Navigation

Buradasınız

Systemair HSK’de Sendikalaşmaya Karşı Ücretsiz İzin Dayatması

Kocaeli Dilovası’nda faaliyet gösteren Systemair HSK Havalandırma Endüstri Sanayi fabrikasında çalışan işçiler Birleşik Metal-İş Sendikasının örgütlendiler. Ancak patron, haklarını geliştirmek için sendikalaşan işçileri zorla ücretsiz izne çıkartarak örgütlenmenin önüne geçmek istiyor. Sendikanın fabrikada gerekli çoğunluğu sağladığı Bakanlık tarafından verilen yetki tespitiyle belgelenmesine rağmen, işyeri yönetimi işçilerin sendikalaşma hakkını tanımadı ve 45 işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Ücretsiz izne çıkartılan işçiler, patronun sendika düşmanlığına karşı fabrika önünde direnişe geçtiler. Fabrika içindeki işçiler de direnişteki arkadaşlarına slogan ve alkışlarla destek veriyor.

Kocaeli Dilovası’nda faaliyet gösteren Systemair HSK Havalandırma Endüstri Sanayi fabrikasında çalışan işçiler Birleşik Metal-İş Sendikasının örgütlendiler. Ancak patron, haklarını geliştirmek için sendikalaşan işçileri zorla ücretsiz izne çıkartarak örgütlenmenin önüne geçmek istiyor. Sendikanın fabrikada gerekli çoğunluğu sağladığı Bakanlık tarafından verilen yetki tespitiyle belgelenmesine rağmen, işyeri yönetimi işçilerin sendikalaşma hakkını tanımadı ve 45 işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Ücretsiz izne çıkartılan işçiler, patronun sendika düşmanlığına karşı fabrika önünde direnişe geçtiler. Fabrika içindeki işçiler de direnişteki arkadaşlarına slogan ve alkışlarla destek veriyor.

Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çifci, fabrika önünde yaptığı konuşmada patronun tutumuna tepki göstererek şöyle konuştu: “Eğer patron sendikal hakkımızı tanıyarak bizimle görüşmek isterse buna hazırız, ancak burada yapılan haksızlık son bulmadığı sürece bu fabrikada üretim yapmayacağız.” Çifci fabrika içindeki işçilere de şöyle seslendi: “Anayasal haklarınızı kullanıyorsunuz, kendinizi yalnız hissetmeyin. Hiç kimse bu çıktığı yolda geri adım atmayacak”.

İşyerinde sürekli baskıya, haksızlıklara maruz kaldıklarını, ağır çalışma koşullarında çalıştıklarını, pandemi döneminde canları pahasına fazla mesailere kalarak çalıştıklarını, buna rağmen haklarının gasp edildiğini ifade eden işçiler, koşullarının düzeltilmesi için mücadele etmeye karar verdiklerini, sendikal hakları tanınıncaya dek mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarını dile getiriyorlar.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Merkezi de yayımladığı açıklamayla sendikal haklara saygı duyulması, ücretsiz izinlerin durdurulması talebiyle fabrika önünde olduklarını belirtti; tüm demokratik kitle örgülerini, basın ve kamuoyunu desteğe çağırdı. Birleşik Metal-İş, ücretsiz izin uygulamasının amacından farklı bir şekilde işçilere karşı kullanıldığını şu sözlerle vurguladı:

“Ücretsiz izin, pandemiden olumsuz etkilenip üretimi önemli ölçüde azalmış, işini neredeyse kaybetmiş işyerlerinde işçi çıkışlarını önlemek için hükümet tarafından çıkarılmıştır. İşler durma noktasına gelmemişse ücretsiz izin uygulanamaz. Hatta Systemair’de olduğu gibi üretimin yoğun olarak sürdüğü, fazla mesai yapılan işyerlerinde ücretsiz izin uygulaması kesinlikle yapılamaz. Systemair’de ücretsiz izin dayatması sendikalaşmaya karşı yapılmak isteniyor. Sendikamız üyesi 45 işçi ücretsiz izin dayatması ile karşı karşıya...”

AKP iktidarının patronların işçileri diledikleri gibi ücretsiz izne çıkarmasının önünü açmasıyla yüz binlerce işçi mağdur oldu, oluyor. Patronlar ücretsiz izni sihirli değnek misali istedikleri her şeyi yapmanın aracı haline getirdiler. İşçiye ihtiyaçları olduğu halde önce ücretsiz izne çıkarıyor, sonra da hiçbir ödeme yapmadıkları halde işçileri çalışmaya zorluyorlar. Tazminat ödemeden çıkarmak istedikleri işçileri ücretsiz izne gönderip mobbing uygulayarak istifa etmeye zorluyorlar. Ücretsiz izin aynı zamanda bir tehdit unsuru olarak kullanılıyor. Kısa çalışmada olduğu halde tam zamanlı çalışmayı kabul etmeyen işçiler ücretsiz izne gönderilmekle tehdit ediliyor. Diğer taraftan örgütlenmek isteyen işçilere karşı bir sopa olarak da kullanılıyor. Sendikalaşma haberini alan patronlar öncü işçileri anında ücretsiz izne göndererek örgütlenmeye daha başından darbe indiriyorlar. Nasılsa işçileri ne sebeple ücretsiz izne çıkardıklarını soran, denetleyen bir kurum yok.

