Navigation

Buradasınız

Bize Böyle Bir Gün Yaşattığı İçin UİD-DER’e Teşekkürler

Geçtiğimiz Pazar günü Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğimizin şenliği vardı. Şenlik benim için sabahın erken saatlerinde başlamıştı. Günlerdir bu günü bekliyordum, nihayetinde geldi çattı, sabah erkenden kalkıp hazırlanıp şenliğe gitmek için yola koyuldum. Şenliğe gelen diğer işçi kardeşlerimle toplanma yerinde buluştuk. Sonra otobüsümüz hareket etti. Otobüste hep birlikte şarkılarımızı, marşlarımızı söyleyip şiirler okuduk. Tuzla Orhanlı Belediyesi Kültür Merkezine vardıktan az sonra şenliğimiz başladı. Her şey o kadar iyi organize edilmişti ki, araçlardan inen işçi kardeşlerimizi salona yönlendiren, salonda yer gösteren görevliler vardı. Herkes yerleştikten sonra şenlik başladı.

Sunum ve sunumu destekleyen slaytlar vardı. UİD-DER’in müzik grubu ve işçi korosunun söylediği marşlara ve türkülere salondaki işçi arkadaşlarımız coşkuyla eşlik ediyordu. Sonra yarım saatlik bir ara verdik. Arada UİD-DER’in ne kadar disiplinli ve organize olduğunu görmemek mümkün değildi. Kitap standı, işçi dayanışması bülteni standı, küçük çocuklar için kreş, yemek ve çay stantları. Görevlilerin özveri ile çalışması dikkat çekiyordu. Ara verildiğinde herkes birbiriyle sohbet ediyor, konuşuyordu. Benim konuştuğum yaşça benden büyük bir işçi arkadaşımız, “UİD-DER’e teşekkür ederim, bana gençliğimi yeniden yaşattı” diyordu. Benim gibi onun da dikkatini çekmişti organizasyon. “Harika, başarılarınızın devamını dilerim” diyordu. Bu beni o kadar mutlu etti ki, anlatmak mümkün değil.

Aradan sonra müzik grubundan marşlar, türküler ardarda geldi. O sahnedekilerin fabrika işçisi olduğunu, bilmeyen birine söylesen kimse inanmaz. Ama fabrika işçileriydi işte. Tüm bunlar gösteriyor ki biz işçilerin yapamayacağı şey yok; şarkı da, türkü de, marş da söyleriz. Yeter ki koşullarımız olsun.

Şenliğimiz büyük bir coşkuyla sona erdi. Şenliğimizin sonunda 1 Mayıs marşını ve işçi sınıfının uluslararası marşı Enternasyonal marşını hep birlikte coşkuyla, yumruklar havada söyledik. Sonra herkes vedalaşıp otobüslerine bindi. Ben eminim ki bu şenliğe katılan herkes benim gibi tadına doyamamıştır. Bize böyle güzel bir gün yaşattığı için UİD-DER’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadelesi ve Birliği!

24 Nisan 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...