Navigation

Buradasınız

Cargill Direnişçilerinden Yıldönümü Eylemi!

Tekgıda-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan Cargill işçileri, direnişlerinin birinci yıldönümünde şirketin İstanbul’daki merkez binası önünde eylem yaptı. Bursa’daki fabrika önünde sürdürdükleri direnişi 17 Nisanda ABD’li gıda tekeli Cargill’in Türkiye merkez ofisinin önüne taşıyan işçiler, kararlı olduklarını bir kez daha vurguladılar.

Direnişlerini 365 gündür aralıksız sürdüren Cargill işçileri, 17 Nisan sabahı şirketin genel merkezinin bulunduğu Ataşehir Palladium Tower önünde oturma eylemi başlattılar. Desteğe gelen işçi ve emekçilerle sohbet eden direnişçiler, haklı mücadelelerini duyurmaya çalıştılar. “Çocuklar İyi Yaşasın Diye Babalar Direniyor!” pankartı açan Cargill işçilerinin eylemi boyunca “Cargill’e Sendika Girecek Başka Yolu Yok”, “Cargill İşçisi Yalnız Değildir”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!” sloganları atıldı. Cargill direnişçilerini, bir süredir önemli bir mücadele içerisinde olan Petrol-İş üyesi TÜPRAŞ işçileri de yalnız bırakmadı.

Saat 14.00’da direniş alanında basın açıklaması gerçekleştirilirken, desteğe gelen kişi ve kurumlar, direnişi selamlayan ve dayanışma duygularını ileten konuşmalar yaptılar. Cargill’in sendika düşmanlığını bir kez daha teşhir ettiler. Basın açıklamasını Tekgıda-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri İbrahim Ören yaptı. Direniş sürecini özetleyen Özen, 14 işçinin işten çıkarılmasının “nişasta bazlı şeker üretimine getirilen kota” ile gerekçelendirildiğini fakat gerçeğin bu olmadığını ifade etti. Asıl maksadın sendikal örgütlenmeyi engellemek olduğunu belirten Özen, Cargill işçilerinin sendikalarıyla birlikte bu hukuksuzluğa boyun eğmediklerini vurguladı. Özen; “örgütlü olduğumuz ve müşteriniz olan Pamir Gıda, Dr. Oetker, Coca Cola, Pepsi-Co, Eti, Mondelez ve Nestle gibi büyük işletmelerde bugün itibariyle baskıyı artıracağız” diyerek Cargill yönetimine uyarıda bulundu. Tekgıda-İş Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya ise yaptığı konuşmada sorunların mücadele etmeden aşılamayacağı üzerinde durdu. “Çocuklar iyi yaşasın diye bir yola çıktık” diyen Karlıkaya hak ve özgürlükler uğruna verdikleri mücadeleden asla geri adım atmayacaklarını belirtti.

Direnişte dört mevsim geçiren işçiler, bütün işçi ve emekçileri mücadelelerine güç vermeye çağırıyorlar.

18 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...