Navigation

Buradasınız

Dünyada İşten Atma Saldırıları Gündemde

Kapitalist sistemin içinde bulunduğu derin kriz koşullarında patronlar sınıfı, bu süreci atlatabilmek için işçi sınıfına saldırıyor. Sendikal ve ekonomik hakların tırpanlanması ile yetinmiyor, bu hakları işçilerin ellerinden almak için çoktandır hazırlıklarını sürdürüyor. 2015 yılının ilk günlerinde geçen yılın kâr ve büyüme oranlarını gözden geçiren açgözlü sermayedarlar, kriz koşullarında istedikleri hedefe ulaşamayacaklarını görünce, kâr paylarını korumak için derhal faturayı işçi sınıfına kesme hazırlığına giriştiler. Kendi alanlarında dünya devi konumunda olan firmalar, küçülmeye gideceklerini ve işten çıkarmalara başlayacaklarını duyurmaya başladılar.

Siemens’te büyük işçi kıyımı gündemde

Dünyanın pek çok ülkesinde fabrikaları bulunan Alman elektronik tekeli Siemens, 7800 işçiyi işten çıkaracağını duyurdu. İşten çıkarılacak 3300 işçinin ise Almanya’da bulunan fabrikalardan olacağı açıklandı.

İşten atmalar, Mayıs 2014’te başlatılan ve halen devam etmekte olan yeniden yapılandırma planının bir parçası olarak gerçekleştirilmek isteniyor. Şirket yönetimi, işten atmalarla hedeflerinin 1 milyar avro tasarruf etmek olduğunu açıkladı. Geçen ay, Siemens mali yılın ilk çeyreğinde net kârında %25 oranında düşüş olduğunu ilan etmişti. Bunun bedeli olarak öncelikle 1200 işçinin Siemens Enerji şirketinden çıkartılacağı duyuruldu.

Dünya genelinde 343 bin civarında işçi Siemens’te çalışıyor. İşçilerin yaklaşık üçte biri ise (115 bin) Almanya’da çalışıyor. 2013’te de yine 15 bin Siemens işçisi küçülme ve tasarruf gerekçeleriyle işten çıkartılmıştı.

İtalya’da Fiat işçileri işten atmaları protesto etti

Genel işsizlik oranının %13’ü, gençlerde ise %49’u bulduğu İtalya’da, Fiat işçileri fabrika önünde kendilerini çarmıha zincirleyerek protesto gösterisi düzenlediler. İşçiler, devlet baskısını, hükümetin son dönemde hayata geçirdiği işten çıkarmaları ve işçi kiralamayı kolaylaştıran yasaları protesto ettiler. İşçiler hayata geçirilen yasalara ve işten atmalara karşı öfkeliler. Kapitalizmin içine düştüğü krizin faturasını ödemeyeceklerini haykırıyorlar.

Kendilerini çarmıha gererek işten atmalara dikkat çekmek isteyen işçiler, gerçekleştirdikleri eylemi sadece kendileri için değil, hükümet tarafından yeni çıkartılan yasa sonucu işten atma tehlikesiyle karşı karşıya olan binlerce işçi için de yaptıklarını söylediler. İtalyan hükümeti, iş güvencesini ortadan kaldıran, esnek çalışmayı, kiralık işçiliği yaygınlaştıran yasaları devreye sokarak yabancı yatırımcıları ülkeye çekmeye çalışıyor.

İtalyan teknoloji devi Finmeccanica işten atmalara hazırlanıyor

İtalya’nın teknoloji devlerinden olan Finmeccanica, 3 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurdu. Pek çok ülkede fabrikaları bulunan ve 54 bin civarında çalışanı olan firma, yıllık satışlarının %20 oranında düştüğünü belirtti. Havacılık, silah sanayi gibi alanlarda üretim yapan firma, küçülmeye gideceğini ve 2 yıl içerisinde 3 bin işçinin işten çıkarılacağını duyurdu.

İsveç Volvo’da işten çıkarma

Dünyanın ikinci büyük kamyon üreticisi olan İsveç Volvo, yıllık net kârında keskin bir düşüş olduğunu ve 1000 işçinin işten çıkarılacağını duyurdu. İşten çıkarmaların daha çok, Çin’in taleplerini azaltmasından etkilenen ve iş makineleri üretiminin yapıldığı fabrikada gerçekleşeceği bildirildi.

Firma, 2014’te net kâr oranının geçen yıla oranla %41 oranında düştüğünü ve 223 milyon avroya gerilediğini duyurdu. Çin’de inşaat ve maden sektörünün büyümesinin yavaşlaması ve dolayısıyla makine kullanımının azalması sebebiyle üretimde küçülmeye gidileceği açıklandı. Bu durum üretimin insan ihtiyaçları için değil, kâr için olduğunu yeniden ortaya koyuyor.

10 Şubat 2015

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...
  • İşçi Dayanışmasının ilk sayısına hepimiz yetişemesek de UİD-DER internet sitesindeki arşivinden bulup sayfalarını karıştıranımız çok olmuştur. O günlere şahit olanlarımız geçmişteki mücadele günlerini yâd etmiş, yola sonradan düşenlerimiz ise...

UİD-DER Aylık Bülteni