Navigation

Buradasınız

Maltepe Hastanesi İşçilerinden Yürüyüş ve Basın Açıklaması

Sendikalaştıkları için işten çıkarılan Maltepe Üniversitesi Hastanesi işçileri, işe geri dönme talebiyle bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdiler. Yürüyüşte, hastane yönetiminin işten atılmalarla ilgili yayınladığı yazısını da protesto ettiler. İşe sendikalı olarak geri alınma talebini bir kez daha haykırdılar.

DİSK, Genel-İş Anadolu Yakası 1 Nolu Şube, Enerji-Sen, TTB, çeşitli demokratik kitle örgütleri ve UİD-DER’li işçilerin de destek verdiği eylemde, direnişçi işçiler Maltepe Bölge Hastanesi önünde toplandılar. Bir özel hastane olan Bölge Hastanesi çalışanları da direnişçi işçileri alkışlayarak destek verdiler. Maltepe Hastanesi işçilerinin eylemine Ülker fabrikasında direnişte olan işçiler ve Validebağ direnişçileri de destek verdiler.

Kortej halinde yürüyüşe geçen kitle, Maltepe Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca işçilerin işe geri alınması talep edildi, sınıf dayanışması sloganları haykırıldı. Direnişçi işçiler, kötü havaya rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini “Kar Yağsa da Yağmur Yağsa da Maltepe’de Direniş Kazanacak” sloganıyla dile getirdiler.

Yürüyüşün ardından Maltepe Meydanı’nda toplanan kitleye hitaben DİSK Genel Sekreteri ve Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu bir konuşma yaptı. Çerkezoğlu, sendikalaşmak istedikleri için işçileri işten atan hastane yönetimini eleştirdi, atılan işçilerin sendikalı olarak başları dik hastane kapısından tekrar içeri gireceklerini ifade etti.

Direnişçi işçiler adına basın açıklamasını Şehriban Kaya okudu. Direnişçi işçi Şehriban Kaya, Maltepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yayınlanan ve temizlik işlerinin uzman alt işverene verileceğini duyurduğu açıklamasını tekzip etti. İşe alımlarda işten atılanlara öncelik verileceği açıklamasını hatırlatan Kaya, bunun işçinin aynı işçi, yapılan işin aynı iş anlamına geldiğini, fakat işçinin “uzman” alt işveren altında çalıştırılacağı anlamına geldiğini söyledi. Doktorların uzmanlık süreçlerinin meşakkatli olduğunu bildiklerini ifade etti, aralarında 15-18 yıllık işçilerin de olduğunu hatırlattı ve “uzman” taşeronun nasıl uzmanlaştığını sordu. Konuşmasında, taşeronların uzmanlık alanının ucuz işçi çalıştırmak ve sendikal örgütlenmeyi kırmak olduğunun altını çizdi. Taşeronun iş cinayetlerine neden olduğunu ifade eden Kaya, “taşeron ölüm demektir ve taşeron şirkete hasta emanet edilemez” dedi.

Açıklama, taşeron köleliliği dayatmasına itaat edilmeyeceği söylenerek sona erdi. Açıklamanın ardından direnişçi işçiler, konuklarını direniş sarayında (direniş çadırında) ağırladılar.

11 Ocak 2014

Son Eklenenler

  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...
  • Merhaba arkadaşlar. 22 Temmuz günü mücadeleci sınıf sendikacılığının sembol ismi Kemal Türkler’i anmak için UİD-DER’li işçi kardeşlerimle birlikte anmaya katıldım. Mezarlığa gittiğimizde arkadaşlarımın her birinin yüzünde işçi sınıfının...
  • 2012 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkartıldı. Bu kanun ile birlikte işyerlerinin birçoğunda iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu getirildi. Kamu kurumları ve 50’den az işçi çalıştıran işyerleri için uzman ve hekim...

UİD-DER Aylık Bülteni