Navigation

Buradasınız

1 Mayıs Karanfilleri

UİD-DER çatısı altında “1 Mayıs Karanfilleri” adlı bir oyun izledik, oyun gerçekten güzel ve anlamlı bir oyundu. 1 Mayıs’ın tarihçesini anlatıyordu. Aynı zamanda bu oyun insanların 1 Mayıs’a gelmesini sağlayacak bir oyundu. Çünkü bu oyunu izleyen insan “1886 yılında bu miting yapılmamış olsaydı ben 16 saat mi çalışacaktım?” diye düşünüp, 1 Mayıs’ın önemini kavrayıp, 1 Mayıs’a gelir diye düşünüyorum. Bu da işçi sınıfının mücadelesini büyütür.

Bu oyununun sahnelenmesi için çok emek verildi. İnsanlar işten çıkıp provaya geldiler, iki üç saat uykuyla tekrar işe gittiler. Gene aynı şekilde ben de iki üç saat uykuyla sınava girdim. Benim gibi iki üç saat uykuyla sınava giren arkadaşlarım da vardı. Oyunun başında yapılan konuşmada bu oyunun dekorcusunun da, oyuncusunun da, sahne ressamcısının da işçi olduğu söylendi. O oyundaki her şeyin işçilere ait olduğu, işçiler tarafından yapıldığı, herkesin bu oyuna emek verdiği, sahneye çıkmayan kuliste yardımcı olanlar da olduğu söylenildi. Çünkü biz işçi tiyatrosu yapıyoruz, işçi tiyatrosu böyledir. İşçi tiyatrosunda emek verirsin. Burjuva tiyatrolarında da emek veriliyor muhakkak. Ama onlarda bir oyun için birkaç kişi emek verir (ressamcı-kostümcü). Oyuncu sadece sahneye çıkar oyununu oynar ve gider. Burjuva tiyatro anlayışı böyledir. Ama işçi tiyatrosunda işçiler hissederek, yaşatarak oynuyor. Bu oyuna insanların kimisi vardiyadan geldi kimisi prova sonrası tekrar işe gitti. Oyuncular gece üçlere kadar prova aldılar. Bu oyunu oynarken sıkıntılar da çektik. Salonun müdürü biz oynarken odasında çıldırmış köpürmüş resmen. Prova alırken ses olmayacakmış; ses çıkarmadan oyun oynanır mı? Sorun çıkarsarlar da biz oyunumuzu içtenlikle sahneye koyduk.

Bu oyun, insanların UİD-DER’e ve işçi sınıfının mücadelesine katılmasını sağlayacak bir oyun diye düşünüyorum. Bizler 1886 yılında Amerikalı işçilerin yaptığı gibi örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz. Ancak o zaman haklarımızı geri alabiliriz. Patronlar bize mücadele etmediğimiz sürece hiçbir zaman hak vermeyecek. Çünkü işçi sınıfı ya örgütlüdür her şeydir yâda örgütsüzdür hiçbir şeydir.

22 Mayıs 2008

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçilerin, emekçilerin, gençlerin kapitalist sömürü düzenine ve bu düzenin yarattığı sorunlara karşı öfkesi büyüyor. Dünya meydanlarında işçi sınıfının öfkeli sesi, talepleri, özlemleri yankılanıyor. Ne baskılar ne yasaklar ne de polis-asker şiddeti...
  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...