Navigation

Buradasınız

Yaşasın Mutaş İşçilerinin Onurlu Mücadelesi

26 Ağustostan bu yana sendikalaşma mücadelesi yürüten Mutaş işçilerinin onurlu mücadelesi devam ediyor. Mutaş işçileri atıldıkları günden bu yana fabrika önündeki direnişleriyle Mutaş patronuna “bu işten bu kadar kolay sıyrılamayacağını” gösterdiler. Tabii ki bunda en önemli etki direnişteki işçilerin yanı sıra içeride çalışan işçilerin de bir bütün halinde yani sendikalı olarak mücadeleyi içeriden sürdürmeleridir. Direnişçi işçiler içeriden gelen desteği şu sözlerle dile getiriyorlar: “Üretim oranları iyice aşağı çekildi, içeride çalışan sendikalı işçi arkadaşlarımız sayesinde patronu köşeye sıkıştırmaya başladık. Şu an bir vardiyada üretilen 120 tonluk üretim miktarı 40 tona düşmüş bulunuyor ve patronun elindeki stok da kalmadı denilecek kadar azdır.”

UİD-DER olarak Mutaş işçilerinin mücadelesinin sürekli yanında oluyoruz ve sonuna kadar da yanlarında olacağımızı her fırsatta kendilerine iletmekteyiz. Sık sık gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yaptığımız sohbetlerde de sınıf dayanışmasının önemi kendini iyiden iyiye göstermiştir. Mutaş direnişçilerinin birinci ayında UİD-DER’li işçiler olarak yaptığımız ziyarette direnişçi işçi arkadaşlarımızla yine anlamlı sohbetler gerçekleştirdik. Direnişçi işçiler patronun stoğunun iyice erimesinden sonra geçen hafta üretimde çalışan işçi arkadaşlarıyla toplantı yaptığını ve toplantıda patronun kendi sorunlarından bahsettiğini söyledi.

Çalışan işçiler bu toplantıda üç taleplerinin olduğunu iletmişler patrona: 1- Atılan işçilerin işe geri alınması, 2- Sendikayla görüşülmesi, 3- Üretim müdürü ile insan kaynakları müdürünün işine son verilmesi. Daha düne kadar patronun önemsemediği, küçük gördüğü işçilerin böylesi taleplerle karşısına çıkmaları patronda bir tokat etkisi yaratmış doğrusu. Bu durum örgütsüz, dağınık işçi ile örgütlü işçi arasındaki farkı da ortaya koyuyor. İşçilerin talebine karşı patron, “son iki talebinizi unutun, bunlar asla olmaz” demiş. “Biz bunu daha ilk hafta yapmalıydık” diyor işçiler. Fakat sendika yöneticilerinin ilk hafta onlara slogan dahi attırmadıklarını, “kurşununuzu hemen harcayarak tüketmeyin” diyerek sadece beklemeleri gerektiğini söylediklerini belirtiyorlar.

Bir direniş için içerideki birliktelik ve üretime hâkim olmak ne kadar önemliyse sınıf dayanışması da bir o kadar önemlidir. Biz UİD-DER’li işçiler olarak sınıf dayanışmasını örmeye ve yükseltmeye sürekli çalışıyoruz. Sınıf dayanışmasının önemini bilen işçiler olarak, Mutaş direnişçilerine, BMİS üyesi işçilerin bu direnişe desteğe, ziyarete gelip gelmediğini sorduğumuzda ise aldığımız yanıt ne yazık ki olumsuz oluyor. Mutaş direnişinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen BMİS’in örgütlü olduğu fabrikalardan işçiler sadece bir sefer gelmişler. Direnişçi işçiler kendilerine gerekli desteğin sunulmadığını söyleyerek temsilci ve sendika yöneticilerine sitem ettiler. Mutaş fabrikasının çok yakınlarında BMİS üyesi Çayırova Boru, Yücel Boru ve Areva fabrikaları bulunmaktadır. Ancak bir ay sonra sadece bir fabrikadan işçiler ziyarete getiriliyor.

Mücadele eden ve hakkını arayan işçiler patronlara taleplerini kabul ettirmiştir. Bugün Mutaş işçileri de kölece çalışma koşullarına ve güvencesiz çalışmaya karşı mücadeleye atıldılar. Mutaş işçileri ile dayanışmayı yükseltmek oldukça önemlidir. Bizler UİD-DER’li işçiler Mutaş işçilerinin mücadelesinin başarıya ulaşması için elimizden gelen desteği veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Başta BMİS üyesi fabrikalar olmak üzere herkesin üzerine görev düşmektedir.

Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!

1 Ekim 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada 10 yılı aşkın süredir çalışan bir metal işçisiyim. Malumunuz yakın bir zamanda bizlerin onayının olmadığı bir toplu sözleşme, sendikamız Birleşik Metal-İş Genel Merkez yöneticileri tarafından imzalandı. MESS...
  • Bildiğiniz gibi Ocak ayı işçilerin zam ayıdır. Her işyerinde zam sohbetleri olur. Bizim fabrikada da zam oranı ne kadar olacak diye merakla bekleniyordu. Nihayetinde maaşların ödendiği gün geldi ve işçi arkadaşlar bordolarını aldılar. Yapılan zammı...
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) işçileri, yönetimin değişmesinin ardından, AKP’nin bir örgütü gibi hareket eden Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa etmeye başladılar. Belediye-İş’e üye olan işçiler, işyerlerinde çoğunluğu sağlamalarına rağmen...
  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...