Navigation

Buradasınız

İşçiler Haksız Savaşa Karşı

(16.09.2015)

Sermaye sahipleri ve sözcüleri halkı kandırmaya çalışırken, Avrupa’nın ilerici işçi ve emekçileri göçmenleri bağrına basıyor ve sınırların açılmasını talep ediyorlar. Almanya’da, Yunanistan’da, İngiltere’de ve daha pek çok Avrupa ülkesinde on binlerce kişi mültecilerle dayanışma için yürüdü.

(16.09.2015)

Televizyonlarda savaş kışkırtılıyor, milliyetçilik arttırılıyor. Türk ve Kürtler birbirine düşürülmek isteniyor. Bizler aynı mahallerde, aynı işyerlerinde, aynı kahvelerde olan, birlikte yaşayan insanlarız. Bizler bugüne değin dostluk ve beraberlik içinde yaşadık ve bundan sonra da yaşamaya devam...

(14.09.2015)

AKP seçimde tek parti olarak hükümet kuramayınca bir anda ülkeyi savaşa ve kaosa sürükledi. Bir yanda işçi ve emekçi çocuklarının askerden cenazeleri dönerken, diğer yandan da tırmandırılan milliyetçilikle Türk ve Kürt işçi-emekçiler birbirine düşmanlaştırılmak isteniyor.

(14.09.2015)

Son dönemlerde her sabah “şehit” haberleri ve Kürt halkına yapılan katliam haberleriyle uyanıyoruz. Egemenler kendi çıkarları için bizi ölüme gönderiyorlar. Milliyetçiliği yükseltiyor, kardeşi kardeşe kırdırtıyorlar.

(12.09.2015)

Benim bir akrabam askerde “şehit” oldu. Benim yaşıtımdı ve ben onu çok severdim. Ondan sonra ben bu öfkeyle Kürtlerden nefret etmeye başladım. Kürtlere “terörist” gözüyle bakıyordum. Yozgatlı milliyetçi fikirleri savunan bir bölgede yetiştiğim için de başka bir şey düşünemiyordum.

(12.09.2015)

Hepimiz evlerimizde televizyon izlerken üzülüyoruz. Tepki duyuyoruz ama evden dışarı çıktığımızda komşumuzla bu haklı öfkemizi paylaşıyor muyuz? Benim aklım hep dolu ve komşularımla bu haksız ve kirli savaşı konuşuyorum.

(11.09.2015)

Bu çocuklar bizim çocuklarımız, kıyıya vuran da bizim insanlığımız. Bu zulme nereye ve ne zamana kadar sessiz kalacağız? Savaş çığırtkanlığı yapanların küçücük çocukları zalimce katletmelerine sessiz mi kalacağız? Vicdanlarımızı bu kadar mı körelttiler?

(11.09.2015)

Bugün bu toprakların her köşesinde yoksul ailelerin feryatları yükseliyor. Anneler, babalar, kardeşler ölüm haberleriyle sarsılıyor, derin travmalar yaşıyorlar. Bu kirli savaşa karşı tepkilerini ve öfkelerini kusuyorlar.

(11.09.2015)

7 Haziran seçimlerinden istediği sonucu alamayan AKP hükümeti ve Erdoğan kirli bir savaşın fitilini ateşlediler. Bu haksız savaşta çocuklarını, kardeşlerini, eşlerini kaybeden aileler acı içinde feryat ediyor ve bu savaşı başlatanlara tepkilerini ortaya koyuyorlar.

(09.09.2015)

Geçen gün haberlerde kıyıya vuran bir çocuğun cansız bedenini gördük. Aylan Kurdi’nin cesedinin görüntüsü herkesi derinden sarstı. Savaşın soğuk yüzü bu kez karşımıza bir çocuğun cansız bedeni üzerinden çıkmıştı.

(09.09.2015)

Her tarafta savaş tamtamlarının çaldığı bir süreçten geçiyoruz. Ben de bu süreci bir taraftan üzüntü, bir taraftan korku ve endişe ile takip ediyorum. Üzülüyorum çünkü işçi sınıfının, emekçilerin çocukları birer ikişer bu haksız savaşta katlediliyor.

(08.09.2015)

Sarıgazi Demokrasi Caddesinde UİD-DER’li işçiler olarak, egemenlerin çıkarları için dökecek kanımız olmadığını bir kez daha haykırdık. Gerek içeride gerekse de dışarıda yürütülen haksız ve emperyalist savaşın bizim savaşımız olmadığını işçi-emekçilere anlattık.

(08.09.2015)

Bize döktürdükleri gözyaşları kaç dolar milyarderi yarattı? İş cinayetlerinde ölen işçi kardeşlerimiz üzerinden kimler trilyonlar kazandı? Şimdi de kirli emelleri için yarattıkları savaşta bizim çocuklarımız ölüyor.

(08.09.2015)

Egemenler geçmişten beri kendi çıkarları için savaş çıkarmaktadır. Egemenlerin savaşları hiç bir zaman bize bir şey kazandırmamıştır. Savaş her zaman arkasında gözü yaşlı analar, harabeler ve küçücük çocukların cansız bedenlerini bırakmıştır.

(07.09.2015)

Savaş yoksulların çocuklarının canını almaya devam ediyor. UİD-DER’li işçiler olarak, milliyetçilik zehrinin işçi ve emekçilere aşılanmaya çalışıldığı günümüzde, işçilerin birliğine ve halkların kardeşliğine duyduğumuz inançla mücadelemize devam ediyoruz.

(06.09.2015)

Ben iki çocuk annesi bir anneyim. Çocuklarımın biri ortaokula, diğeri ilkokula gidiyor. Ama şimdiden askerlik zamanını düşünmeye başladım. Ben çocuklarımı askere göndermeyeceğim. Her gün gençlerin ölüm haberi geliyor, yüreğimiz yanıyor.

(05.09.2015)

Ben Türk kökenli bir işçi olarak artık savaş istemiyorum. Bir çocuğum var ve onu askere göndermek istemiyorum. Kürt halkına yönelik başlatılan bu kirli savaşta yer almak istemiyoruz. Doğudaki halk da bizim halkımız, kardeşimiz.

(04.09.2015)

Birçok fabrikada haklarımız için mücadele ederken, nasıl bir araya gelip her dilden, milletten kardeşlerimizle yan yana duruyorsak; şimdi de gün yine o gündür! Biz işçileri birbirimize kırdıracak, düşman edecek hiçbir neden olamaz!

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...