Navigation

Buradasınız

TÜMTİS 30. Olağan Genel Kurulu

Türk-İş’e bağlı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) 30. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. 20-21 Nisan tarihlerinde Petrol-İş sendikasının İstanbul’daki genel merkezinde bulunan konferans salonunda yapılan Genel Kurul’da, hak gasplarına karşı mücadeleyi büyütme vurgusu öne çıktı.

Türk-İş’e bağlı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) 30. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. 20-21 Nisan tarihlerinde Petrol-İş sendikasının İstanbul’daki genel merkezinde bulunan konferans salonunda yapılan Genel Kurul’da, hak gasplarına karşı mücadeleyi büyütme vurgusu öne çıktı.

Tüm dünyada işçi ve emekçilerin haklarına dönük saldırıların olduğunu belirten TÜMTİS Başkanı Kenan Öztürk, Türkiye’deki durumun da bundan bağımsız ve farksız olmadığını belirtti. Türkiye’de bir ekonomik kriz yaşandığını ve bu krizin faturasının da emekçilere ödetildiğini ifade eden Öztürk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı “reform paketi”nin içinden daha fazla hak gaspı çıktığını vurguladı. Öztürk, işçi ve emekçilerin vergi yükünün arttırılmasından kıdem tazminatı fonu oluşturularak bu hakkın ortadan kaldırılmasına ve zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) getirilmesine varana kadar işçi sınıfının yeni saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Tüm sendikalara çağrıda bulunan Öztürk, bu saldırılar karşısında göstermelik tutumlar sergilemek yerine tok ve kararlı bir duruş sergilemek gerektiğinin altını çizdi. Kazanılmış haklardan en ufak bir taviz verilmemesi gerektiğini söyleyen Öztürk, işçi sınıfının önünde 1 Mayıs olduğunu belirterek mümkün olan en kitlesel biçimde sendikaları, tüm işçi ve emekçileri alanlara çıkıp bu saldırıları püskürtmeye çağırdı.

Çeşitli işyerlerinden gelen delegeler ve sendika yöneticileri de yaptıkları konuşmalarda kıdem tazminatına ilişkin gasp planları ve zorunlu BES başta olmak üzere çeşitli sorunlar karşısında mücadele çağrısı yaptı. Kıdem tazminatının işçiler için iş güvencesi olduğunu, kazanılmış bir hak olduğunu belirten konuşmacılar, zorunlu BES uygulamasının da kabul edilemez olduğunu belirttiler. Ekonomik krizin sonuçlarından emeklilikte yaşa takılanların yaşadığı sorunlara, düşük ücretlerden vergi yükünün ağırlaştırılmasına kadar çeşitli sorunlara değinen konuşmacılar, 1 Mayıs’ın bu saldırılara karşı güçlü bir cevap vermesi açısından bir fırsat olduğunu belirttiler. Konuşmalar boyunca “Kıdeme Uzanan Eller Kırılsın”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!” sloganları atıldı!

Genel Kurul’da, işçi sınıfının birliğinin sağlanması ve mücadelenin büyütülmesi için çalışan UİD-DER’in gönderdiği mesaj da okundu.

“Vergi reformu adı altında ekonomik krizin faturasının işçi sınıfına ödetilmek istendiği, sınıfımızın en önemli kazanımlarından kıdem tazminatının gasp edilmeye çalışıldığı, siyasal ve sosyal haklara saldırıların arttığı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde işçilerin mücadele örgütleri olan sendikalara büyük iş düşmektedir. Bu saldırılar ancak tabanın inisiyatif sahibi olduğu, sınıf sendikacılığının hakim olduğu bir anlayışla mücadele edilirse göğüslenebilir. Önümüz 1 Mayıs. İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın kitlesel ve birleşik olarak kutlanması, sermayenin saldırılarına karşı güçlü bir cevap olacaktır. TÜMTİS üyesi mücadeleci taşıma işçisi kardeşlerimizi ve TÜMTİS sendika yöneticilerini en içten sınıf dayanışma duygularımızla selamlıyor, başarılı bir genel kurul olmasını diliyoruz.

Yaşasın Sınıf Dayanışması!

Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!”

TÜMTİS Genel Kurulu’ndan, hakları için mücadele eden Güney Kore DHL Express işçilerine “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!” sloganı eşliğinde destek mesajı gönderildi. Yapılan seçimler sonucunda eski yönetim yeniden seçildi.

21 Nisan 2019

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Tekgıda-İş Sendikasına üye olmalarının ardından işten atılan ve işlerine geri dönmek için uzun soluklu direnişlerini devam ettiren Cargill işçileri, 10 haftalık eylem planlarının yedinci haftasında bir basın açıklaması düzenlediler. Cargill işçileri...
  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...

UİD-DER Aylık Bülteni