Navigation

Buradasınız

DİSK 53. Kuruluş Yıldönümünü Kutladı

DİSK, 16. Olağan Genel Kurulundan bir gün önce, 13 Şubatta 53. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde kutladı. Genel kurul öncesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Uluslararası Sendikal Konferans düzenlendi. Konferansta 5 kıtadan 45 sendikanın temsilcileri konuşmalar yaptı.

DİSK, 16. Olağan Genel Kurulundan bir gün önce, 13 Şubatta 53. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde kutladı. Genel kurul öncesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Uluslararası Sendikal Konferans düzenlendi. Konferansta 5 kıtadan 45 sendikanın temsilcileri konuşmalar yaptı. Tüm konuşmacılar, mücadele yürüttükleri ülkelerde, Türkiye’de olduğu gibi sendikal hareketin karşısına engeller dikildiğini, buna rağmen işçilerin mücadelesinin önüne geçilemediğini vurguladılar.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’in kurucularını ve mücadelede yaşamını yitiren mücadele arkadaşlarını andı. Çerkezoğlu, “53 yıl önce 1967’nin dünyasında ve Türkiye’sinde sermayenin ve işverenlerin Türkiye işçi sınıfına karşı başlattığı kuşatmaya işçi sınıfının verdiği cevaptır DİSK” dedi. DİSK’in 100 yıl öncesine dayanan mücadele değer ve birikimi üzerinde yükseldiğini, işçi sınıfının geleceğine sahip çıkanlarca kurulduğunu ifade etti. “53 yıldır bu bayrağı taşıyan bizler ve bizden sonra DİSK’i geleceğe taşıyacak olanlar açısından sorumluluk, 2020’lerin dünyasında ve Türkiye’sinde bütün zorluklara, baskılara, sermayenin ve onun iktidarlarının bütün kuşatmalarına karşı bugünün cevabını, Türkiye işçi sınıfının cevabını üretebilmektir” dedi.

Çerkezoğlu’nun ardından farklı ülkelerden gelen sendikaların temsilcilerine söz verildi. Sırasıyla ETUI Avrupa Sendikalar Eğitim ve Araştırma Enstitüsü, Almanya’dan DGB Sendikası, Arjantin’den CTA, Fransa’dan CGT, Kore’den KCTU, Lübnan’dan FENASOL, Filistin Genel Sendikalar Federasyonu, Tunus’tan UGTT, UNI Küresel Sendika, Gürcistan Sendikalar Konfederasyonu, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Rusya Sendikalar Federasyonu (KTR), Kıbrıs’tan Tüm Kıbrıs Emek Örgütü (PEO) ile Dev-İş, Fransa’dan FOA, İspanya İşçi Komisyonları CCOO temsilcileri birer konuşma yaptı.

Avrupa Sendikalar Eğitim ve Araştırma Enstitüsünden (ETUI) Stan De Spiegelaere, yaptıkları çalışmaları aktardı. Ryanair havayolu şirketi işçilerinin mücadelesini örnek olarak anlattı. Avrupa’da birçok ülkede sendikaların bu şirkete karşı yürüttükleri mücadeleden şu dersi çıkarttığını belirtti: Tek başına mücadele edersen kaybedersin! Bu dersle beraber diğer ülkelerin işçileriyle omuz omuza vererek şirkete karşı mücadeleyi yükselttiklerini, böylece zafer kazandıklarını ifade etti. Türkiye’deki işçilerin de Ryanair işçilerinin mücadelesinde olduğu gibi başarılı olabilmeleri için uluslararası dayanışmayı yükseltmeleri gerektiğini söyledi.

Fransa Genel Emek Konfederasyonu CGT Yönetim Kurulu üyesi Nail Yalçın, Fransa’da işçilerin reform lafından bıktığını, çalışanların haklarını budamayı hedefleyen her türlü girişim ve yasa tasarısının reform adı altında sunulduğunu ifade etti. Macron’un iktidara oturmasından sonra işçilerin kazanılmış haklarına saldırıya giriştiğini, bütçe açığı gerekçesiyle emeklilik tasarısını kararnameyle dayattığını anlattı. Fransa işçi sınıfının Macron’un dayatmalarına grevlerle cevap vermesinin ardından, hükümetin tasarıyı değiştirdiğini ancak sendikaların tasarının tamamen geri çekilmesi talebiyle mücadeleyi sürdürdüğünü aktardı.

Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU) temsilcisi Mikyung Ryu, işçi haklarına yönelik yapılan saldırılara değinerek, Türkiye ve Kore’de işçilerin benzer sorunlarla karşılaştığını dile getirdi. Ülkelerinde sendikal hakların gelişmesini sağlamak için mücadele ettiklerini, ülkelerine sığınan göçmen işçilere de yardımcı olduklarını; demokrasi, sendikal haklar ve ifade özgürlüğü ihlallerine karşı uluslararası dayanışma içinde olmaya devam edeceklerini ifade etti.

Lübnan Sendika Federasyonu (FENASOL) Genel Sekreteri Castro Abdullah, Ortadoğu’daki emperyalist savaşa değindi. Emperyalist güçlerin Ortadoğu halklarını birbirine düşürdüğünü, petrol ve doğalgaz kaynaklarını ele geçirmek istediklerini, bu yüzden rekabet savaşına girdiklerini anlattı. Sorunları hali hazırdaki yönetimlerin değil, bölgenin halklarının çözeceğini belirtti. Lübnan’da hakları için ayağa kalkan halkın sokaklarda mücadeleye devam ettiğini söyledi.

Filistin Genel Sendikalar Federasyonu (PGFTU) Genel Başkan Yardımcısı Ahmad Mahmoud Hamdan ise, DİSK’in Türkiye’de her türlü baskıya rağmen mücadeleye devam etmesinin Filistin halkı için de çok değerli olduğunu ifade etti. Filistin halkının İsrail ve Trump’ın ortak planını kabul etmeyeceğini, özgürlük ve adalet için dayanışma içinde mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Uluslararası dayanışmanın önemini vurgulayan konuşmaların ardından, DİSK Tarihi kitabının 1967’den 1975’e kadar olan kısmını kapsayan ilk cildinin tanıtımı, kitabın editörü ve yazarlarından Aziz Çelik tarafından yapıldı.

15 Şubat 2020

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni