Navigation

Buradasınız

Neden 1 Mayıs’a Gidiyorum?

Aslına bakacak olursak 1 Mayıs’a gitmemiz için çok sebep var. Ben birkaç tanesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve zaten UİD-DER de bu taleplerle 1 Mayıs’a gidiyor.

Bugün milyonlarca işçinin ortak sorunlarından biri ücretlerin çok düşük olması. Ben ağır sanayide çalışmama rağmen aldığım ücret asgari ücretin az üzerinde. Her ay her şeye zam gelirken nedense sıra biz işçilerin maaşlarına gelince yılda 2 defa komik düzeylerde zam yapılıyor, haliyle her ay maaşlarımız sürekli eriyor. Birçok işçi arkadaşımız birazcık olsun fazla para alabilmek için ya fazla mesailere kalıyor ya da ek iş yapmak zorunda kalıyor. Hatta iş o düzeye gelmiş durumda ki, ustayla ters düşen işçilere fazla mesailere kalmama cezası veriliyor.

Fazla mesailere kalabilmek için kimi işçi arkadaşlarımız ustalara yalvarıyor. Zaten uzun olan iş saatleri, fazla mesailerle uzadıkça uzuyor ve biz işçilere nefes alacağımız zaman kalmıyor. Üç kuruş para için genç yaşta ömrümüz fabrika köşelerinde tozun dumanın içinde eriyip gidiyor. Patron yalakalarının yaptıkları haksızlıklara ses çıkardığımız zaman da soluğu kapı önünde alıyoruz, ya da birçok haksızlığı sineye çekmek zorunda kalıyoruz.

Ücretlerin düşük olması beraberinde fazla mesaileri getiriyor. Bu da iş kazalarını, işçi ölümlerini, fiziksel ve ruhsal yıpranmayı arttırıyor, aile ilişkilerimizi olumsuz etkiliyor.

Yani biz işçilerin 1 Mayıs’a gitmesi ve tüm bu haksızlıklara karşı gücünü birleştirmesi için çok sebep var.

UİD-DER’in düşük ücretlere, uzayan iş saatlerine ve taşeronlaşmaya karşı mücadelesini çok doğru buluyorum ve ben de UİD-DER’le 1 Mayıs’a katılıyorum.

23 Nisan 2015

Son Eklenenler

  • Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, geçen gün katıldığı bir televizyon programında “dolar yükseliyor endişelenmeli miyim?” sorusuna, “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Dolarla işiniz var mı?” sorusuyla yanıt vererek, doların normal...
  • Tüm dünyada sermaye sınıfının ve onun temsilcisi hükümetlerin işçi sınıfına yönelik baskı ve saldırıları hız kesmeden devam ediyor. İşçiler ise “Bıçak Kemiğe Dayandı!” diyor. Baskılara, hak gasplarına, düşük ücretlere ve kötü çalışma koşullarına...
  • İşçilerin sağlığı ve güvenliği yerine patronların kârına öncelik veren sermaye düzeni, işçilerin canını almaya devam ediyor. Siyasi iktidar ise işçilerin canını zerrece umursamıyor, gerekli iş güvenliği önlemlerini almıyor ve sermaye sınıfını...
  • George Orwell “1984” kitabında, bizleri distopik bir dünyayla tanıştırıyor. Yıllardan 1984’tür. Romanın konu edildiği ülke baskıcı bir yönetimin elindedir. “BÜYÜK BİRADER” herkesi izler. Onun dünyasında özgürlük kavramı tam tersini ifade eder,...
  • Ben işimden dolayı gün içerisinde birden çok patron veya işveren temsilcisiyle konuşmak zorunda kalıyorum. Geçenlerde işlemlerini yaptığım bir patron ile aramızda geçen diyalogu sizlere anlatmak istedim. Yüzü beş karış adam, “nasılsınız” dememle...
  • “Kızımın hayalleri vardı, daha yapmak istedikler vardı, onu hayattan kopardılar.” Bu feryat, Pınar’ın bir cani tarafından katledilmesinin ardından acılı babanın haykırışı... Zekiye, Zeynep, Gül, Nurcan, Özgecan, Pınar ve daha ismini saymadığımız...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik verilerini çarpıtmaya ve gerçekleri tepetaklak etmeye devam ediyor. 10 Ağustosta da aynı yöntemi kullanarak işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK, kendisinin icat ettiği sınıflandırmalarla işsizliği olduğundan...
  • 4 Ağustosta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta büyük bir patlama gerçekleşti. Resmi rakamlara göre en az 158 kişi öldü, binlerce insan yaralandı, on binlercesi ise evsiz kaldı. Limandaki bir depoda, hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın yıllardır tutulan...
  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.

UİD-DER Aylık Bülteni