Navigation

Buradasınız

Karabük’ten Merhaba

Bizler 1 Mayıs alanlarına Karabük’ten katılan işçi-öğrencileriz. Kimimiz ilk defa olmak üzere UİD-DER ile birlikte mücadele saflarında yer aldık.

Bizler bugünün öğrencileri, yarının işçileri olarak hem kendimiz için hem de insanlık için daha yaşanabilir bir dünya umuduyla işçi sınıfı mücadelesine gönül vermiş kişileriz. Çünkü biliyoruz ki; sömürücü, sınıflı, faşizan sistemi tuzla buz edecek biz işçiler örgütlü mücadelemizle sosyalizmi ilmek ilmek öreceğiz.

Öğrenci arkadaşlar ile bir araya geldiğimizde birçok konu hakkında konuşup tartışıyoruz. Gerek gelecek kaygılarımız gerek maddi sorunlarımız gerekse okuduğumuz şehirdeki faşist tırmanış ve milliyetçi tutumların hayatımızın her yerine yayılmış olduğunun farkındayız. Maruz kaldığımız bu faşizan ve ırkçı yaklaşımlara, her geçen gün artan baskılara, ülke genelinde sonu gelmeyen savaş karmaşıklığına, haksızlık ve eşitsizliklere karşı öfkemizi haykırmalıydık. Ve biliyoruz ki yöneten azınlığın çıkarları asla toplumun ortak çıkarı olamaz, aksine ortak çıkar diye dayatılan şeyler üretenlerin emeklerinin sömürüsüne dayanan söylemlerin ürünüdür. Tüm bunların farkında olarak 1 Mayıs’ta sisteme karşı mücadelenin gerekliliği ile umudumuzu kuşandık ve UİD-DER ile birlikte Gebze’de alanlarda yer aldık.

İşçi sınıfının her türlü hak ve taleplerine saldıran AKP hükümetinin yarattığı olumsuz koşullara rağmen 1 Mayıs alanlarında dünyanın dört bir yanındaki yoldaşlarımız ile mücadeleye dâhil olduk. Gidip tanıştığımız, konuştuğumuz herkeste kendimizi ve mücadele ruhunu gördük. Birliğimizin doğurduğu kaba olmayan, insanca yaşamayı amaçlayan kuvvetin oluşacağına olan inancımız arttı. Taşıdığımız pankartlar, attığımız sloganlarla ve yüreğimizle haykırdık taleplerimizi. İşsizliğe, yoksulluğa, emperyalist savaşlara ve kapitalizme karşı sesimizi yükselttik. Yandaş Türk Metal Sendikasının patronlar tarafından dile getirilen “yüz binlerin bir bildiği var” söylemine karşı diyoruz ki “tüm dünya işçilerinin ve ezilen halkların bir bildiği var, yaratan biz işçileriz, boyun eğmeyeceğiz!”

UİD-DER ile örgütleniyoruz. Yaşasın uluslararası işçi dayanışması. Yaşasın sosyalizm.

11 Mayıs 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...