Bu yaşananlar ücretsiz izin uygulamasının ne için getirildiğini çok net gösteriyor. Sözde pandemi sürecinde işçilerin işten atılmasını engellemek için getirilen ücretsiz izin uygulaması patronlar tarafından çok amaçlı bir saldırı aracı olarak kullanılmaktadır. Siyasi iktidar ve patronlar el ele vermiş, işçilerin elinde kalan son hak kırıntılarını da almak için koronavirüsü bahane ediyorlar.

19 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde Ekim Devriminin 103. yıldönümünde uidder.org’da yayınlanan “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” programını heyecanla, coşkuyla takip ettik. Bu programı takip ederken sık sık içinde yaşadığımız sistemi, koşulları, Ekim Devrimi...
  • Dünyanın ve ülkemizin içinden geçmekte olduğu salgın hastalık süreci, birçok alanda olduğu gibi eğitim ve öğretim alanını da sekteye uğrattı. Milyonlarca öğrenci gibi ben de bu “yeni düzene” uyum sağlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığımı...
  • Kriz ve koronavirüs salgınıyla birlikte tüm dünyada işçi ve emekçilerin yaşam ve çalışma koşulları daha da zorlaştı. Bu süreçten en çok etkilenenler ise sağlık emekçileri oldu. Egemenler yeterli güvenlik önlemlerini almıyor, yeterli işçi...
  • Ekonomik krizin etkilerini en ağır biçimiyle yaşadığımız malumunuz. Tablo gittikçe kötüleşiyor. Haklarımıza dönük saldırıların dozunu arttıran egemenler bir kez daha krizden çıkışın faturasını işçi sınıfına kesiyorlar. İlk olarak koronavirüs salgını...
  • “Evde kal” derler, ama kalamayız. İşçi işine gitmezse aç kalır, hasta olan hastaneye gitmezse ayağına ne doktor gelir ne yurtdışına uçup tedavisini yaptırabilir. Hastanedeyim. O sürekli tekrar ettikleri “maske, mesafe, hijyen” üçlüsünden maske...
  • Evvel zamanlardan birinde, bir çiftlikte duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paket açtıklarını gördü. “İçinde yiyecek mi var?” derken, bir baktı ki paketten çıkan bir fare kapanıydı. Hemen bahçeye koşup alarm verdi: “...
  • Pandemi sürecinde siyasi iktidarın ve patronların salgını nasıl kullandıklarını, önlem alma konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunu defalarca gördük, görmeye de devam ediyoruz. Temizlik-mesafe-maske söylemini dillerinden düşürmezken, bağışıklık...
  • Ben bir işçiyim / Soyum belki Spartaküs/ Bilmem belki de Bedreddinlere uzanır./ Çalışırım yaşamak için/ Yarını görmek için bugün çalışmam gerek./ Yarının bugün gibi olmaması için / Bugün çalışmam gerek.
  • Bugün 18 Kasım, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde oldukça önemli yer tutan bir grevin, Netaş Grevinin 34. Yıldönümü… Darbenin zifiri karanlığının topluma kanser gibi yayıldığı bir dönemde, cesaretin, kararlılığın ve inanmışlığın hikâyesini...
  • Tüm dünyada işçi sınıfının çalışma koşulları ağırlaşıyor, koronavirüs işçi haklarına saldırıların bahanesi olarak kullanılıyor. Temel kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin tüm ülkelerde kısıldıkça kısılması sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlarda tam bir...
  • Öncelikle “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” akışında emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. İşçi sınıfının mücadele saflarına yeni katılan ve sınıf bilincine sahip olmayan çalışan genç bir işçiyim. Yapılan bu çalışma benim için hem çok...
  • Haftalardır tazminat ve ücret alacakları için mücadele eden Soma ve Ermenek madencileri 17 Kasımda bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. İşçiler basın açıklaması sırasında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp çözüm sözü almalarının ardından...
  • Emekçiler olarak yaşam koşullarının giderek ağırlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Patronların ve iktidarın dozu sürekli artan saldırılarına maruz kalıyoruz. Haklarımız yeni yasalarla ve uygulamalarla elimizden alınıyor. Yoksulluk, işsizlik artıyor,...

UİD-DER Aylık Bülteni