Navigation

Buradasınız

Maden ve Metal İşçileri Vazgeçmiyor!

Patronlar işçilerin haklarını gasp ediyor, sendikalı olmak isteyen işçileri işten atarak ya da ücretsiz izne çıkararak cezalandırıyor, kazanılmış tazminat haklarını ödemiyor. Bu duruma itiraz eden, hakkını arayan; ücretsiz izinlere ve işten atmalara itiraz eden, ödenmeyen tazminatlarını almak için mücadele eden işçilere polis ve jandarma saldırıyor. Siyasi iktidar sermaye sınıfını koruyup kollarken, işçi sınıfını hedef alıyor! Dün Gebze’de metal işçileri, bugün ise Ermenek’te maden işçileri bir kez daha polis ve jandarmanın saldırısına uğradı, gözaltına alındı.

Patronlar işçilerin haklarını gasp ediyor, sendikalı olmak isteyen işçileri işten atarak ya da ücretsiz izne çıkararak cezalandırıyor, kazanılmış tazminat haklarını ödemiyor. Bu duruma itiraz eden, hakkını arayan; ücretsiz izinlere ve işten atmalara itiraz eden, ödenmeyen tazminatlarını almak için mücadele eden işçilere polis ve jandarma saldırıyor. Siyasi iktidar sermaye sınıfını koruyup kollarken, işçi sınıfını hedef alıyor! Dün Gebze’de metal işçileri, bugün ise Ermenek’te maden işçileri bir kez daha polis ve jandarmanın saldırısına uğradı, gözaltına alındı.

Metal işçilerine saldırıya rağmen Ankara yolunda

Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikalarında işten atılan direnişçi işçiler, sendikaları Birleşik Metal-İş’le birlikte işten atma ve ücretsiz izin saldırısına tepkilerini göstermek, seslerini duyurmak, taleplerini dile getirmek için 24 Kasımda Ankara’ya bir yürüyüş gerçekleştirme kararı almışlardı. Bunun üzerine Kocaeli Valiliği, 22 Kasımda koronavirüs salgını bahanesiyle bir genelge yayınlayarak kentte 30 gün boyunca gösteri ve yürüyüş yasağı ilan etti. Yasakların kendilerini engelleyemeyeceğini söyleyen metal işçileri, dün sabah saatlerinde Ankara yürüyüşünü başlatmak için bir araya geldiğinde polisin engellemesiyle karşılaştı. İşçiler ve sendikacılar darp edilerek gözaltına alındı. Akşam saatlerinde serbest bırakılan işçiler, tüm engellemelere rağmen bugün sabah Ankara’ya yola çıktılar.

Birleşik Metal-İş Gebze Şubesi önünde toplanan işçiler, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklamanın ardından Ankara’ya hareket ettiler. Çerkezoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Bu ülkede ve dünyanın her yerinde sendikalı olmak ve emeğine ekmeğine sahip çıkmak için örgütlü olmayı seçmek en temel yasal ve anayasal hakkımızdır. Bu hakkın engellenmesi, haksız ve hukuksuz biçimde bu en temel hakkımızı kullanmamızın engellenmesi suçtur. Emeğine ekmeğine sahip çıkmak, hakları için mücadele etmek bu dünya yüzündeki en onurlu iştir. Birleşik Metal-İş Sendikamızın, DİSK’in örgütlü olduğu bu üç fabrikada hakkına sahip çıkmak için günlerdir direnen ve dün burada sesini Ankara’ya duyurmak için yola çıkan, önü kesilen ama dimdik ayakta duran bütün işçi kardeşlerimi selamlıyorum.”

Ermenekli madencilere yine saldırı ve gözaltı

Soma ve Ermenek madencilerinin büyüyen mücadelesi karşısında rahatsız olan siyasi iktidar adım atmak zorunda kalmış, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu madenci heyetiyle görüşerek bir kez daha çözüm sözü vermişti. Soma madencileri 17 Kasımda yaptıkları basın açıklamasında kendilerine 15 Ocak’a kadar çözüm çözü verildiğini, Soylu’nun Ermenekli maden işçilerinin sorununun iki gün içerisinde çözüme kavuşturulacağını söylediğini ifade etmişlerdi. Ancak çözüm sözünün verilmesinin üzerinden 9 gün geçtiği halde Ermenekli madencilere verilen söz tutulmadı.

Bunun üzerine bugün tekrar Ankara’ya yürümek isteyen madencilere jandarma biber gazı, plastik mermi ve tazyikli suyla saldırdı ve 30 işçiyi gözaltına aldı. İşçiler jandarma saldırısıyla yaralanan arkadaşları olduğunu belirtiyorlar. Derhal arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyen işçiler, baskı ve yasakların kendilerini durduramayacağını söylüyorlar.

Metal ve Maden İşçilere Saldırılara Son!

Yaşasın Sınıf Dayanışması!


 

25 Kasım 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...
  • Sağlık sistemindeki çöküş salgınla birlikte daha görünür hâle geldi. Sağlık çalışanlarının yükü artarken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık işçileri bu duruma sessiz kalmıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının (SES...
  • Çok şahit olmuşuzdur ilginç haber başlıklarına. “Emeklilere Müjde”, “Çalışanlara Müjde”, “Artık Herkes Kıdem Tazminatı Alacak” vs... Ama haber içeriğine baktığımızda hiç de müjdeli bir şeyle ya da başlıkta söylendiği gibi heyecan verici bir haberle...
  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...
  • UİD-DER olarak, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yılbaşı akşamı ve takip eden üç gün boyunca yaptığımız yayın akışı sırasında dünyanın dört bir yanından sınıf kardeşlerimizin mücadelelerini hatırlattık. “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat Umut...
  • 2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve...
  • Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle sık iş cinayetlerinin gerçekleştiği sektörlerin başında gelen tersanelerde yine bir iş cinayeti yaşandı. İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesinde 9 Ocakta gerçekleşen iş cinayetinde 25 yaşındaki İsmail...

UİD-DER Aylık Bülteni