Buradasınız
İşçilerin Kemer Sıkma Politikalarına ve Anti-Demokratik Uygulamalara Karşı Mücadelesi Sürüyor

İngiltere
Haziran 2024’te iktidarı devralan İşçi Partisi, Muhafazakâr Parti’nin işçi sınıfına yönelik saldırılarını devam ettiriyor. İktidara gelir gelmez, çocuk yardımına sınırlamalar getirerek ve milyonlarca emeklinin kışlık yakıt ödeneğini keserek işçi ve emekçilerin tepkisini çekmişti. Maliye Bakanının bahar bütçesini açıklamasıyla öfke daha da yükseldi. Sermayenin partisi olan İşçi Partisi, sosyal yardım ve kamu harcamalarında kesintiye giderek savaşa ve silahlanmaya ayrılan fonları arttırıyor. Engellilere ayrılan ödeneğe de gözünü dikiyor. İşçi ve emekçiler, sosyal yardımlarda yaklaşık 6 milyar sterlinlik kesintiye gideceğini duyuran hükümete tepkilerini sokaklarda dile getiriyorlar.
26 Martta işçi ve emekçiler, başkent Londra’da hükümet binalarının bulunduğu Whitehall sokaklarına çıktı. Kesintiler yüzünden sefalet koşullarında yaşayan, hatta ölüme mahkûm edilen engelliler, İşçi Partisi iktidarı altında da saldırıya uğruyor. Toplumun en yoksul ve en savunmasız kesimlerinden biri olan engellilerin yoğun bir şekilde katıldığı eylemlerde “yardım kesintileri yüzünden ölmek istemiyoruz!” sloganları yükseldi. Bağımsız Milletvekili Jeremy Corbyn, çeşitli sendikalardan yöneticiler ve işyeri temsilcileri, emekliler ve öğrenciler de eylemlerde yerini aldı.
Tırmanan emperyalist savaşın baş aktörlerinden olan İngiliz devleti savaş yatırımlarını arttırmak için işçilere saldırıyor. “Savaşa değil, emekçiye bütçe”, “Başka birinin oğlunu öldürmek için benim annemi öldürüyorsun” yazılı dövizlerle yürüyen işçi, emekçi, engelli ve aileleri, “kesintilere karşı mücadeleye devam” diyorlar. “Kemer sıkma politikalarına hayır; savaşa değil emekçiye bütçe” şiarıyla mücadeleyi büyütüyorlar.
Endonezya
Endonezya’da emekçiler, 20 Martta kabul edilen Silahlı Kuvvetler yasasını protesto etmek için sokaklara döküldü. Öğrenci, çevre ve demokratik kitle örgütlerinin katıldığı eylemlerde, demokratik haklara ve eğitim gibi kamu harcamalarına yönelik saldırılar protesto edildi. Geçtiğimiz Şubat ayında binlerce öğrenci, bütçe kesintileri ve devlet başkanı Prabowo Subianto’nun anti-demokratik politikalarına karşı ülke genelinde “Karanlık Endonezya” adıyla protestolar başlatmıştı. Bu kez daha geniş kesimleri içine alan eylemlerde bütçe kesintileri ve askeri harcamalara öncelik veren politikalar protesto ediliyor.
Başkan Prabowo’nun askeri geçmişi ve son dönemde ordunun hükümet üzerindeki artan etkisi, emekçi kitlelerin öfkesini arttırıyor. Yeni yasalarla birlikte ordu mensuplarının hükümetin sivil kanadında daha fazla yer almasına izin verildi. Askeri darbe ve baskıcı yönetimlerden bıkan Endonezyalı emekçiler “Askeri Yönetim İstemiyoruz!” pankartı taşıyarak hükümetin otoriterleşme eğilimine karşı çıkıyorlar. “Militarizmi reddet”, “Askerler, kışlalarınıza geri dönün!” sloganları yükseltiyorlar.
