Navigation

Buradasınız

Latin Amerika’dan Avrupa’ya İşçi Eylemleri

Tüm dünyada işçi sınıfının çalışma koşulları ağırlaşıyor, koronavirüs işçi haklarına saldırıların bahanesi olarak kullanılıyor. Temel kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin tüm ülkelerde kısıldıkça kısılması sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlarda tam bir çöküş yaşanmasına neden oluyor. Latin Amerika’dan Avrupa’ya işçiler gerçekleştirdikleri eylemlerle, daha iyi çalışma koşulları, daha nitelikli sağlık ve eğitim hizmetleri ve saygı istiyor.

Tüm dünyada işçi sınıfının çalışma koşulları ağırlaşıyor, koronavirüs işçi haklarına saldırıların bahanesi olarak kullanılıyor. Temel kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin tüm ülkelerde kısıldıkça kısılması sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlarda tam bir çöküş yaşanmasına neden oluyor. Latin Amerika’dan Avrupa’ya işçiler gerçekleştirdikleri eylemlerle, daha iyi çalışma koşulları, daha nitelikli sağlık ve eğitim hizmetleri ve saygı istiyor.

Şilili işçiler sağlığa daha fazla bütçe ayrılmasını istiyor

Şili’de binlerce sağlık işçisi 12 Kasımda çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlığa daha fazla bütçe ayrılması talebiyle greve çıktı. 2 gün süren grev başkent Santiago’da çeşitli eylemlerle meydanlarda da yankısını buldu. Baquedano Meydanında toplanan sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığına giden ana cadde boyunca yürüyerek taleplerini haykırdı.

Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmaması üzerine Sağlık Çalışanları Federasyonunun çağrısıyla gerçekleşen grevde, emekçi aileler için Covid-19 paketinin yürürlüğe girmesi istendi. Hükümetin salgın kapsamında hazırladığı yardım paketinin işletilmediğini söyleyen emekçiler, salgının yoksulları vurduğunu belirtiyorlar. Haziran ayında istifa eden sağlık bakanının yerine atanan bakanın eskisinden hiçbir farkının olmadığını söyleyen emekçiler, çözüm beklediklerini söyleyerek tepkilerini şöyle ifade ediyorlar: “Eski Bakan ile Bakan Enrique Paris arasında bir fark yok. Daha nazik bir yüzü var ama tutumu aynı. İşçileri dinlemiyor!” Geçtiğimiz yıla göre sağlık hizmetlerine ayrılan bütçenin %3,2 oranında azaltıldığına dikkat çeken işçiler, bunun kabul edilemez olduğunu haykırıyorlar. Sağlığa ayrılan bütçenin arttırılmasını, emekçiler için sağlık hizmetlerine erişimin önündeki engellerin kaldırılmasını ve daha iyi çalışma koşulları talep ediyorlar.

İspanya’da kamu hizmetleri çöküyor, işçilerin öfkesi büyüyor

İspanya’da sağlık ve eğitim için kamu fonlarının arttırılmasını talep eden işçiler, 11 Kasımda Madrid sokaklarındaydı. Genel İşçi Konfederasyonu CGT’nin çağrısıyla gerçekleşen yürüyüşte herkes için kaliteli, ücretsiz kamu hizmeti talep edildi. Pandemiyle birlikte kaotik bir süreç yaşandığına dikkat çeken sendika temsilcileri, yıllardır kademeli olarak yapılan özelleştirmelerin, kamu fonlarının kısılmasının özellikle sağlık ve eğitim hizmetlerini durma noktasına getirdiğini ifade ettiler.

İşçiler kamu hizmetlerine daha fazla yatırım yapılmasını, okul ve hastane sayılarının arttırılmasını, daha çok işçi çalıştırılmasını talep ediyor. Ayrıca toplu taşımanın yetersizliğinin salgınların yayılmasına neden olduğunu söyleyen işçiler, kâra değil insana uygun ulaşım imkânları yaratılmasını istiyor.

Romanyalı işçiler “tükendik, artık yeter” diyor

Romanya’nın başkenti Bükreş’te, 5 ve 10 Kasımda eylemler gerçekleştiren sağlık işçileri, koronavirüs pandemisi süresince giderek ağırlaşan çalışma koşullarını ve kendilerine verilen sözlerin tutulmamasını protesto ettiler. 10 Kasımda hükümet binası önünde bir araya gelen sağlık çalışanları zorlu çalışma koşulları nedeniyle tükenme noktasına geldiklerini dile getirdiler ve koşulların düzeltilmesini istediler. Başbakan Klaus Iohannis’in koronavirüs ile savaşta ön cephede savaşan sağlık çalışanlarına 500 avroluk prim desteği sözünü tutmasını istediler.

Sağlık işçileri koronavirüs salgınının ilk haftalarında kahraman ilan edildiklerini ancak hastalıkla mücadele edebilmeleri için gerekli ekipmanların ve yeterli istihdamın sağlanmadığını, çalışma koşullarının düzeltilmediğini, prim sözünün tutulmadığını ve en önemlisi saygı görmediklerini dile getiriyorlar. Bu nedenle eylemede “Tükendik çünkü sağlık hizmeti için gerekli ekipmanlarımız sağlanmıyor!”, “Tükendik çünkü yeterli sağlık çalışanı yok!”, “Tükendik çünkü saygı görmüyoruz!” dövizleri taşıdılar. Taleplerinin karşılanmaması durumunda eylemlerini sürdüreceklerini vurgulayan işçiler, diğer sektörlerden işçi kardeşlerinden destek beklediklerini dile getiriyorlar.

Fransa’da sağlıklı koşullarda eğitim için grev

10 Kasımda Genel İşçi Konfederasyonu CGT başta olmak üzere çok sayıda sendikanın çağrısıyla öğretmenler ve öğrenciler ülke genelinde greve çıktı. Okullarda sağlıklı koşulların oluşturulmasını isteyen eğitim emekçileri kalabalık sınıfları bölmek için acilen daha fazla işçinin işe alınmasını talep ediyor.

Paris’teki Milli Eğitim Bakanlığı ofisinin yakınında bir miting düzenleyen öğretmenler, Eğitim Bakanının istifasını istedi. Maske ve dezenfektan dışında bir önlem alınmadığını belirten işçiler, salgına dair daha kapsamlı, önleyici çözümler getirilmesini istiyor. Ayrıca uzaktan eğitimin de devam ettirilmesinin iş yükünü çok daha fazla arttırdığını belirten öğretmenler, daha fazla öğretmenin işe alınmasını, sınıf mevcutlarının yarıya düşürülmesini, yeni okullar ve tesisler açarak salgına karşı tedbirlerin genişletilmesini talep ediyor.

Yeni Zelandalı sağlık işçileri eşit koşullar talep ediyor

Yeni Zelandalı binlerce sağlık işçisi 9 Kasımda eşit ücret talebiyle 24 saatlik grev gerçekleştirdi. Ülke çapında gerçekleşen grevde işçiler pek çok şehirde çeşitli miting ve gösterilerle meydanlara çıktılar, başkent Wellington’da Sağlık Bakanlığına yürüdüler. Birinci basamak adı altında özel işletmelerde çalıştırılan sağlık çalışanları, kamu sektöründeki meslektaşlarına göre ortalama yüzde 10 daha az ücret alıyor. İşçiler arasında ayrımın kaldırılmasını isteyen sağlık çalışanları kamuda istihdam edilen işçilerle eşitlik talep ediyorlar. İşçiler, salgın boyunca sağlık işçilerine “değerlisiniz” diyen hükümetin süslü laflarla övgüyü bırakıp taleplerini karşılamasını istiyor.

Arjantinli liman işçilerinden grev

Arjantin’de Urgara sendikasına bağlı liman işçileri 9 Kasımda greve çıktılar. Ağustos ayında ücret zammı yapılacağı konusunda sendika ile liman işletmeleri arasında anlaşma yapılmasına rağmen liman işletmeleri anlaşmaya uymuyor. Bunun üzerine greve çıkan işçiler, farklı limanlarda gemilerin yüklenmesini ve kamyonların limanlara girişini durdurdular. Grev, dünyanın en büyük soya ihracatçısı konumundaki Arjantin’de, ülkeye döviz girişinde önemli rol oynayan soya ve diğer gıdaların sevkiyatlarını durma noktasına getirdi. Enflasyon oranının üstünde zam talep eden işçiler, taleplerinin kabul edilmemesi durumunda greve devam edeceklerini belirtiyorlar.

18 Kasım 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler can yakmaya, can almaya devam ediyor. Egemenler teknoloji çağının nimetleriyle keyif sürüyor ama emekçiler açlıktan, yokluktan, salgın hastalıklardan kırılıyor. Dünyada her beş saniyede bir, on yaşın altında bir...
  • Ekonomik kriz derinleşmeye ve dünya işçi sınıfını da nefessiz bırakmaya devam ediyor. Krizi yaratan patronlar sınıfı hava, kara, deniz demeden işçi sınıfının kanını emmeye kararlı görünüyor. İşçi sınıfına yapılan saldırıların bir ayağını denizler ve...
  • Egemenlerin ellerindeki tüm araç ve yöntemleri kullanarak gerçekleri gizlemeye çabaladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyadaki adaletsizliğin ne derece arttığını düşünecek olursak her geçen gün bu çabalarının arttığını da tahmin edebiliriz. Bununla...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik...
  • Bir zamanlar yoksullara çare olan ayçiçeği yağı bugün el yakıyor. Şöyle en ucuzundan 5 litre ayçiçeği yağının fiyatı 72 lira! Oysa insanlığın kadim tecrübeleri ve yapılan araştırmalar sayesinde sağlıklı ve dengeli beslenmede proteinlerle birlikte...
  • “Uzaya çıkabilir miyiz?” sorusu dilden dile herkesin ağzında. Verilen cevaplara gülmemek elde değil. “Bırak abi uzaya çıkmayı, biz koronadan sokağa çıkamıyoruz. Geç kaldık uzaya, biz anca markete çıkarız!” diyenler mi arasınız, “liderimizle biz her...
  • Merhaba arkadaşlar, ben yeni mezun bir rehber öğretmenim. Engelli bireylerimizin eğitim aldığı özel bir rehabilitasyon merkezinde kısa bir süre çalıştım. Malûmunuz eğitimde fırsat eşitsizliği özellikle pandemi koşullarında hepten alıp başını gitti....
  • İnsanların uğrak noktalarından biri olan AVM’lerin sayısı her geçen gün artıyor. Dışarıdan bakıldığında çok şaşaalı duran AVM’lerin iç dünyası maalesef ki düşünüldüğü kadar parlak değil. Uzun süredir AVM’de çalışan bir işçi olarak size birkaç şey...
  • Edebiyatın Türkçe söyleyen büyük ustası Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te hayata gözlerini yumdu. 90 yılı aşan ömründe Anadolu’nun yoksul insanları ile hemhal olan büyük usta, onların acılarını, korkularını, mutluluklarını, cesaretlerini anlatan...
  • İktidar ve avenesi yediklerini, içtiklerini canlı yayınlarda gözümüze sokuyorlar. Ahali, gördüğü yemekler karşısında yutkunadursun kendi saraylarına, malikânelerine, villalarına krizin gölgesi bile uğramaz. Kendileri tok olduğundan “uçuyoruz,...
  • Asgari ücretin belirlenmesini hepimiz dört gözle bekliyorduk. Bunlardan çok bir umudumuz yoktu zaten, bizi yanıltmadılar. “Ekmek yiyorlarsa o zaman aç değiller” diyen zihniyetin bizlere bunları layık göreceği belliydi. 2021’de asgari ücret 2825 lira...
  • 2020, patronlar ve yönetenler için zenginliklerine zenginlik kattıkları, işçilerin alın terini, emeğini arsızca, hoyratça sömürdükleri bir yıl oldu. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, iş kazaları, hak gaspları, yasaklar, intiharlar....
  • Yoksul bir inşaat işçisinin çocuğu olarak büyüdüm. Az çok idare ederdik işte... Tüm yoksulluğumuza rağmen annemin eldeki parayı mümkün olduğunca beslenmemize ayırması bizi hayatta tuttu. Ama bazen işler çığırından çıkardı. Borçlar birikir, bakkal...

UİD-DER Aylık Bülteni