Navigation

Buradasınız

Petrol-İş Gebze Şubesi Genel Kurulunda Mücadele Çağrısı!

Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi 11. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. 5 Ocakta yapılan genel kurulda kıdem tazminatından ağır vergi yüküne, emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinden ekonomik krizin sonuçlarına kadar pek çok sorun tartışıldı, mücadele çağrısı yapıldı.

Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi 11. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. 5 Ocakta yapılan genel kurulda kıdem tazminatından ağır vergi yüküne, emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinden ekonomik krizin sonuçlarına kadar pek çok sorun tartışıldı, mücadele çağrısı yapıldı.

Genel kurula Petrol-İş’in Genel Merkez Yönetiminin yanı sıra pek çok şubesinin yöneticileri, Birleşik Metal-İş Gebze Şube Yönetimi ve temsilcileri, TÜMTİS, Tez-Koop-İş, Öz Çelik-İş sendikalarının şube başkanları ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı. İşçilerin birliğini ve dayanışmasını savunan, mücadeleci sendikaların güçlenmesini önemseyen UİD-DER ve yaklaşık 30 gündür grevde olan Trelleborg işçileri de salondaki yerini aldı.

Genel kurulun açılış konuşmasını Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir gerçekleştirdi. Bir önceki genel kuruldan bu yana geçen dört yıllık süreyi değerlendiren Akdemir, sadece Türkiye değil dünya işçi sınıfı açısından nice zorluğun ve sıkıntının yaşandığını belirtti. Sistemin dünya ölçeğinde tıkanma noktasına geldiğini ifade eden Akdemir, yaşanan sorun ve sıkıntıların, ekonomik kriz ve savaşların sebebi olarak bu tıkanıklığa işaret etti. Geçtiğimiz dönem ilan edilen OHAL’in fırsata çevrildiğini belirten Akdemir, OHAL koşullarında zorunlu arabuluculuk sisteminden grev yasaklarına ve kiralık işçilik uygulamasına kadar pek çok işçi düşmanı uygulamanın hayata geçirildiğini söyledi. Kıdem tazminatı hakkının kırmızı çizgileri olduğunu söyleyen Akdemir, Türk-İş’in genel grev kararını hatırlattı. Akdemir konuşmasında kıdem tazminatı hakkının gasp edilmemesi için sendikaların silkinmesi ve saldırının gerçekleşmesini beklemeden bir mücadele hattının örülmesi gerektiğini vurguladı.

Açılış konuşmasının ardından şubenin 4 yıllık faaliyetlerini aktaran, petrokimya işçisi başta olmak üzere işçi sınıfının sorunlarını ve mücadelesini konu alan “Onurlu Geçmiş, Onurlu Gelecek!” adlı bir mini belgesel izletildi. Belgeselde sınıf vurgusu öne çıktı, işçilerin birliğinin ve dayanışmanın önemi vurgulandı.

Gösterimin ardından Petrol-İş Genel Başkanı Süleyman Akyüz bir konuşma yaptı. Gebze Şubesinin kuruluş sürecini ve bu süreç içerisinde kendisinin aldığı görev ve sorumlulukları aktaran Akyüz, sendikanın tarihi, başarıları ve önemi üzerinde durdu. Son süreçte işçi sınıfının sorunlarının üzerine yeni sorunlar yığıldığına dikkat çeken Akyüz, yeni belirlenen asgari ücret konusunda siyasi iktidarı eleştirdi. Akyüz 2324 olarak belirlendiği servis edilen asgari ücretin aslında 2000 lira olduğunu, asgari geçim indirimi ve patronlara yapılan devlet desteği ile şişirildiğini kaydetti. Akyüz konuşmasında EYT, kıdem tazminatının gaspı, aylık bağlama oranları, ağır vergi yükü, grev yasakları gibi pek çok konu başlığı üzerinde durdu. İşçi sınıfının sorunlarına çözüm bulabilmesi için örgütlenmesi ve sermaye sınıfına ders vermesi gerektiğine vurgu yaptı. Sendikaların ortak hareket etmesini oldukça önemsediğini belirten Akyüz, Gebze Sendikalar Birliği’ni örnek gösterdi. Bu birlikteliğin konfederasyonlar düzeyinde de kurulması gerektiğini belirten Akyüz, seçilecek yönetime başarılar diledi.