1967’de darbeyle iktidara gelen ve 31 yıl boyunca ülkeyi baskıyla yöneten Suharto rejimi, demokratik hakları yok etmiş, muhalifleri ağır baskılara maruz bırakmıştı. Protestocular, “Suharto Dönemine Dönüş Yok!” diyerek, ülkenin tekrar bir otoriter rejime sürüklenmesini istemediklerini belirtiyorlar. Büyük kentlerdeki hükümet binalarının ve Jakarta’daki parlamento binasının önünde toplanan eylemciler, “Orduyu kışlaya geri gönderin” ve “Dikkat! Yeni düzen gözlerimizin önünde” yazılı pankartlar taşıyarak yasanın geri çekilmesini talep ediyorlar. Hükümet, protestoları önemsizmiş gibi göstermesine rağmen tepkiler sendikaları, demokratik kitle örgütlerini içine alarak büyümeye devam ediyor.
Arjantin
Arjantin’de iktidara gelir gelmez işçi sınıfına yönelik saldırı politikalarını hayata geçiren devlet başkanı Javier Milei’e karşı tepki giderek büyüyor. Mart ayı boyunca düzenlenen protestolarla işçiler, kemer sıkma politikalarına ve Milei hükümetinin anti-demokratik saldırılarına karşı tepkilerini dile getirdiler.
İlk olarak, 13 Martta başkent Buenos Aires’te emekliler, Ulusal Kongre önünde toplanarak hükümetin kemer sıkma politikalarını protesto etti. Eyleme, işçi sendikaları, futbol taraftar grupları ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi. Protestocular, asgari emekli maaşının bir milyon peso olarak belirlenmesini, tam ilaç geri ödemesinin yapılmasını ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini talep etti. Ancak polis protestoculara saldırdı, 20 kişiyi yaraladı, 103 kişiyi gözaltına aldı. Bu saldırı, emekçilerin öfkesini daha da arttırdı ve “Hepiniz gitmelisiniz” ve “Milei, sen diktatörsün” sloganları yükseltildi.
24 Martta ise, Arjantin’de 49 yıl önce gerçekleşen askeri darbeye karşı bir protesto yürüyüşü düzenlendi. Başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo Meydanı’na yürüyen on binlerce emekçi faşist Milei’nin darbe dönemine dair inkârcı söylemlerine, darbecileri savunmasına tepki gösterdi. Darbe döneminin mağdurlarını anmak için ellerinde döviz ve pankartlar taşıyan işçi ve emekçiler, “Unutmuyoruz, affetmiyoruz, uzlaşmıyoruz” sloganları attı. Meşaleler ve kayıpların fotoğraflarını taşıyan kitle, “Hafıza, Hakikat ve Adalet” yazılı pankart açtı.
Genel İş Konfederasyonu (CGT) ise 10 Nisanda ülke genelinde üçüncü 24 saatlik genel grevin çağrısı yaptı. İşten çıkarmalar ve artan işsizliğe karşı işçileri mücadeleye çağıran CGT, işçi sınıfına dayatılan kemer sıkma politikalarına sessiz kalamayacaklarını belirtti.
2023’te hükümetin kemer sıkma politikaları ve toplumun giderek yoksullaşması karşısında artan öfkeyi kullanan Milei, topluma tüm bu sorunların çözümünün kendisinde olduğu yalanını söyleyerek iktidara geldi. Ama gelinen noktada, hem ekonomik hem de demokratik haklar daha da geriye gitti. Arjantinli işçiler, hükümetin baskılarına rağmen hak arama mücadelesine meydanlarda, işyerlerinde devam ediyor.
Sırbistan
Sırbistan’da 1 Kasım 2024’te tren istasyonunda beton sundurma çökmüş 15 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkede tarihi protesto gösterileri düzenlenmişti. İşçi grevlerinin de eşlik ettiği mücadeleler sonucu Ocak ayında Başbakan Vucevic ve iki bakan istifa etmek zorunda kalmıştı. Milyonların mücadeleyi büyütmesiyle 19 Martta hükümet resmi olarak düştü. Yeni hükümetin kurulması için gerekli 30 günlük süre başladı. Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in yeni bir hükümet kuramaması durumunda genel seçim yapılacak. Ama Vučić’in de istifa etmesini isteyen öğrenciler ve işçiler protesto gösterilerine devam ediyorlar.
Son olarak 29 Martta adalet talebiyle gerçekleşen kitlesel eylemlere yönelik nefret söylemi yayan, gençleri “vandallıkla”, milyonları “dış güçlerin maşası” olmakla suçlayan hükümet yanlısı The Informer TV’nin önünde bir eylem gerçekleştirildi. “Aylardır, onların hedefi olduk, medyada sürekli karalandık” diyen gençler kanalın yayın haklarının kısıtlanması için topladıkları dilekçeleri binanın “Gazeteciliğin Utanç Duvarı” adını verdikleri çitine astılar.
