Navigation

Buradasınız

Cargill Direnişinin İstanbul Ayağı Sona Erdi

Sendikalı oldukları için işten atılan Cargill işçileri 913 gündür işe geri dönme mücadelesi veriyor. İşçiler geçtiğimiz Ağustos ayında 10 haftalık eylem planı çerçevesinde direnişlerini İstanbul’a taşımışlardı. Her pazartesi Cargill müşterilerinden birinin genel merkezi önünde basın açıklaması yapıyor, ardından Cargill’in Ataşehir Palladium Tower’da bulunan genel merkezi önünde Cuma gününe kadar gece gündüz kalıyorlardı. Eylem planının son haftasını geride bırakan Cargill işçileri, 19 Ekim Pazartesi günü son olarak Eren Holding önünde basın açıklamasını gerçekleştirecek, ardından Bursa’ya dönecekler.

Sendikalı oldukları için işten atılan Cargill işçileri 913 gündür işe geri dönme mücadelesi veriyor. İşçiler geçtiğimiz Ağustos ayında 10 haftalık eylem planı çerçevesinde direnişlerini İstanbul’a taşımışlardı. Her pazartesi Cargill müşterilerinden birinin genel merkezi önünde basın açıklaması yapıyor, ardından Cargill’in Ataşehir Palladium Tower’da bulunan genel merkezi önünde Cuma gününe kadar gece gündüz kalıyorlardı. Eylem planının son haftasını geride bırakan Cargill işçileri, 19 Ekim Pazartesi günü son olarak Eren Holding önünde basın açıklamasını gerçekleştirecek, ardından Bursa’ya dönecekler.

İstanbul’daki son haftalarında bir kez daha ziyaret ettik direnişçi işçileri. Hem uğurlamak hem de bundan sonraki yürüyüşlerinde başarılar dilemek istedik. Birlikte yudumladığımız direniş çayı eşliğinde yine güzel bir sohbetimiz oldu. Pandemi bahanesiyle işçilerin haklarına yönelik saldırıları, sendikal örgütlenmenin önüne dikilen engelleri, iş yasasının patronlara ayrıcalık tanıdığını, her şeye rağmen direnmenin, mücadelenin önemini ve elbette direnişin bundan sonraki kısmında nasıl bir yol izleyeceklerini konuştuk. Direnişlerine iki haftalık bir ara verecek olan işçiler, bu süre zarfında Cargill yönetimi bir adım atmazsa yeni eylemlerle direnişlerine devam edeceklerini belirtiyorlar. Cargill’le bağlantılı yerlerde sürdürecekler eylemlerini. Yönetim yine de adım atmazsa “buraya tekrar geleceğiz, ama bu sefer gelişimiz farklı olacak” diyorlar.

Cargill işçileri sendikal nedenle işten atıldıkları ve işverenin anayasal suç işlediği mahkeme tarafından onaylanmasına rağmen işe geri alınmadılar. Cargill yönetimi, işçileri işe geri almak yerine sendikal tazminatlarını ödeyerek onlardan kurtulabileceğini düşündü. Ne de olsa iş kanunu bu hakkı tanıyor kapitalistlere. Böylece bu ülkede işçilerin çalışma ve örgütlenme güvencesinin olmadığı tescillenmiş oldu bir kez daha. Örgütlenme hakkının engellenmesinin bedeli patronlar için birkaç kuruşluk tazminat olmamalı. Örgütlenme sorunu işçiler için çok temel ve hayati bir sorun. Örgütlenemeyen işçiler diğer haklarını da almakta sorun yaşarlar, patronların baskılarına ve saldırılarına karşı koyamazlar. Bu nedenle Cargill işçilerinin işe geri dönmek için verdikleri mücadele önemli ve anlamlı. Sabır ve dirençle bu mücadeleyi kazanıma dönüştüreceklerine inanıyor, kendilerine bir kez daha başarılar diliyoruz. Yolunuz açık, umudunuz ve direnciniz güçlü olsun kardeşler!

16 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • 1974’te Çinli bir çiftçi kuyu açmak için kazmasını toprağa vurduğunda, neredeyse 2200 senelik bir sır açığa çıktı. Toprak kazıldı ve binlerce kil heykel gün yüzüne çıktı. Bunlar gerçek insan boyutlarında, zırhlarını, silahlarını kuşanmış asker...
  • Aylardır tüm dünyada gündemi koronavirüs belirliyor. Bu virüsün insanlığın başına gelmiş en büyük felaket olduğu söyleniyor. Devletler, hükümetler, ulusal ve uluslararası sağlık kurumları önlem olarak maske, “sosyal mesafe” ve dezenfektan...
  • Patronlara teşvik ve vergi indirimleri getirirken, işçilerin kıdem tazminatının fiilen gasp edilmesini, esnek ve güvencesiz çalışmanın dayatılmasını içeren torba yasa sendikalar tarafından protesto edilmeye devam ediliyor. DİSK, işçiler için kabul...
  • İşçi Dayanışması gazetemizin 151. sayısının başyazısında biz okurlara bir davet var. Başyazı şiirle başlıyor: Sararmış kitaplarda kaldı yoksulluk/Geçim sıkıntısını yazmıyor şair/Yaşam bir sevinçtir şimdi/Umut doğuran sabahlara uyanıyor çocuklar/Neşe...
  • Kardeşlerim. Ben yıllardır organize sanayiye işçi taşıyan bir servis şoförüyüm. Organize Sanayi Bölgesi şehirden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, işte bu yüzden sabahın erken saatlerinde yollara düşerim. Uykulu gözleri duraklarından bir bir toplar...
  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...

UİD-DER Aylık Bülteni