Navigation

Buradasınız

İşçiler Haksız Savaşa Karşı

(16.09.2015)

Televizyonlarda savaş kışkırtılıyor, milliyetçilik arttırılıyor. Türk ve Kürtler birbirine düşürülmek isteniyor. Bizler aynı mahallerde, aynı işyerlerinde, aynı kahvelerde olan, birlikte yaşayan insanlarız. Bizler bugüne değin dostluk ve beraberlik içinde yaşadık ve bundan sonra da yaşamaya devam...

(14.09.2015)

AKP seçimde tek parti olarak hükümet kuramayınca bir anda ülkeyi savaşa ve kaosa sürükledi. Bir yanda işçi ve emekçi çocuklarının askerden cenazeleri dönerken, diğer yandan da tırmandırılan milliyetçilikle Türk ve Kürt işçi-emekçiler birbirine düşmanlaştırılmak isteniyor.

(14.09.2015)

Son dönemlerde her sabah “şehit” haberleri ve Kürt halkına yapılan katliam haberleriyle uyanıyoruz. Egemenler kendi çıkarları için bizi ölüme gönderiyorlar. Milliyetçiliği yükseltiyor, kardeşi kardeşe kırdırtıyorlar.

(12.09.2015)

Benim bir akrabam askerde “şehit” oldu. Benim yaşıtımdı ve ben onu çok severdim. Ondan sonra ben bu öfkeyle Kürtlerden nefret etmeye başladım. Kürtlere “terörist” gözüyle bakıyordum. Yozgatlı milliyetçi fikirleri savunan bir bölgede yetiştiğim için de başka bir şey düşünemiyordum.

(12.09.2015)

Hepimiz evlerimizde televizyon izlerken üzülüyoruz. Tepki duyuyoruz ama evden dışarı çıktığımızda komşumuzla bu haklı öfkemizi paylaşıyor muyuz? Benim aklım hep dolu ve komşularımla bu haksız ve kirli savaşı konuşuyorum.

(11.09.2015)

Bu çocuklar bizim çocuklarımız, kıyıya vuran da bizim insanlığımız. Bu zulme nereye ve ne zamana kadar sessiz kalacağız? Savaş çığırtkanlığı yapanların küçücük çocukları zalimce katletmelerine sessiz mi kalacağız? Vicdanlarımızı bu kadar mı körelttiler?

(11.09.2015)

Bugün bu toprakların her köşesinde yoksul ailelerin feryatları yükseliyor. Anneler, babalar, kardeşler ölüm haberleriyle sarsılıyor, derin travmalar yaşıyorlar. Bu kirli savaşa karşı tepkilerini ve öfkelerini kusuyorlar.

(11.09.2015)

7 Haziran seçimlerinden istediği sonucu alamayan AKP hükümeti ve Erdoğan kirli bir savaşın fitilini ateşlediler. Bu haksız savaşta çocuklarını, kardeşlerini, eşlerini kaybeden aileler acı içinde feryat ediyor ve bu savaşı başlatanlara tepkilerini ortaya koyuyorlar.

(09.09.2015)

Geçen gün haberlerde kıyıya vuran bir çocuğun cansız bedenini gördük. Aylan Kurdi’nin cesedinin görüntüsü herkesi derinden sarstı. Savaşın soğuk yüzü bu kez karşımıza bir çocuğun cansız bedeni üzerinden çıkmıştı.

(09.09.2015)

Her tarafta savaş tamtamlarının çaldığı bir süreçten geçiyoruz. Ben de bu süreci bir taraftan üzüntü, bir taraftan korku ve endişe ile takip ediyorum. Üzülüyorum çünkü işçi sınıfının, emekçilerin çocukları birer ikişer bu haksız savaşta katlediliyor.

(08.09.2015)

Sarıgazi Demokrasi Caddesinde UİD-DER’li işçiler olarak, egemenlerin çıkarları için dökecek kanımız olmadığını bir kez daha haykırdık. Gerek içeride gerekse de dışarıda yürütülen haksız ve emperyalist savaşın bizim savaşımız olmadığını işçi-emekçilere anlattık.

(08.09.2015)

Bize döktürdükleri gözyaşları kaç dolar milyarderi yarattı? İş cinayetlerinde ölen işçi kardeşlerimiz üzerinden kimler trilyonlar kazandı? Şimdi de kirli emelleri için yarattıkları savaşta bizim çocuklarımız ölüyor.

(08.09.2015)

Egemenler geçmişten beri kendi çıkarları için savaş çıkarmaktadır. Egemenlerin savaşları hiç bir zaman bize bir şey kazandırmamıştır. Savaş her zaman arkasında gözü yaşlı analar, harabeler ve küçücük çocukların cansız bedenlerini bırakmıştır.

(07.09.2015)

Savaş yoksulların çocuklarının canını almaya devam ediyor. UİD-DER’li işçiler olarak, milliyetçilik zehrinin işçi ve emekçilere aşılanmaya çalışıldığı günümüzde, işçilerin birliğine ve halkların kardeşliğine duyduğumuz inançla mücadelemize devam ediyoruz.

(06.09.2015)

Ben iki çocuk annesi bir anneyim. Çocuklarımın biri ortaokula, diğeri ilkokula gidiyor. Ama şimdiden askerlik zamanını düşünmeye başladım. Ben çocuklarımı askere göndermeyeceğim. Her gün gençlerin ölüm haberi geliyor, yüreğimiz yanıyor.

(05.09.2015)

Ben Türk kökenli bir işçi olarak artık savaş istemiyorum. Bir çocuğum var ve onu askere göndermek istemiyorum. Kürt halkına yönelik başlatılan bu kirli savaşta yer almak istemiyoruz. Doğudaki halk da bizim halkımız, kardeşimiz.

(04.09.2015)

Birçok fabrikada haklarımız için mücadele ederken, nasıl bir araya gelip her dilden, milletten kardeşlerimizle yan yana duruyorsak; şimdi de gün yine o gündür! Biz işçileri birbirimize kırdıracak, düşman edecek hiçbir neden olamaz!

(04.09.2015)

Savaşın yarattığı acıları, yıkımı; bu toprakların tanıklık ettiği savaşlardan birisinden bahseden “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” romanından bazı alıntılar aktararak anlatmak istiyorum.

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...