Navigation

Buradasınız

“Gurur” Tablomuz!

Van’daki depremde aralarında birçok öğretmenin de bulunduğu yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Depremden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Van’daki okullarda çalıştırılmak üzere 800 kişilik kadro açılacağını duyurdu. Bu 800 kişilik kadro alımına Türkiye genelinde toplam 24 bin öğretmen başvuru yaptı.

Geçtiğimiz günlerde Takvim gazetesi bu olay için “İŞTE GURUR TABLOMUZ” diye manşet atmıştı.  Gazeteye göre, görev yapacakları yer Van da olsa Türk öğretmenleri, milli duygularla koşa koşa Van’a gitmek istiyorlarmış! Bunun için binlerce öğretmen bu kadro alımına başvuru yapmış!  Takvim gazetesinin “gurur tablomuz” dediği aslında içler acısı bir durumdur. Bu durum bizlere işsizliğin bu ülkede ne denli büyük bir sorun olduğunu gösteriyor. Fakat patronların gazete ve TV’leri bu sorunu ve buna benzer sorunları yokmuş gibi gösterip, meseleleri istedikleri gibi gündeme getiriyorlar.  Aslında başvuru yapan öğretmenler çalışacakları illeri istedikleri gibi seçme lüksüne sahip değiller.  Onlar bin bir zorlukla okuyan yoksul insanların çocuklarıdır. Üniversitelerini bitirdikleri halde yıllardır atanmayı bekliyorlar. Düşünün, 800 kişilik kadroya 24 bin öğretmen başvuru yapıyor ve patron gazeteleri de bunu gurur tablomuz diye ilan ediyor!

Evet, dünyanın her ülkesinde işsizlik biz işçiler için yakıcı bir sorundur.  Ancak patronların egemen olduğu bu sistemde işsizlik sorunu çözülemez. Onlar bu işsizler ordusunu her daim çalışan işçilere karşı kullanırlar. Bu nedenle patronların ve onların hükümetlerinin işsizlik sorununu çözme konusunda samimi olmadıklarını her defasında görüyoruz. İşsizlik sorununda biz işçilerin talebi, uzun çalışma saatlerinin kısaltılması ve yüz binlerce işsizin işe alınmasıdır. Fakat patronların hükümetleri genelde bu sorunu şu şekilde çözeceklerini iddia edip, bizleri de ikna etmeye çalışırlar: Onlara göre devlet ülkedeki patronlara karşılıksız krediler vermeli, çeşitli vergilerden patronları muaf tutmalı, patronların yeni yeni fabrikalar kurmasını sağlamalıdır. Böylelikle patronlar yeni fabrikalar kurup, o fabrikalara da yeni işçiler alacaktır! Bu yalanlarla bizlerden kestikleri vergileri tekrar patronlara verip onların sermayelerinin büyümesini sağlamaktadırlar. Patronların işsizlik sorununu çözmek gibi bir dertleri olmadığı açıktır. Gurur tablosu denen şey ibretlik bir tablodur.

25 Kasım 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Bu ifade, sabah akşam sermaye medyasında tekrarlanıyor. Uzman ve bilim insanı kılığında birileri sürekli bu ve benzeri lafları geveleyip duruyor. Koronavirüs ile birlikte dünyanın tümden değiştiğini; eski...
  • İspanya’nın Madrid ve Barcelona kentlerinde sağlık işçileri, 25 Mayısta hastane önlerine çıkarak çalışma koşullarının düzeltilmesi için eylem yaptılar. İşçiler koruyucu malzeme eksikliğini, hastanelerde yetersiz sayıda sağlık işçisinin...
  • Bizler, içinden geçtiğimiz dönemin artık gizlenemez ölçüdeki sıra dışı, olağanüstü karakterini işçi ve emekçileri uyarmak ve harekete geçirmek için vurgularken, egemenler korkuya sürüklemek, uyutmak için dile getiriyor! “Sıra dışı bir zaman” çünkü...
  • Çalıştığım fabrikada iki kadın arkadaş koyu bir sohbete dalmışlardı. Üzerine konuştukları konu ise şuydu; maskeler ücretli mi yoksa ücretsiz mi dağıtılmalı? Bunun üzerine hararetli bir tartışma yapılıyordu. Yanımda olan bir kadın arkadaş sohbete...
  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...