Navigation

Buradasınız

Genç İşsizler Hayır Diyor

Ekonomik kriz derinleştikçe işçi sınıfına saldırılar artıyor. Ücretler düşmekte ama yediğimiz içtiğimiz her şeye zam gelmekte. Bir de bunların üstüne işsizlik gün be gün artıyor. Genç işsizlik %22,6’ya yükseldi ve öyle görünüyor ki kriz daha da derinleştikçe “istikrarlı” bir şekilde yükselecek bu oran.

Ailemiz yıllarca emek verip okutuyor bizleri. Sonra bir bakıyorsun işsizler ordusuna katılmışsın. Bu aralar çok gördüğüm haberlerden birisi gencecik insanların işsizlikle boğuşup intihar etmesi. Gencecik insanlar; kimi üniversite bitirmiş ne hayallerle, kimi daha erken yaşta tutunmaya çalışmış hayata... Kapitalist sistemin her yerinden çürümüşlük akıyor. Hükümet sözde istihdam sağlamak amacıyla bir KHK ile İşsizlik Sigortası Fonundan patronlara ödeme yapılmasını sağlayan bir yasa çıkardı geçen günlerde. Kararnameye göre patronlara, 2017 sonuna kadar işe alacakları her yeni işçi için sigorta prim desteği sağlanacak. 2002 yılından bu yana işsizlere sadece 14,3 milyar lira ödeme yapan hükümet İşsizlik Sigortası Fonundan patronlara bir çırpıda 12 milyar lira ödeme yapabiliyor! Seçimlerden seçimlere işsizliği gündem yapan hükümet işsizliği azaltmak bir yana daha da arttırmıştır. Zaten çare bulmak gibi bir dertleri de yoktur. Kârlarına kâr katmak isteyen patronlar, işsizlik oranının artmasını düşünür mü? Tabi ki hayır! Düşük ücretlerle az kişiye çok iş yaptırmak varken neden işsizliğin azalmasını istesin? Kapitalistler için işsizler, yedek işçi ordusudur. En ufak hak talebinde bulunan işçileri işsizlikle tehdit etmede kullanılır. İşçi hakkını aradığında patron onu “dışarıda çok işsiz var, beğenmiyorsan kapı orada” tehdidiyle yüz yüze bırakır.

İstikrarlı bir biçimde üzerimizdeki baskılar artmakta. Ve bunu insanları korkutarak, emekçileri kutuplaştırarak yapmaktalar. Ancak işçiler ve işsizler uyanık olmalı. Çıkarılan KHK’lerle işçilerin hayatını zorlaştıranlara inat, çetin mücadelelerle alınan haklarımızı elimizden almalarına karşı, istihdam yalanlarına ve işçi sınıfının örgütlenmesini engelleyecek tek adam rejimine, işçiler ve işsiz-işçiler birlikte karşı olmalıyız, referandumda HAYIR demeliyiz!

2 Mart 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...