Aynı günlerde Türkiye’de de rejim, toplumsal muhalefeti tamamen ezmek amacıyla bir saldırı dalgası başlattı. Milyonlarca insan, baskılara, yasaklara ve yok sayılmaya karşı meydanlara çıkarak tepkilerini dile getirdi. Böyle bir zamanda Sırbistanlı emekçilerin, gençlerin kararlılıkla sürdürdükleri mücadele, anti-demokratik uygulamalara, yoksulluğa ve baskılara karşı mücadele eden tüm işçiler için ilham vericidir.
Filistin halkıyla dayanışma eylemleri
İsrail’in emperyalist güçlerin desteğiyle Filistin halkına yönelik katliamlara karşı dünya meydanlarından emekçilerin haklı öfkesi yükselmeye devam ediyor. Mart ayı boyunca İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, Arjantin, Güney Afrika, Japonya ve daha pek çok ülkede Filistin halkı için özgürlük, adalet talepleri yükseltildi. İsrail’in katliamları lanetlendi, Filistin halkıyla dayanışma sloganları yükseltildi.
İsrailli emekçiler de 29 Martta bir araya gelerek Netanyahu’nun ateşkese rağmen Gazze’ye yönelik saldırıları yeniden başlatma kararını protesto ettiler. Savaşın derhal durdurulmasını talep eden binlerce insan, Tel Aviv-Kudüs arasındaki otoyolu trafiğe kapattı. İsrail Meclisi çevresindeki meydanda toplanan on binlerce kişi, Netanyahu hükümetinin istifasını talep etti ve erken seçim çağrısı yaptı.
İsrail’in Filistin’i işgalinde tarihsel bir anma günü olan Uluslararası Filistin Toprak Günü vesilesiyle de pek çok ülkede eylemler gerçekleştirildi. 29 Martta, Fransa’nın Başkenti Paris’te “Filistin alınamaz veya satılamaz” sloganıyla düzenlenen eylemde savaşta öldürülen Filistinli çocuklar için sembolik tabutlar taşındı. Almanya’nın büyük şehirlerinde Filistin halkıyla dayanışma eylemleri düzenlendi. Hükümetin İsrail’e desteği kesmesi çağrısı yapıldı. 30 Martta ise Japonya’nın başkenti Tokyo ve İspanya’nın başkenti Madrid’de eylemler düzenlendi. Madrid’de ABD ve İsrail konsoloslukları önünde toplanan kitle, “ABD, İsrail’in soykırımını desteklemeyi bırak” sloganları attı.
- İşçilerin Kemer Sıkma Politikalarına ve Anti-Demokratik Uygulamalara Karşı Mücadelesi Sürüyor
- Sırbistan’da Hükümet Düştü!
- Sırbistan’da Tarihi Protesto Gösterisi
- İngiltere’de On Binler Yeniden Meydanlarda!
- Örgütlüysek Her Şeyiz!
- Almanya’da Havayolu İşçileri Uyarı Grevi Yaptı
- Dünya Meydanlarında Emekçi Kadınlar: Şiddete, Baskıya, Sömürüye, Emperyalist Savaşa Son!
- Gürcistan’da Maden İşçileri Ayakta!
- Kadınıyla Genciyle İşçi Sınıfı Mücadeleyi ve Umudu Büyütüyor!
- Finlandiya’da Birçok Sektörden İşçiler Grevde
- İngiltere’de Yükselen Ses: “Gazze’den Elinizi Çekin!”
- Almanya’da Yükseltilen Irkçılığa Karşı Kitlesel Eylemler
- Örgütlü İşçiler Unutmuyor, Hesap Soruyor! Sömürüye ve Haksızlıklara Karşı Mücadeleyi Büyütüyor!
- İngiltere, ABD ve Sırbistan’da Mücadele Sürüyor
- Dünya İşçi Sınıfı Yeni Yıla Mücadeleyle Girdi
- Güney Kore’de Devlet Başkanı Görevinden Uzaklaştırıldı, Mücadele Devam Ediyor
- Güney Kore’de Devlet Başkanına Karşı Protestolar Devam Ediyor
- Almanya’da Volkswagen İşçileri Grevde
- Dünya İşçi Sınıfı İşyerlerinde, Meydanlarda Mücadeleyi Büyütüyor!
