Navigation

Buradasınız

İtalya’da FedEx/TNT Saldırıları Arttırıyor, İşçiler Mücadeleyi Büyütüyor!

İtalya’da FedEx/TNT kargo işçileri 30 Nisan-1 Mayıs tarihlerinde iş bırakarak greve çıkmışlardı. Talepleri işyerlerinde sağlık önlemlerinin alınması ya da ücretli izin verilmesiydi. Ancak şirket talepleri karşılamak yerine Milan’daki TNT Peschiera Borromeo deposundan çoğu göçmen ve Arap olan 100 işçiyi işten attı. Bunun üzerine işçiler sendikaları SI Cobas’ın çağrısıyla 3 Mayısta greve çıktılar ve işyerini işgal ettiler. Polis 6 Mayısta grevci işçilere vahşice saldırdı. Bu durum işçilerin öfkesini arttırdı ve grev büyüyerek devam etti.

İtalya’da FedEx/TNT kargo işçileri 30 Nisan-1 Mayıs tarihlerinde iş bırakarak greve çıkmışlardı. Talepleri işyerlerinde sağlık önlemlerinin alınması ya da ücretli izin verilmesiydi. Ancak şirket talepleri karşılamak yerine Milan’daki TNT Peschiera Borromeo deposundan çoğu göçmen ve Arap olan 100 işçiyi işten attı. Bunun üzerine işçiler sendikaları SI Cobas’ın çağrısıyla 3 Mayısta greve çıktılar ve işyerini işgal ettiler. Polis 6 Mayısta grevci işçilere vahşice saldırdı. Bu durum işçilerin öfkesini arttırdı ve grev büyüyerek devam etti. İşçilerin mücadelesini bastıramayan FedEx/TNT, işçi ve sendika düşmanı tutumlarını sertleştirerek sürdürüyor. Şirket yönetimi işçi çıkarmaya devam ediyor, çeteler kiralayarak ve işçilere yönelik saldırılar düzenleyerek grevi ezmeye çalışıyor.

FedEx, geçtiğimiz günlerde en büyük kargo firmalarını barındıran patron örgütü Fedit’ten ayrıldığını açıkladı. Çünkü Fedit’e bağlı işyerleri, SI Cobas’la toplu sözleşme imzalama aşamasındaydı. Şirket bu yolla toplu sözleşmeleri lağvetmeyi ve SI Cobas’ı işyerlerinden söküp atmayı hedefliyor. Sendikanın kalesi olan Piacaenza’daki depolar başta olmak üzere sendikal örgütlülüğün olduğu depoları kapatmak ve şirketi yeniden yapılandırmak istiyor. İşçiler ve üyesi oldukları SI Cobas sendikası bu saldırılara geçit vermeyeceklerini dile getiriyorlar. Grevci işçiler bu amaçla ve uzun soluklu mücadelelerini daha iyi örgütlemek için Peschiera deposunun önüne büyük bir çardak kurdular.

FedEx/TNT, 9 Temmuzda düzenlenen arabuluculuk toplantısında grevci işçilere ve sendikaya kabul edilemez bir dayatmada bulundu. Sadece 15 işçiyi 1 Ocak 2021’de işe almayı teklif etti ama kriz durumunda teklifin yerine getirilemeyeceği şartını eklemeyi de ihmal etmedi. Bu dayatmayı kabul etmeyen SI Cobas ise bu teklife bir karşı teklifle yanıt verdi. İşçilerin hepsinin Eylülde işe alınmasını istedi. FedEx bu teklifi reddetti. Grevi etkisizleştirmek için hızla hazırlıklara girişti. İşleri SI Cobas’ın güçlü olduğu Peschiera deposundan işçilerin çoğunun geçici ve sendikasız olduğu San Giuliano deposuna taşıdı. 40 kişilik bir çete kiralayıp işçilere saldırttı.

Grevci işçiler ve grevle dayanışma içinde olan gruplar eylemlerini San Giuliano deposuna taşıdılar. Buna tahammül edemeyen yönetim kiraladığı çeteleri işçilerin üzerine saldı. Gözleri önünde cereyan eden bu olayda polis saldırganları teşvik etti, destekledi. SI Cobas, yaptığı açıklamada bu yöntemlerin 19’uncu yüzyılın sonunda ABD’de yaşananları hatırlattığını vurguladı. ABD’li sermayedarlar grevci işçilere saldırmak, grevleri kırmak, sendikaları ve grevle dayanışmayı yok etmek için oluşturulan Pinkerton çetelerini kullanıyor ve işi işçileri öldürtmeye kadar vardırıyordu. Peschiera’da işçilere saldıranlar eli kanlı Pinkerton çetelerinin devamıdır.

Saldırının Peschiera deposuyla sınırlı kalmayacağını dile getiren işçiler mücadeleye devam edeceklerini vurguluyorlar. “Mücadelemiz sadece 66 arkadaşımızın işe geri dönmesi için değil sendikasız ve eğreti çalışmaya karşıdır” diyorlar. İşçilerin mücadelesini büyütmek için oluşturulan Anti-kapitalist birleşik cephe için Eylem Paktı ise “9 Hazirandaki saldırı ters tepti ve grevci işçilerle dayanışmayı büyüttü, işçilerin kararlılığını arttırdı. İşten atılan işçilere verilen destek ve dayanışma büyütülürse, eğreti çalışmaya karşı mücadele yükseltilirse ABD menşeli şirketin kiraladığı çeteler de ters tepecek. Her grev yerinde yüzlerce insan vardı. Bu da patronların saldırılarına karşı koyulabileceğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.

