Navigation

Buradasınız

Genel-İş: Taşeron İşçiler Kadroya Alınsın!

AKP hükümeti “taşeron işçilere kadro için çalışıyoruz” sözleriyle taşeron işçilerini oyalamaya devam ediyor. Bu duruma tepki gösteren Genel-İş Sendikası, Çalışma Bakanlığı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasından önce gerçekleştirilen yürüyüşte “Taşeronluk Kaldırılsın İnsanca Yaşamak İstiyoruz”, “Kadro Hakkımız, Söke Söke Alırız”, “Statü Değil, Kadro İstiyoruz”, “Kölelik Yasasına Hayır” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan yaptı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bugüne emeği değersizleştiren politikalar izlendiğini dile getiren Çalışkan, “bugün bu bir devlet politikasıdır. Kamudaki taşeron sistemi bu politikanın temel aracıdır” dedi.

Çalışkan, sözlerine şöyle devam etti: “Hükümet işçi sınıfı mücadelesinin sonucu olarak bu sorunu gündemine alıyor. Ancak ortadaki sorun yine şirket işçisine güvence sağlamadan ve neo-liberal politikaların ucuz işgücü reçetesiyle çözülecekse buna DİSK/Genel-İş olarak itiraz ediyoruz. Bize böyle bir çözüm dayatılırsa bu durum iktidarın taşeron şirket işçileri özelinde işçi sınıfına ucuz emek olarak baktığının göstergesi olacaktır.” Hükümetin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun halen 4 fıkradan oluşan 4. maddesine bir 5’inci fıkra ekleyerek şirket işçilerinin istihdamını düzenlemeyi hedeflediğini, süresi belli bir sözleşmeli istihdamı üzerinde çalıştığını anlatan Çalışkan, bunun güvencesiz istihdamın yeni bir biçimi anlamına geleceğine dikkat çekti.

Çalışkan, DİSK/Genel-İş olarak güvenceli kamu istihdamını önerdiklerini dile getirerek taleplerini sıraladı:

  • Taşeron şirket işçilerinin bu istihdamın yasal ifadesi olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/d maddesi içine alınarak istihdam edilmelerini,
  • Belediyelerdeki şirket işçileri ile ilgili olarak belediye mevzuatında yer alan norm kadro uygulamasının değiştirilmesini; norm kadro yapma ve uygulama konusunda belediye meclisinin tek yetkili kılınmasını,
  • Belediyelerde güvenceli kamu istihdamını kurmak ve taşeron şirketlerin varlığına son vermek için belediye mevzuatı ile kamu ihale mevzuatında düzenleme yapılmasını,
  • Belediye şirketlerinin, belediyelerin hizmet alanları ile ilgili olmak kaydıyla ihale mevzuatından muaf tutulması ve belediyelerin bu çerçevede serbestçe şirket kurabilmesinin sağlanmasını,
  • Kadro mevzuatı yapılırken kadronun kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi; yaş, eğitim, sicil gibi ölçütlerle şirket işçilerine dönük bir seçme-eleme işleminin yapılmamasını,
  • Başkanları görevden alınan belediyelerde iş akitleri sonlandırılan, OHAL ile ihraç edilen ya da taşeron şirketlerde yine bu kapsamda işten çıkarılan üyelerimize dönük hukuksuzlukların sona ermesini talep ediyoruz.
17 Kasım 2017
...önceki
Gölge

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...