Navigation

Buradasınız

“Kostüm de Olacak mı?”

UİD-DER İşçi Tiyatro Topluluğu 3 Haziranda “Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor” adlı oyununu Sarıgazi temsilciliğimizde izleyicilerle buluşturdu. Bizler oyuna haftalar öncesinden arkadaşlarımızı çağırmaya başlamıştık. Davet ettiğimiz arkadaşlarımıza, tiyatrodaki arkadaşlarımızın da bizler gibi, fabrikalarda çalışan işçiler olduklarını anlattık. Onların tüm zorluklara karşılık, işten kalan kısacık zamanlarında tiyatroya hazırlandıklarını anlattık. Oyun içerisinde kostümünden dekoruna, senaryosundan makyajına, dansların koreografisinden videoların hazırlanmasına kadar kolektif emeğimizin olduğunu anlattık.

Cumartesi günü, oyun öncesi son hazırlıklarını yapan arkadaşlarımıza destek olurken, oyunun provasını izlerken ne kadar büyük bir emek verildiğini fark ettik. Biz de arkadaşlarımızın daha rahat oynayabilmesi için derneğimizi uygun hale getirdik, hazırladık.

Pazar günü oyundan önce gelen misafirlerimizi çaylarımızla, sohbetimizle karşıladık. Gelen arkadaşlarımıza beklentilerini sorduğumuzda, daha önce UİD-DER İşçi Tiyatrosu’nun oyunlarını izleyen arkadaşlarımız, bunun da çok güzel olacağından emin olduklarını ve merakla beklediklerini söylediler. Bir kısmıysa ilk kez UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğu’nu izleyecekti. Bu kadar güzel bir oyun olacağını düşünmüyorlardı. İşçi tiyatrosu ile ilk kez tanışacak olan kimi arkadaşlarımız “kostüm de olacak mı?” diye sordular.

Oyun sonrasında görüşlerini aldığımızdaysa bu kadar organize ve profesyonel bir oyun beklemediklerini söylediler. Herkes çok keyif almıştı. Oyun sonrasında da kendi aralarında sohbet ederken replikleri tekrar ediyorlardı konuklarımız. “Taş ver, taş al, taş koy… Böyle ömür geçer mi?” diye soruyorlar ve kendi hayatlarıyla özdeşleştiriyorlardı. İşçiler örgütlü olduğunda, mavi gök kubbenin altında ve bereketli topraklar üzerinde ne varsa hepsinin bizim, yani üretenlerin, yani asıl sahiplerinin olacağını söylediler. Buna inandılar.

Gerçek hayatımızı bu kadar güzel resmeden ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorgulamamızı sağlayan bu oyunun hazırlanmasının her aşamasında emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, hem UİD-DER’li işçiler olarak kendi teşekkürlerimizi hem de izleyen misafirlerimizin teşekkürlerini iletiyoruz.

7 Haziran 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...