FedEx ABD’de aynı yöntemleri kullanarak yüzlerce depodan 250 bin çalışanın sendikalı olmasını engelliyor. Sendikal örgütlenme mücadelesi veren işçileri mesnetsiz disiplin soruşturmalarıyla yıldırmaya çalışıyor. “Bu oyun İtalya’da bozulmalı” diyen işçiler diğer kargo şirketlerinde çalışan işçi kardeşlerine de mücadele çağrısında bulunuyorlar. Krizin yükünün işçi sınıfının sırtına yıkılmaması için FedEx’in saldırısının karşılıksız kalmaması gerektiğini söylüyorlar. “Sağlığın kâra kurban edilmemesi, eğreti çalışmanın standart çalışma biçimi haline getirilmemesi, işçilerin sermayenin çıkarlarına boyun eğmemesi için güçlü bir cevap verilmeli” diyorlar. Bu nedenle Anti-kapitalist birleşik cephe için Eylem Paktı altında birleştiklerini dile getiriyorlar.

9 Haziran saldırısının ardından grevci işçilere dayanışma mesajı gönderen UİD-DER işçilere yönelik saldırıları kınamıştı. UİD-DER’li işçiler bugün bir kez daha FedEx işçilerinin dayanışma çağrısına Türkiye’den ses veriyor ve kapitalist sömürü düzenine karşı ortak mücadeleyi yükseltme sözünü yineliyorlar.

22 Temmuz 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • 2 bin 189 süper zengin 10,2 trilyon dolara hükmediyor. Süper zenginler son iki yılda servetlerine tam 1 trilyon 300 milyar dolar eklemişler! Üstelik bu muazzam artışın önemli bir kısmı son altı ayda yani koronavirüs salgını sırasında olmuş. İnsanın...
  • AKP iktidarı, 16 Ekimde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna bir torba yasa teklifi sundu. 43 maddelik yasanın 30 maddesi komisyonda kabul edildi. Yasa teklifinde işsizlik fonu yine patronlara peşkeş çekiliyor; türlü gerekçelerle sigorta prim destekleri,...
  • Bu soru yemek kültürü konusunda bilgili, ileri düzey damak tadına sahip, dengeli tatlar alanında uzmanlaşmış gurmelere sorulmuyor. Ya da sabah kahvaltılarında sofraların aranan lezzeti menemenin soğanlı mı soğansız mı olacağı gibi bir anket sorusu...
  • Kapitalist sömürü sistemi yıkılmadığı için alabildiğine çürümüş ve insanlığın başına bela olmuştur. Sınıflar arasındaki eşitsizlik akıl sınırlarını zorlarken, toplumdaki sorunlar her alanda çığ gibi büyüyor. Şu hale bakar mısınız: 2 bin 189 süper...
  • Kocaeli Dilovası’nda bulunan Systemair HSK fabrikası yönetimi, Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçilerin birliğini kırmak için 46 işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Bunun üzerine işçiler, sendikal hakları için direnişe geçti. Daha sonra patron...
  • Yaşadığımız bu çürümüş düzen gençler olarak bizi çıkmaza sürüklüyor. 18 yaşında yaşamına son veren Furkan’ın acısını gençler olarak iliğimize kadar hissettik. Okuduğum andan itibaren Furkan’ın derdini anlattığı satırlar aklımdan hiç çıkmadı. Biz...
  • Aylardan beri alacakları için mücadele edip, eylemler yapıyor Bimeks işçileri... Teknoloji ürünleri satan mağazalarından biri olan Bimeks, krizi gerekçe göstererek önce birçok mağazasını boşalttı, sonra da sırayla mağazaları kapatarak yüzlerce...
  • 2020 yılı birçok aksilikle birlikte geldi. Dünyayı etkisine alan Covid-19 illeti yaşamı alt üstü etti tam anlamıyla. Çalışan bir kadın olarak önce “acaba işimden olacak mıyım?” diye sorgulamaya başladım. Neden önce sağlığım için bir korku yaşamadım...
  • Siyasi iktidar ve patronlar, koronavirüs perdesiyle gizlemeye çalıştıkları ekonomik krizin faturasını işçilere kestikçe yoksulluk da, yoksulların sayısı da artıyor. Türk-İş’in açıkladığı 2020 Eylül raporuna göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2...
  • Şili’de geçtiğimiz yıl Ekim ayında ulaşıma yapılan zam bardağı taşırmış, emekçiler yoksulluğa, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı milyonlar olup meydanları zapt etmişlerdi. Başkent Santiago’da başlayan protestolar kısa sürede büyüyerek ülke geneline...
  • Yasalara göre hükümetin, yerel yönetimlerin kamu hizmetlerine harcanmak için halktan doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı paraya vergi denir. Bu tanımlamayla verginin işçi-patron ayrımı yapmadan...
  • Aylardır düzenli bir iş bulmak için çırpınıp duruyorum. İŞKUR üzerinden ve internetteki iş ilanlarından tutun da sokakta oraya buraya asılan ilanlara kadar her yerde iş arıyorum. İş arama süreci değil haftaları, ayları buluyor. Bir yandan düzenli...
  • Caddede yürürken bir arkadaşımla karşılaştım. Huzurevinde çalışıyordu. Pandemi nedeniyle huzurevlerinde yeni bir uygulama başlatılmış. Çalışanlar 15 günde bir dönüşümlü olarak yatılı mesai yapıyormuş. Kalan 15 gün ise ücretsiz izne çıkarılıyorlarmış...

UİD-DER Aylık Bülteni