Navigation

Buradasınız

Güney Kore, Arjantin, Slovakya ve Endonezya’da İşçi Grevleri

Güney Kore’de kamyon şoförleri de greve çıktı

Güney Kore’de grev dalgası giderek genişliyor. Kamu Hizmetleri ve Taşımacılık İşçileri Sendikası üyesi kamyon ve tır şoförleri, 10 Ekimde ülke genelinde greve başladı. Hükümetin performansa dayalı ücret dayatması ve işten atmalar nedeniyle demiryolu çalışanları başta olmak üzere kamu çalışanları, üç haftadır grevlerine devam ediyorlar.

Kamyon şoförleri de hükümetin çalışma koşullarına dönük saldırılarına karşı mücadele ediyorlar. Kore’nin en önemli uluslararası limanlarından Busan Limanı’ndan kargo ve konteynır taşıma gibi kritik işlerin yerine getirilmemesi hükümeti ve patronları ciddi sıkıntılara sokuyor.

Hız yapmaya zorlanan kamyon şoförleri uzun saatler boyu, yoğun çalışma sonucu sık sık trafik kazaları geçiriyorlar. Her yıl ortalama 1200 insan Kore yollarında kamyon kazaları sonucu yaşamını kaybediyor. Şoförler ailelerini dahi zor geçindirebildikleri ücret karşılığında ölmek ve ölüme yol açmak istemiyorlar. Hükümetin hayata geçirmeyi planladığı saldırılarla işçilerin çalışma ve yaşam koşulları çok daha kötüye gidecek.

Hükümet, greve çıkan kamyon şoförlerinin sürücü belgelerini iptal etmekle, yakıt tedarik etmelerini engellemekle ve “illegal” greve katılma gerekçesiyle para cezasına çarptırmakla tehdit ediyor. Grevin ilk gününde binlerce polis görevlendirilerek grevciler üzerinde baskı kurulmaya çalışıldı. Birkaç saat içerisinde polisin azgınca şiddetine maruz kalan işçilerden gözaltına alınanlar oldu. Kamyon şoförleri, verimliliği ve yüksek kâr oranlarını işçilerin yaşamının ve sağlığının önüne koyan hükümetin politikalarına kararlı bir şekilde karşı çıkıyorlar. Her türlü baskıya karşın çalışma koşullarının düzeltilmesi, iş saatlerinin düşürülmesi ve ücretlerinin yükseltilmesi için mücadelelerine devam ediyorlar.

Arjantin’de üniversitelerde grev

Arjantin’de Üniversite Öğretmenleri Federasyonu ve öğrenci örgütleri 13 Ekimde 48 saatlik greve başladılar. Buenos Aires Üniversitesi’nin de aralarında olduğu üniversiteler geçen hafta da 24 saatlik grev yapmışlardı. Greve çıkan öğretmenler, ülke genelinde artan enflasyon oranına karşılık ücretlerinin %15 oranında yükseltilmesini ve eğitime ayrılan bütçenin arttırılmasını talep ediyorlar.

Arjantin’in tüm eyaletlerinde öğretmenler, öğrencileriyle birlikte sokaklara çıkarak eylemler gerçekleştirdiler. Pek çok sendika ülke genelinde gerçekleştirilen bu greve destek verdi. 

Slovakya’da öğretmenler düşük ücretleri protesto etti

7 Ekimde Slovakya’nın Bratislava kentinde Macar öğretmenler, ücretlerin yükseltilmesi talebiyle Maliye Bakanlığı’na yürüdüler. Macar öğretmenlerin eylem gerçekleştirdiği gün, 200 okulda 2000 civarında öğretmen greve gitti ve yürüyüş gerçekleştirdi. Öğretmenler, geniş kapsamlı maaş zammı talep ediyorlar. Bu yıl için 140 Euro, Ocak ayı itibariyle 90 Euro zam talep ediyorlar. Öğretmenler 19 Ekimde tekrar greve gitmeyi planlıyorlar.

