Navigation

Buradasınız

Soma ve Ermenek Maden İşçileri: Artık Yeter! Hakkımızı İstiyoruz!

Soma ve Ermenekli madenciler ödenmeyen tazminat ve ücret alacakları için 54 gündür mücadele ediyor. 2011’de kapatılan Soma’daki Uyar Madencilik’te işten çıkarılan 748 işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile ücretleri 8 yıldır ödenmiyor. Aynı firmada, 14 yıl önce yaşanan maden kazası sonucu iki gözünü kaybeden Ali Kandemir’le iki ayağını kaybeden İdris Sarıkaya da hâlâ iş kazası tazminatlarını alabilmiş değiller. Yine Uyar ailesinin işlettiği Ermenek’te bulunan Has Şekerler Maden Ocağında 28 Ekim 2014 tarihinde yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybeden 18 işçinin ailelerine ödenmesi gereken tazminatlar da, yaşanan katliamın ardından ocağın kapatılması nedeniyle işten çıkartılan maden işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatları da verilmedi. Bunların yanı sıra, Ermenek’teki Özbey ailesine ait Cenne 1 No’lu maden ocağında 13 aydır, Seba Madencilik’te 7 aydır ücretlerini alamayan işçiler ile aynı aileye ait farklı zamanlarda kapatılan Turab, Özkar, Fetih ve Birsa madenlerinde çalışan işçiler de kıdem, ihbar ve ücret alacaklarının mücadelesini veriyorlar.

Soma ve Ermenekli madenciler ödenmeyen tazminat ve ücret alacakları için 54 gündür mücadele ediyor. 2011’de kapatılan Soma’daki Uyar Madencilik’te işten çıkarılan 748 işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile ücretleri 8 yıldır ödenmiyor. Aynı firmada, 14 yıl önce yaşanan maden kazası sonucu iki gözünü kaybeden Ali Kandemir’le iki ayağını kaybeden İdris Sarıkaya da hâlâ iş kazası tazminatlarını alabilmiş değiller. Yine Uyar ailesinin işlettiği Ermenek’te bulunan Has Şekerler Maden Ocağında 28 Ekim 2014 tarihinde yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybeden 18 işçinin ailelerine ödenmesi gereken tazminatlar da, yaşanan katliamın ardından ocağın kapatılması nedeniyle işten çıkartılan maden işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatları da verilmedi. Bunların yanı sıra, Ermenek’teki Özbey ailesine ait Cenne 1 No’lu maden ocağında 13 aydır, Seba Madencilik’te 7 aydır ücretlerini alamayan işçiler ile aynı aileye ait farklı zamanlarda kapatılan Turab, Özkar, Fetih ve Birsa madenlerinde çalışan işçiler de kıdem, ihbar ve ücret alacaklarının mücadelesini veriyorlar.

Mağduriyetlerinin giderilmesi için Enerji Bakanlığından TKİ Genel Müdürlüğüne kadar çalmadık kapı bırakmadıklarını, ama bir sonuç alamadıklarını belirten işçiler, taleplerinin karşılanması amacıyla 12 Ekimde Soma ve Ermenek’ten eş zamanlı olarak Ankara’ya yürüyüş başlattılar. Ancak polis ve jandarmanın saldırısıyla karşılaştılar. Soma Mezarlığında önleri kesilen işçiler, burada 5 gün oturma eylemi yaptıktan sonra yürüyüşlerine devam ederek Salihli’ye geldiler. Salihli’ye geldikleri gece çadırları basılarak gözaltına alındılar, 7 saat boyunca gözaltında tutuldular. Bu süreçte Cenne ocağında direnen Ermenekli işçiler, daha sonra direnişlerini Güneyyurt Beldesi meydanına taşıyarak burada oturma eylemine başladılar.

