Navigation

Buradasınız

Telekom İşçisi Yalnız Değildir!

Telekom grevi 9. gününü geride bıraktı. Greve destek kapsamında Türk-İş’e bağlı sendikaların şube başkanları, Mecidiyeköy’deki Tezkop-İş sendika şubesi önünden, Gayrettepeki Telekom binasına kadar yürüdüler. Yürüyüş boyunca “Telekom işçisi yanlız değildir”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları haykırıldı. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında şube başkanları, greve her türlü desteği vereceklerinin sözünü verdiler.

Telekom işçileri TİS sürecinde, sendikal örgütlülüğün önündeki “kapsam dışı işçi” engelinin kaldırılmasını ve aynı işi yapan işçilerin ücretleri arasındaki eşitsizliğin kaldırılmasını talep etmişlerdi. Oger Telekom yönetimiyse, karşısında örgütlü değil köle işçi görmek istediğinden, Toplu İş Sözleşmesine onay vermemiş ve sendikaya grev dışında bir seçenek bırakmamıştı. Daha grevin ilk günlerinde medya, grevcileri ve sendikayı kötüleyen yayınlar yaptı. Grevlerin modasının geçtiği, grevcilerin yüksek ücret aldıkları ve sendikacıların uzlaşmaz tutumlar takındıkları yolunda, iftira dolu haberler yayınladı. Telekom yönetimiyse, çeşitli illerde fiber optik kabloların kesilmesinin sorumluluğunu sendikalı işçilere yükleyerek davacı oldu. Çalışmaları yönünde baskı uygulayarak, kapsam dışı işçileri grev kırıcılığına zorladı. Kimi grevci işçileri de parayla satın almaya çalıştı. Tüm bunlara rağmen işçiler greve sahip çıkmaya devam ediyorlar.

Son dönemlerde yaşanan grevler işçi sınıfının gücünü yeniden hissettirmeye başladı. Novamed grevinin ardından gerçekleşen Telekom grevi, işçi sınıfı için umut oldu. Grev, Telekom patronlarına, işçi sınıfının gücünü bir kez daha gösterdi. Grev demek hayatın durması demekti. Telekom grevi de günlük hayatı etkiledi ve ulaşım, haberleşme ve iletişimde aksaklıklar yaşanmaya başladı. Grevin ilerlemesiyle hemen her kesim grevin etkisini daha fazla hissetmeye devam edecek. Diğer yandan grevi zorlaştıran, grev dayanışmasını yasaklayan 12 Eylül yasaları günümüzde hâlâ varlığını koruyor. Oysa grevin kazanılması için Telekom işçisinin yalnız bırakılmaması gerekiyor.

Telekom grevi tüm işçi sınıfının grevidir. Sermaye sınıfı kadar grevin önündeki bir diğer engelse işbirlikçi sendika bürokratlarıdır. Milliyetçi ve uzlaşmacı sendika bürokratları ne yazik ki mücadelenin önünde engel olmaya devam ediyorlar. Tüm bunlara karşı işyerlerinde üretimi durdurarak dayanışmayı yükseltmek dışında bir çare yok.

28 Ekim 2007

Son Eklenenler

  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...
  • Merhaba arkadaşlar. 22 Temmuz günü mücadeleci sınıf sendikacılığının sembol ismi Kemal Türkler’i anmak için UİD-DER’li işçi kardeşlerimle birlikte anmaya katıldım. Mezarlığa gittiğimizde arkadaşlarımın her birinin yüzünde işçi sınıfının...

UİD-DER Aylık Bülteni