Navigation

Buradasınız

1000 Gündür Direnen Cargill İşçileri Polis Engeline Rağmen “Mücadeleye Devam” Diyor

Cargill işçileri 11 Ocak’ta direnişlerinin 1000. gününde Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmek için Ankara’ya gittiler. Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Şubesine gelen işçiler buradan Bakanlığa gitmek isteyince polis engeliyle karşılaştılar. Cargill işçilerini “biz devletin gücüyüz, neler yapabileceğimizi orada gösteririz size, merak etmeyin” diyerek tehdit eden polis amirine Tek Gıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya “nasıl yani, devlet gücünü bizde mi sınayacak?” diye sordu. Tarım Bakanlığının önüne gitmeleri engellenerek abluka altına alınan işçiler geceyi Tek Gıda-İş sendikası önünde geçireceklerini söylediler ve emek dostlarını dayanışmaya çağırdılar. Fakat polis Cargill işçilerinin kurduğu sobayı bahane ederek işçileri gözaltına aldı.

Bursa’da 14 Cargill Gıda işçisi sendikaya üye olduktan sonra üretimin azalması gerekçe gösterilerek 17 Nisan 2018’de işten atılmıştı. İşten atma saldırısı sonrası işçiler hem fabrika önünde direnişe geçmiş hem de yargı yoluyla haklarını aramaya başlamışlardı. Açtıkları işe iade davasını kazanmalarına rağmen Cargill yönetimi işçileri işe geri almadı. Direnişçi Cargill işçileri davayı kazanmış olmanın tek başına bir başarı olmadığını, işlerine geri dönmek için mücadeleye devam edeceklerini belirttiler. Direnişlerini fabrikanın bulunduğu Bursa’dan İstanbul’a Cargill Merkez Ofisine taşıyan işçiler Cargill yönetimine süre tanıyarak buradaki direnişlerine ara vermişti.

Cargill işçileri 11 Ocak’ta direnişlerinin 1000. gününde Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmek için Ankara’ya gittiler. Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Şubesine gelen işçiler buradan Bakanlığa gitmek isteyince polis engeliyle karşılaştılar. Cargill işçilerini “biz devletin gücüyüz, neler yapabileceğimizi orada gösteririz size, merak etmeyin” diyerek tehdit eden polis amirine Tek Gıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya “nasıl yani, devlet gücünü bizde mi sınayacak?” diye sordu. Tarım Bakanlığının önüne gitmeleri engellenerek abluka altına alınan işçiler geceyi Tek Gıda-İş sendikası önünde geçireceklerini söylediler ve emek dostlarını dayanışmaya çağırdılar. Fakat polis Cargill işçilerinin kurduğu sobayı bahane ederek işçileri gözaltına aldı.

Gözaltına alındıktan sonra gece geç saatlerde bırakılan Cargill işçilerine bu kez sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle ceza yazıldı. Suat Karlıkaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yaşananları şöyle duyurdu: “Ankara Emniyeti ‘gidebilirsiniz’ diyerek bizi yola çıkartıyor. Sonra Gölbaşı Emniyetine plakamızı verip sokağa çıkma yasağından ceza yazdırıyor. Devlet gücünü gerçekten bizde mi sınıyor? Geri dönüyoruz Ankara’ya. İşsiz insanlara yaptığınızla gurur duyun.”

Ancak bu sefer de Ankara’ya girmeleri engellenen işçiler Karaman’da basın açıklaması yapacak olan Doehler işçilerine destek vermek amacıyla yola devam etmeye karar verdiler. Cargill işçileri Karaman yolundayken sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımda “Ankara’da bize ceza kesen polisler bir tutanak verdiler. Bununla Karaman’a gidebilirsiniz dediler. Karaman’ın girişinde yine plakalarımız verilmiş yine 04.45’de sokağa çıkma yasağı sebebiyle ceza kesildi. Bu ülkede emniyet müdürünün sözü bu demek ki. Herkes zulmünde boğulsun” diyerek ikinci kez ceza verildiğini duyurdular. Cargill işçileri bütün bu cezaların ve baskıların kendilerini yıldıramayacağını, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirtiyorlar. 

12 Ocak 2021

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...
  • Hayat, toplum, dünya, insan, her şey ve herkes bir değişim ve dönüşüm içinde. Değişim hayatın gerçeği, olmazsa olmazı. Oysa ne çok duyar ya da söyleriz şu cümleleri: “Hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum”, “İnsanların değişeceğine inanmıyorum”, “...
  • İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi, Türkiye’de 2013 ilâ 2020 yılları arasında gerçekleşen intiharlara ilişkin bir rapor yayınladı. Rapora göre son sekiz yılda en az 502 işçi ve emekçi intihar ederek hayatına son verdi. İSİG Meclisinin...
  • Siyasi iktidar geçtiğimiz yıl Nisan ayında, işçilerin yaşamını zehir eden sözde işten atma yasağıyla birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamasını başlatmıştı. Nisan 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında 3 milyon 800 bin işçi Kısa Çalışma Ödeneği...

UİD-DER Aylık Bülteni