Madencilere yapılan saldırı ve gözaltının tepki toplaması, işçilerin mücadeledeki kararlılıkları karşısında AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin 21 Ekimde madencilerle bir görüşme gerçekleştirerek 10 gün içinde somut çözüm sözü vermek zorunda kaldı. Bu görüşmenin ardından Uyar Madencilik işçileri Soma’ya dönmeyerek, verilen çözüm sözü tutuluncaya dek direnişlerine Manisa Kırkağaç Çamlığında çadır kurarak devam etme kararı aldılar. 22 Ekimde Cenne ve Seba madencilerinin maaşları yatırıldı ancak kalan alacakları ve diğer ocaklardaki işçilerin alacakları ödenmedi.

23 Ekim günü Güneyyurt meydanında bir basın açıklaması yapan işçiler, Özbey ailesinin işçilerin alacakları ödenmiş gibi açıklamalar yapmasına tepki gösterdiler. Bağımsız Maden-İş basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu haklı taleplerimiz için verdiğimiz mücadele sonucu merkez ocakta yani Cenne1 ocağında maaşlarını alamayan arkadaşlarımızın dün itibariyle maaşları yatırıldı. Fakat hala Turab ve Özkar’dan 50’den fazla arkadaşımızın 4-5 aylık maaşları ödenmedi, maaşları yatan arkadaşlarımızın ise BES kesintileri, yıllık izin ve fazla mesai ücretleri ödenmedi, yani paraları eksik yatırıldı. Maaşlar yatırıldı diyenler yalan söylüyor. Pandemi döneminde yani işten atılmaların yasaklandığı dönemde 31 arkadaşımız haklarını aradıkları için tazminatsız işten çıkarıldı ve bir kuruş tazminat alamadılar. Sorunlar çözüldü diyenler yalan söylüyor.”

İşçiler, maden ocaklarını işleten Uyar ve Özbey ailelerine iktidar tarafından koruma kalkanı oluşturulurken kendilerinin hak arama mücadelesinin engellenmesine, karalamalarla seslerinin kısılmaya çalışılmasına da tepkililer. Basın açıklaması sırasında işçilerin yaptığı konuşmalar bu tepkinin ifadesiydi.  İşçilerden biri şöyle seslendi Özbeylere ve iktidara:  “Bize diyor ya tazminat haram, işsizlik parası haram. Ben de diyorum ki komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir. Haksızlığı görüp de ses çıkarmayan dilsiz şeytandır. Bizim mücadelemizi itibarsızlaştırmak istiyorlar. Biz insanları buraya keyfi toplamadık. Millet aç, aç! Bizim karşımıza engelleri çıkaran devlete soruyorum: Niye bir kişiye hesap soramıyorsunuz? Bu bir kişi devletten üstün mü?”

Ermenek’teki maden katliamında hayatını kaybeden 18 madenciden biri olan Osman Çoksöyler’in eşi Şadiye Çoksöyler ise “Hukuka başvurun dediler, başvurduk. Nerede Türkiye’nin adaleti? Çocuğumun biri beşikte 3 aylıktı, biri 5 yaşındaydı. O zaman bize her konuda arkanızdayız dediler, ama o günden sonra kapımızı çalan olmadı. Ben kimseden sadaka istemiyorum. Ben hakkımız olan tazminatı istiyorum. Benim eşim 29 yaşındaydı, diri diri gömdüler. 18 aileyi yok ettiler bu Uyarlar, Özbeyler. Yeter artık milleti sömürdükleri!” diyerek isyan etti yaşanan adaletsizliğe.

