldı. Bu karara tepki gösteren yüz binler ellerinde Plaza de Mayo/Mayıs Meydanı Annelerinin simgesi olan beyaz başörtüleriyle sokakları doldurdu ve mahkemeye alınan karardan geri adım attırdılar.

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te 500 bin emekçi 10 Mayısta meydanlara akın etti. Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi, askeri darbe sonrasında kurulan faşist diktatörlük döneminde işkence gibi insan hakları suçları işlemiş ve işlediği suçlar sonucu hüküm giymiş bir mahkûmun cezasını yarı yarıya düşürme kararı aldı. Bu karara tepki gösteren yüz binler ellerinde Plaza de Mayo/Mayıs Meydanı Annelerinin simgesi olan beyaz başörtüleriyle sokakları doldurdu ve mahkemeye alınan karardan geri adım attırdılar.

Arjantin’de daha önce “İkiye bir” adıyla bilinen bir yasa çıkarılmış ve cezaevlerinde geçirilen her günün, iki gün olarak sayılarak cezaevlerindeki nüfusun azaltılması hedeflenmişti. Ancak bu yasanın kimlere uygulanacağına ilişkin bir sınır konulmamış ve işkenceci katiller de bu yasadan faydalanmak için başvuruda bulunmuşlardı. Başvuruda bulunan bir işkencecinin talebini kabul eden mahkeme kararına anında tepki gösterildi. Aralarında faşist rejim döneminde çocuklarını kaybetmiş Mayıs Meydanı Annelerinin de olduğu yüz binlerin görkemli ve kararlı protestoları sonucu Arjantin Parlamentosu, insanlık suçlarından ceza indirimlerini engelleyen bir karar almak zorunda kaldı.

1976-1983 yıllarındaki faşist diktatörlük rejimi altında 30 bin insan işkence sonucu katledilmiş, 6 bin insan kaybedilmişti. Binlerce insanın uçaklardan denizlere, nehirlere, kırsal bölgelere atıldığı “ölüm uçuşları” olarak bilinen korkunç zamanlardan geçti Arjantinli emekçiler. Yıllarca kayıp çocukları için mücadeleler verdi Mayıs Meydanı Anneleri. İşte böylesi zorlu bir mücadele deneyimine ve geçmişine sahip Arjantinli emekçiler, insan hakları gibi son derece önemli demokratik bir konuda zalimlerden hesap sorma refleksini bir kez daha göstermiş oldular. Arjantinli emekçilerin bu refleksi, Türkiye ve dünya işçi ve emekçilerine de örnek olmalıdır.

15 Mayıs 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...