Navigation

Buradasınız

Emek Şiirleri

(15.07.2011)

Her akşam yorgun işten dönerken

Görürdüm onu yolumda ben

Düşürmüştü gönlüme bir sızı

(15.06.2011)

Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?/ Kitaplar yalnız kralların adını yazar./ Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?/ Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,/ Kim yapmış Babil’i her seferinde?/ Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar/ Altınlar içinde yüzen Lima’nın?/

(15.05.2011)

Denizde bir bulutun öldürdüğü/ Japon balıkçısı genç bir adamdı./ Dostlarından dinledim bu türküyü/ Pasifik'te sapsarı bir akşamdı./

(15.04.2011)

Günlerin bugün getirdiği/ Baskı, zulüm ve kandır/ Ancak bu böyle gitmez/ Sömürü devam etmez/ Yepyeni bir hayat gelir/ Bizde ve her yerde/

(15.03.2011)

Ne güzel şey kardeşler/ Haykırmak göklere/ Dağlarımın koynundan/ Hep birlikte/ Kartal kadar yırtıcı/ Bülbül gibi yumuşak/ Ve sizinle var olmak…/

(15.02.2011)

Yürürken biz, yürürken günün güzelliğinde,/ Karanlık mutfaklara, gri fabrika kuytularına,/ Dokunur apansız çıkan güneşin tüm parlaklığı,/ Ve duyar insanlar bizim şarkımızı: Ekmek ve Güller! Ekmek ve Güller!/

(08.02.2011)

aynı kapılardan aynı sokaklara çıkıyoruz./ güneş,/ herhangi birimize daha cömert değil./ yıldızlar,/ birimiz için parlamıyor sadece./ toprak ana cömert olabildiğince./

(15.12.2010)

Aşksız ve paramparçaydı yaşam/ bir inancın yüceliğinde buldum seni/ bir kavganın güzelliğinde sevdim./ bitmedi daha sürüyor o kavga/ ve sürecek/ yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!/

(15.11.2010)

Salkım salkım tan yelleri estiğinde/ Mavi patiskaları yırtan gemilerinle/ Uzaktan seni düşünürüm İstanbul/ Binbir direkli Halicinde akşam/ Adalarında bahar/ Süleymaniyende güneş/ Hey sen güzelsin kavgamızın şehri/

(15.10.2010)

Bütün taşlar gibi vekarlı,/ hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,/ bütün yük hayvanları gibi battal, ağır/ ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz./ Arılar gibi hünerli hafif,/ sütlü memeler gibi yüklü,/ tabiat gibi cesur/ ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında...

(15.09.2010)

Kendi ellerimizle gönlümüzce/ bir yaşam yarattığımızda kendimize/ bahçelerimizde açacak gelinciğimiz/ bahar rüzgârlarıyla ışıldarken çiçeklerimiz/ yanımıza gelecek/ on sekiz yaşlarında yaşamı yarım bırakıp gidenlerimiz…

(15.08.2010)

Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı/ yağmurun,/ Bulutların rüzgarla sökün ettiği./ Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla/ gelmez;/ Onu bulup getiren insanlardır./ Duman tüten topraktan bahar boyunca,/ Dökülüp yükselir birden gökyüzü./ Ama barış ağaç değil, ot değil ki/ yeşersin:/

(15.07.2010)

Eti geçti/ duydun mu/ bıçak kemikte/ duymadınsa duy artık/ behey allahın kulu/ bıçak kemikte/ duy da silkin n’olursun/ bu ne biçim uyku bu/ bıçak kemikte/

(15.06.2010)

Onlar,/ Toprakların, suların ve cevherlerin,/ Okyanuslar aşan gemilerin,/ Ve kan revan tersanelerin,/ Fabrikaların, işliklerin/ Ve toplu mezar madenlerinin/ sahipleri./

(15.05.2010)

Onlar ki toprakta karınca,/ suda balık,/ havada kuş kadar/ çokturlar;/ korkak,/ cesur,/ câhil,/ hakîm/ ve çocukturlar/ ve kahreden/ yaratan ki onlardır,/ destanımızda yalnız onların maceraları vardır./

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...