- İngiltere’de İşçi ve Öğrenci ‘Filistin için İşyeri Eylem Günü’nde Birleşti
Son Eklenenler
- İngiltere’de işçi ve emekçiler, başkent Londra’da hükümet binalarının bulunduğu Whitehall sokaklarına çıktı. Endonezya’da emekçiler, kabul edilen Silahlı Kuvvetler yasasını protesto etmek için sokaklara döküldü. Arjantin’de iktidara gelir gelmez...
- İşçi sınıfının yanında saf tutan, kalemini yoksulların, emekçilerin hayatını ve özlemlerini anlatmak için kullanan nice yazar, şair ve aydın geçmiştir dünyamızdan. 2 Nisan 1948’de yaşamdan koparılan Sabahattin Ali de bunlardan biriydi.
- Sevgili işçi kardeşlerim, İşçi Dayanışması’nın 202. sayısında ve UİD-DER web sitesinde yayınlanan “Hüsrevlerin Değil Ferhatların Destanıdır Hatırlanan” yazısını okudum ve sesli yorumunu defalarca dinledim. Bu yazı, sınıf bilinciyle hareket eden...
- Sevgili işçi kardeşlerim, işçi sınıfının büyüklerinden kulağımıza küpe olan bir söz vardır: “Ayağın taşa değse, kapitalizmden bil!” Sınıf bilinçli işçiler olarak, temas ettiğimiz her işçi kardeşimize bu sömürü düzeninin hepimize nasıl dokunduğunu...
- Yeşiline sevdalandım/ Mavisine…/ Gülen gözlerinden süzülen ışıltıya/ Bir şiir/ Bir şiir yolumuzu açar belki
- 29 Martta CHP’nin çağrısıyla Maltepe’de bir araya gelen 2 milyonu aşkın işçi, emekçi, öğrenci, emekli; faşist saldırılara, polis şiddetine, baskı ve yasaklara, adaletsizliğe karşı “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” diye haykırdı...
- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), “Meydanlarda verdiğimiz demokrasi mücadelesini işyerlerine de taşıyoruz!” şiarıyla 28 Martta örgütlü olduğu işyerlerinde yarım gün iş bıraktı. Sabah saatlerinde işçiler işyerlerinde DİSK’in ortak...
- KESK İstanbul Şubeler Platformu, 26 Mart sabahı ev baskınıyla gözaltına alınan ve savcılık ifadesi dahi alınmadan çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Eğitim Sen İstanbul Üniversitesi işyeri temsilcisi Levent Dölek ve tüm tutukluların serbest...
- Geçtiğimiz günlerde acı bir kaybım oldu. Acımı sizinle de paylaşmak istedim. 22 yaşında, daha hayatının baharında olan kuzenim intihar etti. “Ne derdi vardı, annesi babası her dediğini yapıyordu” dedi kimileri. Kimisi “kız meselesidir” dedi.
- Rejimin 19 Mart saldırısının ardından Türkiye genelinde başlayan protesto gösterileri devam ediyor. Beklemediği bir halk tepkisiyle karşılaşan rejim, gösterilerin daha da büyümesini engellemek ve bastırmak için her türlü baskı ve korkutma aracını...
- Sevgili işçi kardeşlerim, “Birlik olmak”, ezilenler için çok şey ifade eder. İşçi sınıfımıza yol gösteren önderlerimizin, büyüklerimizin öğütleri bize birlik olmadan güçlü olamayacağımızı hatırlatır.
- İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Ocak ayında bir rapor yayınladı. Rapora göre bugün dünyanın en zengin 10 kişisi günde ortalama 100 milyon dolar kazanıyor. Yani her 1 saniyede servetlerine 1157 dolar (mevcut kurla 42 bin lira)...
- İşsiz kalmak hepimiz için sorun. Bugün ülke genelinde 11,5 milyon kardeşimiz işsiz. Daha kötüsü bu işsizler ordusuna her gün içimizden binlerce insan ekleniyor. Kimisi emekliliğine gün sayıyor, kimisi evlilik hazırlıkları yapıyor, kimisi ilk...