Navigation

Buradasınız

ORS Grevi Sona Erdi

Ankara Polatlı’da Ortadoğu Rulman Sanayi’de (ORS) Ağustos sonundan bu yana direnişte olan işçiler, 10 Eylülde yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanması üzerine yeniden işbaşı yaptılar.

Bursa’da başlayan metal fırtınasından etkilenen ORS işçileri, Türk Metal’den istifa ederek kendi seçtikleri temsilcilerin tanınmasını istemişlerdi. Patron işçilerin taleplerini kabul edeceğini açıkladığı halde sözünü tutmamış ve Temmuzda işten çıkarmalara girişmişti. Ancak işçiler yaptıkları eylemlerle çıkarılan arkadaşlarını geri aldırmışlardı. Ağustos ayında yıllık izin dönüşlerinde işçilerin hazırladığı protokolü tanımayıp “isteyen çıkabilir” restini çekerek kendi protokolünü dayattı. İşçilerse buna karşı toplu istifa eylemi başlattılar. Patronun istifaları kabul etmemesi üzerine ise üretimi durdurarak dışarı çıktılar. Bu arada işveren 177 işçiyi işten çıkardığını açıkladı.

İşçilerin direnişini kırmak isteyen ORS patronu ve Türk Metal çetesi, çeşitli ayak oyunlarına başvurdu. İstediğini elde edemeyince jandarmayı işçilerin üzerine saldırttı. İşçiler, desteğe gelen aileleri ve çocuklarıyla birlikte jandarma şiddetine maruz bırakıldılar. Buna rağmen işçiler direnişlerinden vazgeçmediler.

10 Eylülde patronla işçi sözcüleri arasında yapılan görüşmelerde varılan anlaşmaya göre, atılan 177 işçiden 147’si geri alınacak. Görüşmelerde 8 maddeden oluşan bir protokol imzalandı. Protokolde anlaşma sağlanan maddeler şöyle:

  • ORS yönetimi, işçilerin herhangi bir sendikaya üye olma veya olmama hakkına saygı duyacak.
  • Grev süreci nedeniyle işbaşı yapmış çalışanlara geriye dönük hiçbir yasal işlem yapmayacak. İşçiler de bu sürece ilişkin sosyal medyada yazı veya resim paylaşmayacaklar.
  • Devam eden kamu davaları dışında bugüne kadar şahsi yapılmış suç duyurularından ve davalardan feragat edilecektir.
  • İşyeri kurallarına riayet etmeyen çalışanlara İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesine göre işlem yapılmaya devam edilecektir.
  • Daha önce yönetim tarafından yapılmasına karar verilmiş ek ödemeler planlanmış tarihlerde işten ayrılmayanlara ödenecektir.
  • 10 Eylül saat 15.00’ten itibaren vardiya çalışması başlayacaktır.
  • İşten ayrılmış ve işe devam edenlere çalışılmayan süreler için ödeme yapılmayacaktır.
  • Yapılmış ve yapılacak ek ödemeler için yeni bir sözleşme yapılamayacaktır.

Bu anlaşmaya göre temsilcilerin bir kısmı dâhil 33 işçi işten atılmış oluyor. Mücadelenin başını çeken öncü işçilerin dışarıda bırakılması elbette bir kayıptır. Şurası kesin ki, önümüzdeki günlerde patron ve Türk Metal çetesi yeniden saldırıya geçecektir. Seçilmiş temsilcilerle birlikte öncü işçileri sürecin, üretimin ve işçilerin genelinin dışında bırakmayı başaran patron-Türk Metal çetesi, daha rahat saldıracaktır. Metal fırtınası işçilerin örgütsüz ve deneyimsiz olduğunu ortaya koymuştu. Bu durum ORS’da da kendini açıkça gösterdi. Genel düzeyde işçi sınıfının örgütsüz oluşu, mücadeleye atılan işçilerin gerçek anlamda iç örgütlülüklerini sağlam kuramamaları, geçmişin mücadele deneyimlerini bilmemeleri; son derece örgütlü davranan MESS, patron-Türk Metal karşısında ne yapacaklarını tam olarak bilememeleri bugünkü sonuçta etkili olmuştur. Ancak şurası kesin ki, metal işçileri giriştikleri mücadele sayesinde büyük bir deneyim kazanmışlardır. Şimdi sıra ORS işçilerinin örgütlülük ve bilinç düzeyini yükseltmektir. Bu süreçte, işten atılan işçilere de büyük rol düşecektir. Önümüzdeki dönemde saldırıya geçen ORS patronu, karşısında çok daha örgütlü, bilinçli, ne yapacağını bilen, işten atılan arkadaşlarıyla bağlarını kopartmamış ve onlara sahip çıkan bir işçi kitlesi bulmalıdır.

11 Eylül 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...