Navigation

Buradasınız

Patronların ve Türk Metal Çetesinin Kurduğu Düzen Sarsılıyor!

Türk Metal çetesine, patronların dayatmalarına, düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, kölelik koşullarına karşı başlattığınız mücadeleye selam olsun! Renault, Tofaş, Coşkunöz, Mako, Ototrim gibi fabrikalarda başlattığınız mücadele, başta metal olmak üzere tüm sektörlerden işçilere heyecan veriyor, örnek oluyor.

Metal işçisi kardeşlerimiz!

Türk Metal çetesine, patronların dayatmalarına, düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, kölelik koşullarına karşı başlattığınız mücadeleye selam olsun!

Renault, Tofaş, Coşkunöz, Mako, Ototrim gibi fabrikalarda başlattığınız mücadele, başta metal olmak üzere tüm sektörlerden işçilere heyecan veriyor, örnek oluyor. İşçilerin birliğini ve dayanışmasını güçlendirmek için var gücüyle çalışan UİD-DER, mücadelenizi yürekten destekliyor ve dayanışma duygularını sunuyor.

Kardeşler!

Türk Metal çetesini işçi sınıfının başına musallat eden 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesiydi. Çünkü 1980 öncesinde işçiler örgütlü, bilinçli ve güçlüydüler. Mücadele eden işçiler pek çok hak elde etmişlerdi. Güçlerinin farkında olan işçiler, patronların karşısına alnı ak, başı dik çıkıyorlardı. DİSK/Maden-İş’te örgütlü olan metal işçileri, MESS’i birçok kez dize getirmişlerdi. 8 ilâ 11 ay süren büyük grevler örgütleyen metal işçileri, sonunda taleplerini metal patronlarına kabul ettirmeyi başarmışlardı.

İşçilerin bu denli güçlü olması patronları çok korkutuyordu. İşçilerin büyüyen gücünü durdurmak için 12 Eylül 1980’de orduyu yardıma çağırdılar. Darbeyle iş başına gelen faşist yönetim, ilk iş olarak grevde olan metal işçilerinin çadırını söktü ve Maden-İş gibi mücadeleci sendikaları kapattı. Amaçları işçilerin birliğini kırmak ve işçi hareketini kontrol altına almaktı. Patronlar, özellikle işçi sınıfının öncü kesimini oluşturan metal işçilerini kontrol altına almak istiyorlardı. İşte bunun için Türk Metal, devlet-patron işbirliği temelinde işçi sınıfının bağrına bir hançer olarak sokuldu.

Kardeşler!

Türk Metal, patronların işçi sınıfı içindeki gardiyanıdır. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi, adında sendika ibaresi olsa da bu çetenin işçi sınıfının çıkarlarıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Patronlar Türk Metal’e özel bir görev vermişlerdir: İşçileri dizginlemek, sindirmek ve mafyatik yöntemler kullanarak gelişecek mücadelelerin önüne geçmek! Nitekim metal işçileri ne zaman düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, ağır çalışma koşullarına ve işyerindeki baskılara karşı seslerini çıkartsalar karşılarında Türk Metal çetesini bulmuşlardır. İşçileri baskı altına alan bu çete, pek çok UİD-DER’li metal işçisini de işten attırarak hak arama mücadelesini bastırmak istemiştir.

Türk Metal çetesi sayesinde patronlar kârlarını arttırırken, işçilere sefalet ücretleri ve yoksulluk dayatılmıştır. Bizzat tanık olduğunuz üzere, her sözleşme döneminde metal işçileri hayal kırıklığına uğramıştır. Bu hainler, işçilerin taleplerini dikkate almadan her sözleşme döneminde MESS patronlarının isteklerine evet demişlerdir. 2014’te başlayan yeni sözleşme sürecinde ise, düşük ücret zammına ve 3 yıllık sözleşmeye imza atarak ihanette sınır tanımadıklarını göstermişlerdir.