Akşam saatlerinde tekrar bir açıklama yapan Ermenekli işçiler, pazartesi günü saat 17.00’a kadar Güneyyurt meydanındaki oturma eylemine devam edeceklerini, müzakerelerden bir sonuç çıkmazsa ne olursa olsun Ankara’ya yürümeye kararlı olduklarını söylediler. İşçilerin talepleri şunlar:

  • Maaşlarını alamayan arkadaşlarımızın maaşları derhal ödensin.
  • Tüm Tazminat mağdurlarının tazminatları ödensin.
  • BES kesintileri ödensin.
  • Madenlerde gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği koşulları yerine getirilsin.
  • İşten atılan işçiler derhal geri alınsın.
24 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde Ekim Devriminin 103. yıldönümünde uidder.org’da yayınlanan “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” programını heyecanla, coşkuyla takip ettik. Bu programı takip ederken sık sık içinde yaşadığımız sistemi, koşulları, Ekim Devrimi...
  • Dünyanın ve ülkemizin içinden geçmekte olduğu salgın hastalık süreci, birçok alanda olduğu gibi eğitim ve öğretim alanını da sekteye uğrattı. Milyonlarca öğrenci gibi ben de bu “yeni düzene” uyum sağlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığımı...
  • Kriz ve koronavirüs salgınıyla birlikte tüm dünyada işçi ve emekçilerin yaşam ve çalışma koşulları daha da zorlaştı. Bu süreçten en çok etkilenenler ise sağlık emekçileri oldu. Egemenler yeterli güvenlik önlemlerini almıyor, yeterli işçi...
  • Ekonomik krizin etkilerini en ağır biçimiyle yaşadığımız malumunuz. Tablo gittikçe kötüleşiyor. Haklarımıza dönük saldırıların dozunu arttıran egemenler bir kez daha krizden çıkışın faturasını işçi sınıfına kesiyorlar. İlk olarak koronavirüs salgını...
  • “Evde kal” derler, ama kalamayız. İşçi işine gitmezse aç kalır, hasta olan hastaneye gitmezse ayağına ne doktor gelir ne yurtdışına uçup tedavisini yaptırabilir. Hastanedeyim. O sürekli tekrar ettikleri “maske, mesafe, hijyen” üçlüsünden maske...
  • Evvel zamanlardan birinde, bir çiftlikte duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paket açtıklarını gördü. “İçinde yiyecek mi var?” derken, bir baktı ki paketten çıkan bir fare kapanıydı. Hemen bahçeye koşup alarm verdi: “...
  • Pandemi sürecinde siyasi iktidarın ve patronların salgını nasıl kullandıklarını, önlem alma konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunu defalarca gördük, görmeye de devam ediyoruz. Temizlik-mesafe-maske söylemini dillerinden düşürmezken, bağışıklık...
  • Ben bir işçiyim / Soyum belki Spartaküs/ Bilmem belki de Bedreddinlere uzanır./ Çalışırım yaşamak için/ Yarını görmek için bugün çalışmam gerek./ Yarının bugün gibi olmaması için / Bugün çalışmam gerek.
  • Bugün 18 Kasım, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde oldukça önemli yer tutan bir grevin, Netaş Grevinin 34. Yıldönümü… Darbenin zifiri karanlığının topluma kanser gibi yayıldığı bir dönemde, cesaretin, kararlılığın ve inanmışlığın hikâyesini...
  • Tüm dünyada işçi sınıfının çalışma koşulları ağırlaşıyor, koronavirüs işçi haklarına saldırıların bahanesi olarak kullanılıyor. Temel kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin tüm ülkelerde kısıldıkça kısılması sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlarda tam bir...
  • Öncelikle “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” akışında emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. İşçi sınıfının mücadele saflarına yeni katılan ve sınıf bilincine sahip olmayan çalışan genç bir işçiyim. Yapılan bu çalışma benim için hem çok...
  • Haftalardır tazminat ve ücret alacakları için mücadele eden Soma ve Ermenek madencileri 17 Kasımda bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. İşçiler basın açıklaması sırasında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp çözüm sözü almalarının ardından...
  • Emekçiler olarak yaşam koşullarının giderek ağırlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Patronların ve iktidarın dozu sürekli artan saldırılarına maruz kalıyoruz. Haklarımız yeni yasalarla ve uygulamalarla elimizden alınıyor. Yoksulluk, işsizlik artıyor,...

UİD-DER Aylık Bülteni