Navigation

Buradasınız

Sincan’da “İşçi Ölümlerine Karşı Örgütlü Mücadeleye” Çalışmaları

Türkiye işçi ölümlerinin çok sık görüldüğü ülkelerin başında yer alıyor. Patronlar arsızca işçi kanıyla saltanat sürmeye devam ediyorlar. Bunun en son örneği 13 Mayısta Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden katliamıdır. Bu cinayette 301 sınıf kardeşimizi sermayenin azgın sömürüsüne kurban verdik. İşçiler daha fazla kâr uğruna kurban ediliyor, işçi ölümleri hız kesmeden devam ediyor!

UİD-DER’de örgütlü olan biz işçiler, 8 Haziran 2014 Pazar günü Sincan’da “Soma Katliamının Hesabını Soracağız!” pankartı açarak emekçilerle buluştuk. İşçi Dayanışması bültenimizle birlikte “İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!” kampanyamızın bildirisini ve UİD-DER’in tanıtan broşürleri işçi ve emekçilere ulaştırdık.

Çalışmalarımızı yürüttüğümüz işçi havzalarından biri olan Sincan’da işçilerin pek çok sorunu var. Bunların başında uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, sendikasızlık, iş kazaları, taşeronlaştırma yer alıyor. İş kazaları ve işçi ölümlerine karşı duyarlılık gösteren emekçiler, bu sisteme karşı bıkkınlıklarını her defasında dile getiriyorlar. İş kazası geçiren işçiler taleplerimize dikkat kesiliyorlar. Meslek hastalığına yakalanan gencecik işçiler, bizlerle tekrar görüşmek için iletişime geçiyorlar. Sendikasız çalıştırılan işçiler sendika istediklerini ifade ediyorlar. Öğrenci kardeşlerimiz de geliyorlar yanımıza. Sincan’da daha önce yaptığımız çalışmalar vesilesiyle bizleri tanıyanlar da çıkıyor karşımıza ve hiç tereddüt etmeden alıyorlar İşçi Dayanışması’nı. Sincan’da çalışmalarımıza daha da yoğunlaşarak devam ediyoruz.

Kapitalist bataklığın dibe vurduğu günümüzde, emperyalist savaşlar, açlık, sefalet, doğanın katliamı, iş kazaları-işçi ölümleri, kadın cinayetleri, işsizlik ve psikolojik travmalarda artış katlanarak devam ediyor. Örgütümüz, yaşamın sadece çalışma ve ölümlerden ibaret olmadığını, işçiler olarak örgütlenir ve sömürüye karşı mücadele edersek dünyanın bütün güzelliklerinden hep beraber faydalanabileceğimizi işçi-emekçilere anlatmaya devam ediyor. Zorlukların üstesinden gelebilmemiz ve daha yaşanılır bir dünya için sizleri UİD-DER’de örgütlenmeye, patronların düzenine karşı mücadeleci işçiler olmaya çağırıyoruz.

Yaşasın UİD-DER, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

11 Haziran 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...