Patronların sopası olan bu çete, işçilerin sırtından kendisine bir saltanat kurmuştur. İşçilerden kesilen aidatları canlarının istediği gibi kullanıyor, hesap vermiyor ve lüks içinde yaşıyorlar. Şimdi sizlerin başlattığı mücadeleyle bu saltanatları tehlikeye girmiş bulunuyor. Bunun için de vahşice saldırıyor, sizlerin mücadelesini karalıyorlar.

Metal işçisi kardeşlerimiz!

Sizlerin de bildiği gibi 1998’de yine Bursa’daki metal işçileri Türk Metal çetesine karşı ayağa kalkmıştı. İçinizde bu dönemi yaşayan pek çok işçi var. Ancak o zaman işçiler bu çeteden kurtulamadılar. Şimdi sizler çok onurlu, çok büyük bir mücadele başlattınız. Şunu bilin kardeşler; sizlerin mücadelesi yalnızca sizleri ilgilendirmiyor. Sizler büyük bir sınıfın, işçi sınıfının parçasısınız. Sizlerin başarısı tüm işçilere moral ve güç verecek.

Yani kardeşler, omuzlarınızda büyük bir sorumluluk var. Türk Metal çetesine karşı çok uyanık olmak ve onun kafa karıştırıcı propagandasına aldırmamak lazım. Bir taraftan mafyatik yöntemlerle işçileri baskı altına alan bu çete, öte taraftan da milliyetçiliği kullanarak işçilerin bilincini bulandırmaya çalışıyor. Meselâ istifaları önlemek için sizlere saldıran gangster Türk Metal yöneticileri, derhal milliyetçiliği kullanmaya girişmişlerdir. “Aranızda bölücüler var, teröristler var”, “sizi dışarıdan kışkırtıyorlar” yalanlarına sarılan bu hainler, işçilerin arasına nifak sokmaya çalışıyorlar.

Kardeşler!

Biz işçi sınıfıyız ve bizim çok önemli mücadele deneyimlerimiz var. Türk Metal’i işçilerin başına musallat eden patronların bir arzusu da, geçmiş ile gelecek arasındaki bağları kopartmaktı. İstiyorlardı ki yeni işçi kuşakları geçmişin mücadele deneyimlerini öğrenmesinler. Bunda ne yazık ki büyük ölçüde başarılı oldular. Bugün ayağa kalkan, hakkını arayan, direniş başlatan, greve çıkan işçiler, geçmişin mücadele deneyimlerini ne yazık ki bilmiyorlar. Şunu unutmayın kardeşler: Eğer metal işçileri kazanacaksa, bu daha fazla örgütlenme ve geçmişin deneyimlerinden ders çıkarma sayesinde olacak. Unutmayın kardeşler; karşınızda yalnızca Türk Metal çetesi yok. Karşınızda aynı zamanda sizi sömürerek devasa kârlar elde eden metal patronları var. Şimdi tüm patronlar ve Türk Metal çetesi, sizlerin mücadelesini kırmak için birlikte hareket ediyor, planlar yapıyorlar.

Sizlerin de daha örgütlü, disiplinli, bilinçli hareket etmeye ihtiyacınız var. Bunun için, her işyerinde örgütlülüğünüzü güçlendirmeye ve kalıcı kılmaya ihtiyacınız var. Bunun yanı sıra, Türk Metal’e ve patronlara karşı mücadele cephesini genişletmek de hayati önem taşımaktadır. Direnişiniz sadece Bursa’daki işçiler ya da sadece metal işçileri için değil, tüm işçiler için büyük bir umut ışığı haline gelebilir. Bizler güçlerimizi ve deneyimlerimizi birleştirirsek başarılı oluruz, bunu unutmayalım!

Sizlerin mücadelesi işçi sınıfının mücadelesidir!

Kahrolsun gangster Türk Metal!

Kahrolsun sermaye!

Yaşasın işçilerin sermayeye karşı birliği!

Yaşasın metal işçisinin onurlu ve kararlı mücadelesi!

Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği

16 Mayıs 2015

Son Eklenenler

  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...

UİD-DER Aylık Bülteni