Buradasınız
Işıl Tekstil’de Sendikalaşmaya “Fıskiye” Engeli!

Tekirdağ Çorlu’da faaliyet gösteren Işıl Tekstil fabrikası işçileri Öz İplik-İş Sendikası’nda örgütlendiler. İşçilerin sendikalaştıklarından haberdar olan Işıl Tekstil patronu ve patron vekilleri işçilere baskı uygulayarak sendikal örgütlenmenin önüne geçmeye çalışıyor.
Öz İplik-İş Sendikası işçilerin en demokratik haklarından biri olan sendikalaşma hakkını gasp etmek isteyen fabrika yönetimine karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 5 Ekimde fabrika önünde gerçekleştirilen açıklamaya Öz İplik-İş yöneticileri ve sendikalı işçiler katıldı. İşçiler adına basın açıklamasını Öz İplik-İş Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı ve Çerkezköy Şube Başkanı Bünyamin Bayır yaptı. Bayır, işçilerin anayasal sendikal hak ve özgürlüklerinin engellendiğini belirterek şöyle konuştu: “Fabrika yönetimi işçilerin sendikacılara yaklaşmasını engellemek için ve biz sendikacıları fabrikaya yaklaştırmamak için, fabrikanın önüne su fıskiyeleri döşetmiştir. Normal şartlarda çimleri, çiçekleri, ağaçları, toprağı sulamak için temin edilen ve kullanılan bu fıskiyeler, sırf sendikal hareket engellensin diye asfalt yola doğru döşetilmiş. Sendika yetkililerimiz fabrika önüne yaklaştığı vakit tazyikli bir şekilde su açılıyor.”
Yıllardır aynı olan işçi servis güzergâhlarının değiştirilerek çıkışların fabrikanın arka tarafından yaptırıldığını, işçiler sendikacıların sesini duymasın diye de fabrika girişlerine hoparlör koyularak müzik yayınlarına başlandığını belirten Bayır, “Bunların hiçbirinin geçerli bir sebebi yoktur. İşveren aleni bir şekilde sendikalaşmayı engellemek istemektedir” dedi. Dünyaca ünlü markalara üretim yapan Işıl Tekstil’in işçilerinin sendika haklarını tanımamasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Bayır, “İşverenin baskıcı tutumundan vazgeçip, işçinin sendikaya üye olma özgürlüğüne saygı göstermesini istiyoruz. İşçilerin sesine kulak vermesini istiyoruz” dedi ve Işıl Tekstil işçilerinin haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
- Eğitim Sendikaları Proje Okullara Yapılan Keyfi Atamaları Protesto Etti
- İşçiler, Emekliler Mücadele Ediyor, Mücadele Kazandırıyor
- “Eziyet Yönetmeliği İstemiyoruz” Diyen Sağlık Emekçileri Bir Kez Daha İş Bıraktı
- SES: Sağlıkta Ticaret Ölüm Demektir!
- İşçiler, Kamu Emekçileri, Çiftçiler Hakları İçin Mücadele Ediyor
- Tokat’tan Diyarbakır’a Maden Şirketlerine Karşı Köylüler Mücadele Ediyor
- Çiftçiler Düşük Fiyat Dayatmasına Karşı Çıkıyor
- 112 Acil Sağlık Çalışanlarından Eylem
- Tüm Emeklilerin Sendikası: “İnsanca Yaşamak İstiyoruz!”
- Mersin Dizge Okulu Öğretmenleri Kazandı!
- Mersin Dizge Okulu Öğretmenleri Düşük Ücretlere Karşı Eylem Yaptı
- Manisa Gördes’te Madene Karşı Direniş Nöbeti Sürüyor
- Özel Sektör Öğretmenleri Hakları İçin Eylemde
- Bursa ve İzmir’de İşten Atma Saldırılarına Karşı Eylemler
- Hak Gasplarına Karşı Mücadeleler Sürüyor
- Sendikal Baskılar Mücadeleyle Aşılıyor
- IFFCO Türkiye Fabrikasında Sendika Düşmanlığı
- Sendikalaşma Hakkı Engelleniyor, İşçiler Mücadele Ediyor
- Belediye ve Sağlık İşçileri Haklarını İstiyor
- Antep’ten Ankara’ya İşçilerin Mücadelesi Sürüyor
Son Eklenenler
- Gerek dünyada gerekse yaşadığımız ülkede öyle olaylar, öyle gelişmeler yaşanıyor ki ilk bakışta her şey çok bilinmeyenli bir matematik denklemi gibi karmaşık ve anlaşılmaz görünebilir. Nasıl ki matematikte karmaşık problemleri çözebilmek için...
