Navigation

Buradasınız

Jokey Plastik’te Grevimizi Sonlandırdık

Merhaba arkadaşlar,

Ben bir Jokey Plastik işçisiyim. 70 gün boyunca sürdürdüğümüz grevimizi sonlandırma kararı aldık. Grevimizi nasıl sonuçlandırdığımızdan önce, sizlerle mevcut grev yasaları ile bizim grev süresince neler yaşadığımızı paylaşmak istiyorum.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 64. maddesinin 1. fıkrası, “İşçiler greve katılıp katılmamakta serbesttir. Greve katılan işçiler ile lokavta maruz kalan işçiler işyerinden ayrılmak zorundadır. Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları hiçbir şekilde engellenemez” diyor. Yani biz fabrikanın önüne grev yazımızı asmışız. “Haklarımız tanınıncaya kadar üretim yok” diyoruz. Patron da ikna edip greve katılmaktan vazgeçirdiği işçilerle “üretime devam etme hakkım var” diyor. İlk günlerde işçi arkadaşlarımızın çok büyük bir bölümü greve katılmışken, sonraki günlerde kayıplar vermeye başladık. Çünkü patron, kredi borçlarıyla, maddi sıkıntılarla zora düşen işçi arkadaşlarımızın bazılarını ikna ederek yanına çekti ve üretime başlamaya razı etti.

Yine 64. maddenin 2. fıkrasına göre, greve katılan işçiler olarak işyerine giriş çıkışları engellememiz yasakmış. 73. maddenin 2. fıkrasına göre de grev gözcüsü olan arkadaşlarımız işyerine giriş ve çıkışlara engel olamaz, giren ve çıkanları kontrol amacıyla dahi durduramazlarmış. Bizler 70 gün boyunca sürdürdüğümüz grevimizde işyerine giren-çıkan tüm araçları, kişileri kontrol ettik. Taşeron firmalardan temizlik işçisi olarak getirildiği söylenen işçilerin, aslında üretimde çalıştırılmak üzere getirildiğini öğrendik. Derhal yetkilileri çağırıp bu durumu kayıt altına aldırdık. İŞKUR’dan gelen yetkililere de defalarca ispatlamamıza rağmen gördük ki, devlet organları taraf tutuyor. Gerekli denetimleri yapmıyorlar, üst mercilere iletmeleri gereken dosyaları geciktiriyorlar. Açtığımız davalarda çeşit çeşit oyalama taktiği ile bizleri caydırmak için her yolu deniyorlar.

Sermaye, direncimizi kırmak adına bütün güçlerini bu yasalarla birlikte sonuna kadar kullandı. Bu yasalar ile bir grevi başarılı sonuçlandırmak nasıl mümkün olabilir? Bu yasalar kimi koruyor? Toplu iş sözleşmesi masasına oturmayan patrona karşı grev yapma hakkım var. Grev sürecinin başlangıcına kadar bütün yasal prosedürleri izledik ve greve başladık. Ancak patronun da üretimi çeşitli şekillerde sürdürme hakkı var. Üretimin devam ettiği bir fabrikada grev olur mu? Bu yasalara kalırsak işçiler olarak başarma şansımız neredeyse yok. Başarmanın tek yolu işçilerin güçlü ve bir arada verdiği örgütlü, fiili mücadeledir. Ancak bugün Jokey Plastik işçileri olarak biz bunu tam anlamıyla gerçekleştiremediğimiz için sonuç aleyhimize oldu. Arkadaşlarımızın bir bölümü üretime başlamak zorunda bırakıldı. Kalan arkadaşlarımız da tazminatlarını alarak Jokey Plastik ile ilişiğini kesti. Ancak bu yaşananlardan ders çıkaran işçiler olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz bu mücadeleden çok şey öğrendik. Artık patronlara karşı verdiğimiz mücadelede daha hazırlıklı ve daha örgütlü olacağız.

24 Temmuz 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...
  • “İşyerinden arkadaşlarla konuşurduk hep, işçiler birleşirse hayatı yeniden yaratırlar diye. Sonra içimden hep ‘acaba mümkün mü bu?’ diye düşünürdüm. Sonra İşçi Dayanışması’nın Ocak sayısında Fransa’da yaşanan eylemleri okudum ve artık inanıyorum....
  • 19 Ocakta Gebze’de yapılan mitingde Birleşik Metal-İş genel başkanı, işçilerin baskısına dayanamayarak 5 Şubatta greve çıkılacağını açıklamıştı. Keza Türk Metal de grev kararı almış ama tarihini açıklamamıştı. Bu gelişme üzerine MESS tekrar...
  • Yunanistan’da kamu ve özel sektör işçileri hükümetin sosyal güvenlik sistemi için hazırladığı saldırı tasarısını 24 saatlik bir genel grevle protesto etti. Sağlık ve sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilmesini içeren yasa tasarısına “hayır” diyen...
  • Çok uzun zamandır her sektörden işçinin gözü kulağı metal işçilerinin MESS’in dayatmalarına karşı giriştiği eylemlerdeydi. MESS’in işçileri hor gören tavrına karşı işçilerin “grev” kararlılığı sadece sendikalı işyerlerinde, fabrikalarda değil,...
  • Kasım ayında damat bakan kameraların karşısına geçmişti. “Dar gelirlilere düşük faizli ev müjdesi” açıklaması malum medya ağzıyla ballandıra ballandıra verilmeye başlandı. Üstüne de “20 yıl kira öder gibi” eklenince bu “müjdeli” açıklama asgari...
  • Benim adım Hazal. 4 buçuk yaşındayım. Benim annem her gün beni bırakıp işe gidiyor. Ben annemin işe gitmesini hiç istemiyorum, çünkü beni parka götürsün istiyorum. Her gün anneme soruyorum “Pazar günü de işe gidecek misin? Ben seni çok özlüyorum.”...