Navigation

Buradasınız

İranlı Siyasi Tutsakların Soma Madencilerini Anma Töreni

Gohardeşt Zindanındaki siyasi tutsakların, Türkiye’de katledilen işçilerin aileleriyle dayanışma ve başsağlığı için gerçekleştirdikleri törene dair 19 Mayıs tarihli açıklaması

Türkiye’de Soma madeninde kapitalist patronların ve Türk devletinin daha fazla kâr uğruna gerekli güvenlik önlemlerini almayarak yüzlerce işçiyi katlettikleri facia nedeniyle, 18 Mayısta, Gohardeşt Zindanının 12. Salonunda bir anma töreni gerçekleştirildi. Bu törene reformist olmayan tüm siyasi eğilimler katıldı.

Toplantının başında işçi aktivisti Şahruk Zamani, bu felâketin nasıl meydana geldiğini anlattı. Bu felâkete ve diğer tüm felâketlere, doğaya ve insana yabancı, kâr odaklı sermaye sınıfının neden olduğunu vurguladı. Kapitalizmin, sermaye birikimini, bu cinayetlerle, işçi düşmanlığı ve işçi mücadelelerine düşmanlıkla sağladığının altını çizdi. Ve nihayetinde bu insanlık dışı sistemden ekonomik ve siyasi kurtuluşun ancak demokratik sovyet devletiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Ardından PKK’li yoldaş Naseh Yusufi, son olayların kapsamlı bir değerlendirmesini yaptı. Türkiye kapitalizmi hakkında şunları söyledi: “Türkiye, işçilerin hayati riskleri açısından dünyada en tehlikeli üçüncü ülke konumunda bulunuyor. Maden güvenliği konusunda özellikle Soma madeni diğer bölgelerden daha güvenliksiz bir alan. Bu sebeple 1992 yılında Soma madeninde benzer vakalar oldu; yerli ve uluslararası sermayenin ortaklaşa katlettiği 328 işçinin ölümünde hükümetin de yüzde yüz suçu vardı. Ve elbette katledilen işçiler onlar için hiç önemli değildi.” Naseh Yusufi bu cinayetin olacağının birkaç ay öncesinden belli olduğunu, üstelik 2- 3 hafta önce, madenlerin, özellikle de Soma madeninin güvenlik araçları açısından standartlara uymadığı, burada kontroller yapılması gerektiği konusunda emek temsilcilerinin çeşitli uyarılarda bulunduğunu, çeşitli partilerin meclise önergeler verdiğini belirtti. Naseh Yusufi Türkiye’nin vicdansız başbakanı Erdoğan’ın tamamen utanmazca davrandığını, özür dileyeceğine zorbaca tehditler savurarak acılı işçilere ve ailelerine şöyle seslendiğini söyledi: “Böyle olaylar 17. yüzyıl İngiltere’sinde de oluyordu.” Naseh Yusufi, güçlü bir demokratik sosyalizm kurmak için kapitalizme karşı mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

Dostlardan biri, gerici başbakan Erdoğan’ın 17. yüzyılla 21. yüzyılı aynı gördüğünü belirtti ve bu cinayetlerin dünyanın her yerinde ve her zaman işlendiğini, bunların bir cinayetten farklı görülmemesi gerektiğini, patronların ve devletin bu iş cinayetlerinden dolayı yargılanması gerektiğini ifade etti. İşlenen suç açısından kıyaslandığında devletin ve patronların durumlarının eşit olduğunu dile getirdi. 17. yüzyılda da, 21. yüzyılda da, iş güvenliği önlemlerini almayanların, kârdan başka bir şey düşünmeyen Erdoğan ve patronlar gibi hasta ve işçi katliamlarına yol açan beyinler olduğunu söyledi.

Ardından Halid Hardani facianın insani boyutlarına işaret etti. Yürek yaralayan bu vakanın şok edici acı çığlıklarını herkesin yüreğinde hissettiğini, ayrıca İran ve Türkiye halkını da kedere boğduğunu ifade ederek, katledilen işçilerin ailelerine başsağlığı diledi.

Halid Hardani’den sonra Haşmetullah Tabarzadi, felâketin büyüklüğünden, kapitalist sistemin kendine özgü çıkarcı doğasından, insanın ve doğanın zalimce sömürüldüğünden, üretim sürecinde daha fazla kâr elde etmek ve üretim maliyetlerini azaltmak için iş güvenliğinde uluslararası standartlara önem verilmediğinden bahsetti. Felâketin ana nedeninin güvenlik standartlarına uyulmaması olduğunu vurguladı. Bu nedenle Türkiye’deki bağımsız emek örgütlerinin, olayı çok daha fazla haberle güncel tutarak, birçok şehirde protestolar, grevler, çeşitli eylemler organize ederek, Soma’da meydana gelen faciayı dünyaya daha fazla duyurmaları, işçilerin ve insanların desteğini kazanmaları gerektiğini belirtti. İran işçilerinin de özgürlük, demokrasi ve insan haklarına kavuşmak için mücadele vereceğine dair umudunu belirtti.

Daha sonra Halkın Mücahidleri tutsaklarından Miysak Yezdan Nejad, Türkiye devleti eliyle gerçekleşmiş bu insanlık dışı, işçi düşmanı trajik felâketi kınayıp, bu ölümcül facianın sıradanlaşıp rutin hale gelmesinden ve yapması gerekenleri yapmadığından dolayı Türkiye devletinin utanması gerektiğini söyledi. En azından bu cinayetler nedeniyle, diğer kapitalist devletler gibi kefaret ödemek ve utandıklarını göstermek için istifa etmeliydiler dedi.

Son olarak Hamid Burhani ve diğer tutsaklar bu korkunç felâketin insani boyutlarına ilişkin görüşlerini ifade ettiler. Ve hepsi de, Afganistan’da 2500 insan toprak altında kaldığında, Afrika’da kız öğrenciler Boko Haram tarafından rehin alındığında ve Erdoğan hükümeti ve patronlar tarafından Soma’da yüzlerce işçi katledildiğinde, tüm dünyanın ortak duygular yaşadığını, yüreklerinin ortaklaştığını söylediler. Son bir cümleyle ise, sömürü ve zulmün ortadan kaldırılması ve sosyal adaletin sağlanması gerektiği vurgulandı. Bu tören Türkiye’de Soma kömür madeninde katledilen işçilerin aileleriyle ortak duygularımızı paylaşmak için 1 dakikalık saygı duruşuyla sonlandı.

19 Mayıs 2014

Son Eklenenler

  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...

UİD-DER Aylık Bülteni