- İrfan Yalçın’ın “Ölümün Ağzı” romanı, 1940’lı yıllarda Zonguldak köylüsünün “mükellef” adı altında bedavaya çalıştırıldığını belgeleyen bir tanıklıktır. Dönemin tek partili rejiminde, İsmet İnönü madeni teftişe gittiğinde, karşısına dizilen...
- Ha geldi, ha gelecek, yok yok bu sene gelmeyecek derken Yaren leylek Bursa’nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölünün kıyısında balıkçı Âdem amcayla buluştu. On dört yıllık dostluk! Adı gibi yarenlik yapıyor Âdem amcaya. Aslında kimsenin haberi...
- 11 Nisan’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Emek ve Demokrasi Güçleri ve öğrenciler birçok ilde tutuklu öğrencilerin serbest bırakılması talebiyle basın açıklamaları gerçekleştirdi. İstanbul’da KESK İstanbul Şubeler Platformunun...
- Yunanistan’da işçi ve emekçiler bir kez daha kamu ve özel sektörde 24 saatlik genel grev gerçekleştirdi. Tembi tren felaketinin ikinci yıldönümü olan 28 Şubatta tarihindeki en büyük grev ve protestolara sahne olan Yunanistan’da, 9 Nisanda bir kez...
- KESK’e bağlı Eğitim Sen, Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen, 10 Nisanda birçok ilde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde, kent meydanlarında, sendika şubelerinde proje okullara yapılan keyfi atamalara karşı basın açıklamaları...
- Üzerine sayfalarca yazı yazılabilecek, saatlerce sohbet edilebilecek bir konunun en öz, en çarpıcı halidir sloganlar… Hele ki işçi sınıfının sloganları! Birkaç kelimeyle büyük anlamlar sırtlanırlar. Kimisi somut bir talebi anlatır, kimisi bir...
- Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan Çayırhan Maden Ocağında 10 Nisanda gece vardiyası sırasında meydana gelen patlamada 2’si ağır olmak üzere 14 işçi yaralandı.
- Evrensel sağlık kapsamı; tüm insanların ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine, ihtiyaç duydukları yer ve zamanda, mali sıkıntı çekmeden erişebilmeleri anlamına gelir. Sağlığın geliştirilmesinden, hastalıkların önlenmesine, rehabilitasyon ve...
- Gençlik yılları insanın en güzel, en verimli, en dinamik yılları olarak tanımlanır. Fakat gençlerin dinamizmleri yok ediliyor, gelecekleri ve hayalleri çalınıyor, toplum nefessiz bırakılıyor. Kapitalizm genç kuşaklara bir gelecek vaat etmiyor....
- Ruhunda özgür bir dünyanın umudunu taşıyan, yüreği bencil çıkarlarla değil, toplumsal kurtuluş özlemiyle çarpan sevgili büyüklerimiz ve değerli genç arkadaşlarımız, merhaba!
- Rejimin 19 Martta başlattığı saldırı dalgasına karşı başlayan protestolarda öğrenci gençler kitlesel katılımıyla dikkati çekmişti. Günlerce süren eylemlerde, polis barikatlarına, polisin şiddetli müdahalesine rağmen alanları terk etmeyen yüzlerce...
- Çünkü büyük kapitalist ülkeler, milyonlarca emekçinin vergileriyle oluşan bütçeleri sağlık, eğitim, barınma gibi temel ihtiyaçlara değil daha fazla silahlanmaya akıtıyorlar. Baskıcı ve otoriter uygulamaları arttırıyor, demokratik hak ve özgürlükleri...