Navigation

Buradasınız

“İşçi Dayanışması” Sincanlı İşçilere Ulaşıyor

İşçi Dayanışması bültenimizi geçen aydan itibaren Ankara Sincan’da sabah saatlerinde servis bekleyen işçi dostlarımıza dağıtmaya başladık. Sabahın 7’sinde, başımızda şapkalarımız ve ellerimizde bültenlerimizle “günaydın” deyip hal hatır sorduğumuz Sincanlı işçi arkadaşlarımız bizi ilk gördüklerinde epeyce şaşırdılar. Sonradan bir işçi arkadaşımızın da söylediği gibi, ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorlardı. Bugüne kadar kimse onlara başka şehirlerde çeşitli sektörlerde çalışan işçilerin ve hatta başka ülkelerde başka dilleri konuşan işçilerin kendileriyle aynı sorunları yaşadığından bahsetmemiş ve işçilerin bu sorunları çözmek için mücadele ettiğini anlatmamıştı.

Konuştuğumuz işçi arkadaşların her biri ortak sorunlarımız olan pek çok meseleden bahsettiler. Düşük ücretler, kriz bahanesiyle işten çıkarma, kötü yemekler, şeflerin ve yöneticilerin kötü muameleleri vb. Sorunlar hep aynıydı. Pek çoğu çözümün ne olduğunu sordu, biz de çözümün, fabrikamızdaki, mahallemizdeki, çevremizdeki tüm işçilerle, sınıf kardeşlerimizle bir araya gelmek, örgütlenmek ve mücadele etmekten geçtiğini anlattık. “Zor” dediler. Elbette zor ama formülünü biliyorsak hangi problem çözülemez ki, yeter ki biz doğru yöntemi, geçmiş deneyimlerden süzülmüş doğru yöntemi bilelim, o zaman zor da olsa imkânsız değil dedik.

Bazı fabrikalardaki işçi arkadaşlarımız özellikle uzak durdular bizden. Konuşmak istemediler, çekindiler. Patronlarının ya da bazı patron yalakalarının onları bizim gibi mücadele eden işçilerin yanında görmesinden çekindiler. Bu fabrikalar, bölgenin geneline göre işçi çıkarmaların daha az olduğu, ama aynı zamanda çok sıkı disiplinin olduğu fabrikalar. Ücretler hemen hemen diğer fabrikalarla aynı. Bazılarında çok uzun zorunlu mesailer var. Zaten işten çıkarma olmamasının sebebi de patronun işlerinde bir azalma olmaması. Kriz dönemlerinde genelde yaşandığı gibi, buralarda çalışan arkadaşlar işten atılırlarsa başka yerde iş bulamayacakları korkusuyla ses çıkarmadan her şeye boyun eğiyorlar. Patron da bu durumu bildiği için sindirdikçe sindiriyor işçileri. Yani aslında bu arkadaşlar patronun yaptıklarına boyun eğdikçe daha fazla eziliyorlar.

Biz Ankara’dan UİD-DER’li işçiler, İşçi Dayanışması bültenimizin her sayısını Sincanlı işçi dostlarımıza her ay düzenli olarak ulaştırmaya ve biz işçilerin tek kurtuluşunun bir araya gelip korkusuzca mücadele etmekten geçtiğini anlatmaya devam edeceğiz.

Yaşasın İşçilerin Mücadele Birliği!

14 Kasım 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Ekonomik kriz ve onun yarattığı işsizlik başta olmak üzere kapitalizmin türlü sonuçları emekçilerin yaşamını cehenneme çevirmeye devam ediyor. Gün geçtikçe artan sayıda insan, intihar ederek yaşamına son veriyor. Çeşitli kentlerden art arda intihar...
  • Bizler bir kamu hastanesinde çalışan sağlık işçileri olarak yazıyoruz bu mektubu. Yakın zaman önce UİD-DER çatısı altında İstanbul’un çeşitli hastanelerinden sağlık işçileri olarak bir araya geldik. O güne dair fikirlerimizi, duygularımızı sizlerle...
  • Bursa Kestel’de bulunan Bodo Bode-Doğrusan Otomotiv fabrikasında çalışan işçiler sendikalaştıkları için işten atıldı. Türk-Alman ortaklığıyla kurulan fabrikada işçilerin sendikaya üye olduğu bilgisini alan patron, saldırıya geçti ve işten atmalara...
  • 16 yaşında, gençliğe yeni adım atmış bir kızdım. 1993 yılının Haziran ayının son günü hayatımın geride kalanı, 1 dakika içinde değişmişti. Okula gitmek için bindiğim otobüsten indiğimde arkadan gelen vidanjör bana çarpıp altına almıştı. O çarpmanın...
  • Kardeşler yaşadığımız düzende gün geçtikçe sorunlarımız artıyor. Ekonomik kriz, işsizlik, sürekli artan vergiler, zamlar, sefalet ücretlerine mahkûm edilmemiz, çocuklarımızın eğitim sorunları ve buna ekleyebileceğimiz onlarca sorun. Bu sıkıntılar...
  • İnsanın çocukluk ve gençlik dönemi gelecekle ilgili hayaller ve hedeflerle doludur. Mesela birçoğumuza küçük yaşlarda gelecekteki hayali sorulduğunda; topluma, çevremize faydalı olmak, sevdiğimiz ve mutlu olabileceğimiz bir meslek ile ilgilenmek...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihini anlatan romanlar, filmler vardır. Kadınıyla, erkeğiyle işçi sınıfının ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı nasıl bir kavga verdiğini anlatırlar. Bu romanlarda, filmlerde işçiler bir çırpıda mücadeleye atılmaz....
  • İzmir’de Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretimini yapan Pratt&Whitney Uçak ve Motor Sanayi A.Ş. fabrikasında sendikalaşmak isteyen işçiler, patronun işten atma saldırısına maruz kaldı. Kale grubuna ait...
  • Merhabalar, ben Gebze OSB’de çalışan bir işçiyim. Mahalleden beş kişilik bir arkadaş grubumuz var. Genelde de buluşma noktamız kahvehane oluyor. Kimi zaman okey kimi zaman batak oynuyor, işin stresinden, çoluğun çocuğun derdinden biraz uzaklaşıyoruz...
  • Nazlı: 4,5 yaşında bir kızım var. Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundayım. Fakat ne kadar çalışırsam çalışayım kızıma iyi bir gelecek sunma imkânım yok. Çünkü biliyorum ki hiçbir çocuğa gelecek vaat etmeyen bu düzende benim...
  • DİSK’in 16. Olağan Genel Kurulu İstanbul Haliç Kongre Merkezinde toplandı. “2020’lerin DİSK’i, Emeğin Türkiye’si” sloganıyla düzenlenen genel kurulun açılışı, DİSK Korosunun işçi marşları ve türküleriyle başladı. Ardından DİSK tarihinin anlatıldığı...
  • DİSK, 16. Olağan Genel Kurulundan bir gün önce, 13 Şubatta 53. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde kutladı. Genel kurul öncesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Uluslararası Sendikal Konferans düzenlendi. Konferansta 5 kıtadan...
  • Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Lübnanlı işçi ve emekçiler sokağa dökülmüş, yeni vergileri protesto etmeye başlamıştı. Protestolar kısa zamanda büyüyerek, ülke genelinde bir kitle hareketlenmesine yol açtı. Ülke genelinde onlarca şehrin meydanlarına...