UİD-DER adına yapılan konuşmada, genel kurul işçi sınıfının dayanışma ruhu ve mücadele coşkusuyla selamlandı. UİD-DER temsilcisi, işçi sınıfının kazanımlarının yok edildiği bir dönemden geçildiğini vurguladı. Ekonomik krizin yükünün işçi sınıfına yıkıldığını, hayat pahalılığının arttığını, kıdem tazminatının gasp edilmek istendiğini belirten UİD-DER temsilcisi, sendikalaşma çalışmalarının engellendiğini, grevlerin yasaklandığını, hak arama mücadelelerinin baltalanmaya çalışıldığını söyledi. “UİD-DER olarak inanıyoruz ki bu saldırıları ancak ve ancak işçiler olarak birliğimizi ve dayanışmamızı güçlendirdiğimizde, tek yumruk olduğumuzda püskürtebiliriz” şeklinde konuşan UİD-DER temsilcisi, Petrol-İş’in bu koşullarda “Onurlu Geçmiş, Onurlu Gelecek!” sloganını yükseltmesinin anlamlı olduğunu vurguladı. UİD-DER adına yapılan konuşma “Yaşasın İşçilerin Birliği”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!” sloganlarıyla son buldu.

Delegeler birliğe ve mücadeleye işaret etti

Plascam temsilcisi Haluk İriş yaptığı konuşmada işçi sınıfının yakıcı sorunlarını sıraladı. İriş yapılması gerekenleri şöyle özetledi; “Tüm bu sorunları beraber aşacağız, birlik içinde çalışacağız. Yıkılmayacağız, azmedeceğiz. En önemlisi yanı başımızdaki sınıf kardeşlerimize, örgütlülüğümüze, sendikamıza güveneceğiz!”

Unilever delegesi Ayhan Karadağ, anayasal bir hak olan sendikalaşma hakkının sermayenin yanında yer alan siyasi iktidar marifetiyle engellendiğini belirtti. Karadağ konuşmasında “Bu hakları kimsenin lütfuyla almadık! Geçmişte işçi mücadelesi veren büyüklerimiz aldı, bize bıraktı. Biz de sınıf kimliğimizi kuşanacağız, sahip çıkacağız” dedi.

Plascam baştemsilcisi Erdem Çağlın, dünyadaki kimi gelişmelerle Türkiye’deki gelişmelerin paralellik gösterdiğini belirtti. “Konuşmamda Türkiye işçi sınıfı manzarası çizmek istiyorum” diyen Çağlın; EYT’den sendikalaşmanın önündeki engellere ve grev yasaklarına, hayat pahalılığından işsizliğe, ağır vergi yükünden düşük ücretlere kadar pek çok sorunu teşhir etti. Sendikal mücadelenin önemine değinen Çağlın, bu mücadeleyi yürütmeye talip olanların gecesini gündüzünü ve hatta bütün bir yaşamını samimiyetle işçi sınıfına adaması gerektiğine vurgu yaptı. İşçi sınıfının birliğinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Çağlın, “Patronlar karşısında tek başına bir şey ifade etmiyoruz. Ancak birlikteysek ciddiye alınacak bir güç oluruz” dedi.

Petrol-İş Gebze Şubesi Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek ise Trelleborg işçileri başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında emeği, alın teri ve sendikal hakları için mücadele eden işçileri selamlayarak konuşmasına başladı. “Biz bu koltuklara emaneten oturuyoruz, biz işçiyiz. Bunu bilmeyenlerin aramızda yeri yok, olamaz da” şeklinde konuşan Kırmızıçiçek, sendikaları yaşam biçimiyle, hayatıyla, mücadelesiyle, duruşuyla hak edenlerin, yani sınıfsal bakış açısını koruyan işçilerin yönetmesi gerektiğini vurguladı. “Üreten, alın teri döken işçi ve emekçiler yalnız ve çaresiz değildir!” diyen Kırmızıçiçek, işçilerin iş kolu ayrımı yapmaksızın bir araya gelmesi, örgütlenmesi ve mücadele etmesi gerektiğini belirtti.

Yapılan seçimlerde mevcut yönetim yeniden seçildi. Şube Başkanı Eyüp Akdemir, Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek, Şube Başkan Yardımcısı (Mali) Dönmez Aytekin oldu.

6 Ocak 2020

Son Eklenenler

  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...

UİD-DER Aylık Bülteni