Navigation

Buradasınız

Grevdeki Telekom İşçileriyle Dayanışma Büyüyor

Grevdeki Telekom işçilerine destek olmak ve sınıf dayanışmasını yaşatmak için sendikalar tarafından başlatılan “Grevci işçi kardeşinle 5 liranı paylaş” kampanyası sürüyor. Bu kampanya sonucunda toplanan para 17 Kasımda grevci işçilere teslim edildi. Türk-iş’e bağlı İstanbul Şubeler Platformu ve kimi sol çevreler Mecidiyeköy’de Tez-Koop-İş 2 nolu şube önünden yürüyüşe başladılar. Yürüyüş korteji yolu trafiğe kapattı ve yol boyunca coşkulu bir şekilde sloganlar atıldı. Atılan sloganlar şöyleydi: “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Telekom işçisi yalnız değildir”, “Hepimiz grev gözcüsüyüz”, “Tutuklu işçiler serbest bırakılsın”, “Atılan işçiler geri alınsın”, “Telekom işçisi hain değildir”, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”.

Telekom önüne gelindiğinde grevde olan işçilerle buluşuldu ve Haber-İş 1 nolu şube başkanı Levent Dokuyucu kısaca greve değindi: “Telekom grev yapamaz, dediler greve çıktık; 5 gün dayanamaz dediler 33 gün geçti; kimse destek vermez dediler işte buradasınız; baskılarla, gözaltlılarla, tutuklamalarla grevi kırarız dediler kıramadılar.” Telekom patronunun 33 günde sendikanın talep ettiği ücretin 20 katından fazla zarar ettiğini söyleyen Levent Dokuyucu, ilk günkü kararlılıkla greve devam ettiklerini belirterek, başarıya ulaşılmasında temel etkenin sınıf dayanışması olacağını söyledi ve işçilerin, emekçilerin, aydınların alanlara çıkması çağrısında bulundu. Daha sonra sözü İstanbul Şubeler Platformu adına Tez-Koop-İş 2 nolu Şube Başkanı Rabia Özkaraca aldı ve hazırlanan basın açıklamasını okudu. 33 gündür her türlü baskıya ve tehdide rağmen grevlerini sürdüren Telekom işçilerini selamlayarak şöyle devam etti:

“Yıllardır grevin adının unutturulduğu bir dönemde greve çıktınız. Sadece ücret için değil, sosyal hakları yükseltmek için değil, örgütlü mücadele hakkını korumak için de grevdesiniz. Bu grev sadece Telekom işçilerinin değil, sendikalı, sendikasız, işkolu fark etmeksizin tüm işçilerin grevidir. Çünkü sermaye sınıfının işçi sınıfına karşı yürüttüğü saldırılar ortak. Savaşlar dünyamızı kan gölüne çeviriyor. Dünyanın her yerinde sermaye sınıfı işçi-emekçilere daha kötü hayat şartları dayatıyor. İşçileri din, dil, siyasi görüş temelinde ayırıp işçiler arasında düşmanlık tohumları ekenlere en güzel cevap Telekom işçileri tarafından verilmiştir. Bu ülkede yasal haklarını kullanmak isteyen herkes baskılarla karşılaşıyor. Sendikalı olmak isteyenlere derhal kapı gösteriliyor. Greve çıkan işçiler sudan bahanelerle gözaltına alınarak yıldırılmaya çalışılıyor. Patronların televizyonlarında grevci işçiler hain ilan ediliyor ve grev karalanıyor. Gece yarısı işçilerin evleri basılıyor, evinde testere tornavida bulunan işçiler tartışmasız sabotajcı ilan ediliyor. Bu da yetmiyor işçiler örgüt üyeliğinden tutuklanıyor. Grevcilere destek veren KESK’e bağlı Haber-Sen üyeleri ya sürgüne gönderiliyor ya personel havuzuna. 7 grevci işçi işten çıkarıldı.”

Bu konuşmalar sırasında işçiler sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Tutuklu işçiler serbest bırakılsın”, “Atılan işçiler geri alınsın”, “Telekom işçisi hain değildir”, “Diyarbakır işçisi yalnız değildir”, “Sabotaj yok, direniş var” gibi sloganlar attılar.

Platform olarak başlattıkları “5 liranı paylaş” kampanyasının yayılmaya devam ettiğin belirten Rabia Özkaraca, kampanyanın grev bitene kadar süreceğini belirterek, “İşçileri açlıkla terbiye ederek grevi bitirmeyi umanlara yanıtımız nettir. Biz milyonlarız ve işçi sınıfıyız” dedi. Türk-İş Başkanlar Kurulunun iki kez Telekom yetkililerine süre tanıdığını, cevap gelmezse eylemlerin yaygınlaşacağını açıkladığını hatırlatan Özkaraca’nın “işçilerin talepleri karşılanmadığı gibi baskılar, işten atmalar gün geçtikçe artıyor. Türk-iş Başkanlar Kurulu 33 genel merkez ve 650 şubeyi kapsayacak eylem planını bir an önce açıklamalıdır” sözleri üzerine işçiler, “Türk-iş eyleme genel greve”, “işçi memur el ele genel greve” sloganlarını attılar.

Daha sonra KESK Şubeler Platformu adına SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli bir konuşma yaptı. Konuşmasında grevin başladığı günden bu yana Telekom işçilerinin yanında yer aldıklarına değinen Beydilli, Telekom’da çalışan ve grevi destekleyen KESK üyelerine baskılar yapıldığını anlattı. En son Haber-Sen yöneticisinin personel havuzuna alındığını, grevle dayanışma için bildiri dağıtan Haber-Sen üyelerinin gözaltına alındıklarını ama baskıların kamu emekçilerini yıldıramayacağını vurguladı. Son olarak da görevin sadece grevi başarıya ulaştırmayla bitmeyeceğini, kapıda geçirilmek istenen sağlık ve eğitimle ilgili yasaların durduğunu belirtti.

Basın açıklaması bittikten sonra şube başkanları topladıkları paraları Levent Dokuyucu’ya teslim ettiler.

Ardından söz, eyleme katılan sanatçı İlkay Akkaya’ya verildi. Akkaya grevi sonuna kadar desteklediğini belirttikten sonra türkülere başladı ve bu türküler eşliğinde halaylar çekilerek eylem sona erdirildi.

18 Kasım 2007

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçilerin, emekçilerin, gençlerin kapitalist sömürü düzenine ve bu düzenin yarattığı sorunlara karşı öfkesi büyüyor. Dünya meydanlarında işçi sınıfının öfkeli sesi, talepleri, özlemleri yankılanıyor. Ne baskılar ne yasaklar ne de polis-asker şiddeti...
  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...