Endonezya’da maden işçileri grevi

Endonezya’da bakır ve altın madeni işçileri 28 Eylülden beri grevdeler. 1200 maden işçisi şirketteki tüm çalışanların eşit prim alması talebiyle grevdeler. Greve ağır iş makineleri ve kamyon şoförleri de katılarak madende çalışmayı durdurdular.

Endonezya İşçi Sendikası temsilcisi, işçilerin şirketin prim dağıtımındaki eşitsizliğe karşı çıktıklarını, çukur açma işinde çalışan işçilerin %17 prim payına karşılık, diğer bölümlerde prim payının %45’lere kadar çıktığını ifade ediyor. Şirketin adil olmayan bu politikasına karşı işçiler, tüm çalışanların %50 prim payı almasını talep ediyor.

15 Ekim 2016

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Çorum’da üretim yapan Ekmekçioğulları Metal fabrikasının işçileri DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenmiş ve bu nedenle işten atılmışlardı. Ekmekçioğulları patronu, işyerinde çoğunluğu sağlayıp Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler...
  • 26 Şubat 1984’te kaybettiğimiz işçi sınıfının şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, acıyı da, umudu da, hasreti de, kavgayı da yazdı. Yaralara merhem olsun, karanlıkta ışık olsun, yüreklerde sevinç olsun, kavgaya çağıran ses olsun diye şiirleri, yüreğini...
  • Maltepe Belediyesinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan grev, üçüncü gününde devam ediyor. Grevci işçiler Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın ikramiyeler hariç yüzde 47 zam yaptığı iddiasına ve grev kırıcıları...
  • Çözülemeyen sorunlar, kibir ve büyüklenme içindeki iktidar sözcülerinin sorunların çözümüne odaklanmak yerine akşam sabah tehditler savurmaları, topluma korku salmaya çalışmaları her geçen gün daha fazla insanda bıkkınlık yaratıyor. İşçiler,...
  • Hükümetin yönlendirmeleri ve sağladığı kolaylıklar sayesinde patronlar, pandemiyi fırsata çevirdiler. Haksızlık karşısında susup boyun eğmeyen ve sendikalaşan işçiler, Kod 29 bildirimiyle, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandıkları...
  • 50 gündür direnen Migros Depo işçileri, 23 Şubat Salı günü Anadolu Grup Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdiler.
  • İstanbul Tabip Odası, asistan hekimlerin zorlu çalışma koşulları ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin Cağaloğlu’nda 24 Şubatta bir basın açıklaması düzenledi. Asistan hekimlerin tükendiğine dikkat çekilen açıklamada çalışma ve eğitim koşullarının...
  • Emekçilerin sorunları dağ gibi birikmişken iktidarın bu sorunlar karşısında yaptığı, sorunları yok saymak, inkâr etmektir. İktidar, gündemi olağanüstü temelde oluşturarak gerçek sorunları toplumun gündeminden düşürmeye, üzerine kalın bir örtü...
  • Cezayirli işçi ve emekçiler, Hirak’ın ikinci yıldönümü olan 22 Şubatta demokrasi ve adalet özlemiyle tek yürek oldular, koronavirüs yasaklarına rağmen meydanları doldurdular. İşsizliğe, yoksulluğa, yok sayılmaya, baskılara karşı öfkelerini dile...
  • İstanbul/Maltepe Belediyesi işçileri; DİSK/Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube ile CHP’li belediye yönetimi arasında sürdürülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine greve başladı. Belediyenin farklı...
  • Geçim sıkıntısının biz işçilerin üzerine üzerine geldiği bir dönemden geçiyoruz. Gerçi rahat bir nefes aldığımız, gerek kendimizin, gerek ailemizin temel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabildiğimiz bir zaman da neredeyse hiç yaşamadık. Şu kısacık...
  • Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1903 yılında yapımına başlanan Bağdat Demiryolu projesinde işçiler taleplerini şirket yönetimine iletirler. Demiryolu işçileri taleplerinin karşılanmaması halinde greve çıkacaklarını belirtirler. 1903’ten bu yana 118...
  • Tezgâh başında,/ Kumaş dokur/ Demire can verir/ Hünerli ellerimiz./ Issız çöllerde kum,/ Dağ başında sahipsiz bir gölge değiliz.

UİD-DER Aylık Bülteni