Navigation

Buradasınız

Tüm Dünyada İşçiler 1 Mayıs’ta Alanlardaydı

1 Mayıs’ta Türkiye’de olduğu gibi dünyanın dört bir yanda da milyonlarca işçi, krize ve yoksulluğa karşı alanlara inerek patronlar sınıfına öfkelerini haykırdılar ve işçi sınıfının uluslararası dayanışmasını sergilediler.

Fransa’da 300 farklı yerleşim yerinde yapılan kitlesel mitinglerde, 1 milyondan fazla işçi sokakları sloganlarıyla inletti. Paris sokaklarında döviz ve pankartlarıyla 165 bin işçi yürüdü. Fransız işçiler Sarkozy’ye ateş püskürdüler ve “Bankerler için ödeme yapmayacağız!” dediler.

Avrupa’nın en yüksek işsizlik oranına sahip ülkesi olan İspanya’da da kitlesel yürüyüşler gerçekleştirildi. Madrid’de yapılan 1 Mayıs kutlamalarına 65 bin işçi katıldı.

İtalya’da geçtiğimiz ay yaşanan depremde yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Sendika liderleri de, en yüksek kayıp veren L’Aquila kasabasında, depremin ardından işsiz kalan binlerce insan ile dayanışma örneği sergileyerek 1 Mayıs gösterilerini orada gerçekleştirdiler.

Yunanistan’da başkent Atina’da 6000 kişi yürüdü. Aralık ayında bir çocuğun katledilmesinin ardından yükselen protesto eylemlerinden korkan Yunan hükümeti Atina sokaklarına 4000 polis yığmıştı.

Almanya’nın birçok şehrinde 1 Mayıs dolayısıyla 400 ayrı gösteri ve yürüyüş organize edildi. Sri Lanka hükümeti tarafından sınır dışı edilen yaklaşık 1000 Tamilli de gösterilere katılarak hükümetin bu zalim tutumunu protesto etti. Almanya’da da Türkiye’deki gibi göstericilere polis saldırdı. Berlin’de ve Hamburg şehirlerinde çatışmalar yaşandı.

Rusya’da Moskova meydanında Rus Komünist Partisi ve sendikaların önderliğinde düzenlenen gösterilere 25 bin kişi katıldı. Karl Marx’ın heykelini taşıyan göstericiler, hükümetin istifa etmesini talep ettiler. Polis, St. Petersburg şehrinde 120 göstericiyi tutukladı.

Filipinler’de 7000 işçi toplanarak Manila’daki ABD Büyükelçiliğine doğru yürüyüşe geçtiler. Göstericiler Başbakanın işsizlere yaptığı “orduya katılın” teklifini protesto ettiler. Filipinler’de yoksulluk her geçen gün biraz daha artıyor. Bir ailenin günlük harcaması 922 peso iken asgari ücret 382 pesoyu geçmiyor.

Güney Koreli işçiler meydanlarda iş güvencesi talebini yükseltirken, Tayvan ve Japonya’da da işçi sınıfı sokaklardaydı.

Hindistan’da Yeni Delhi’de düzenlenen mitingde işsizlik ve ücret kesintileri protesto edildi. Kalküta’da da işçiler 1 Mayıs yürüyüşleri düzenlediler. Mitinglerde, emperyalizm ve Hindistan’ın dış politikası da protesto edildi.

1 Mayıs tüm dünyada 7’den 70’e işçilerin taleplerini ve özlemlerini haykırdıkları bir gündür. Vahşi kapitalizm işçi sınıfının her bir üyesine, bebek, çocuk, genç, yaşlı demeden saldırıyor. Sri Lanka’da bir işçi çocuğu, parasız eğitim talebini, hazırladığı bir dövizle 1 Mayıs meydanlarında dile getiriyor: “Tarlalarda çocuk işçi olmak değil, okula gidebilmek istiyorum!”

2 Mayıs 2009

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...
  • Bütün aile güzel bir akşam yemeği için hazırlık yapıyorsunuz. Aldığınız maaştan arta kalan az miktarda para ile market, pazar yaptınız. Bütçenizi zorlamayacak en uygun gıdaları aldınız. Et yemeği çok masraflı olduğu için, akşam yemeğinde sebzeden...
  • Sonunda bu da oldu. Yoklukta sabretmesi öğütlendiği halde vatandaşlardan birinin sabredemeyip “evimize ekmek götüremiyoruz” demesi üzerine bu lafı çok abartılı bulduğunu söyledi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Sonra da yanında getirdiği çay poşetlerinden...
  • Geçtiğimiz günlerde şampiyonlar ligi başladı. Benim çalıştığım fabrikada erkek işçiler çoğunlukta. Haliyle bu bazı sohbetlerde belirleyici oluyor. Nasıl mı? Örneğin mola saatinde çay içtiğimiz alanda ya da yemekhanede söz dönüp dolaşıp hangi takımın...
  • Derdimizi bir yakınımıza açtığımızda bize bugünlerin gelip geçeceğini, sabırlı olmamız gerektiğini söyler. Bu son derece insani bir durumdur. Peki, türlü vaatlerle iktidara yerleşen ve ülkeyi yönetenler, bizlere “sabredin” diyenler? Koronavirüs...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Dünya devletleri, ekonomik krizi üretenlere yani patronlar sınıfına sınırsız destekler sunuyor, vergi borçlarını siliyor ve düşük kredilerle destekliyor. Biz işçi sınıfına ise yüksek enflasyon, işsizlik, açlık ve...

UİD-DER Aylık Bülteni