Navigation

Buradasınız

Yeni Yıl İşten Çıkarmalarla Başladı

Yeni yılla birlikte işten atmalar da hızlandı. Özellikle belediye ve madenlerde çalışan işçiler, kışın ortasında işsizliğe terk edildiler. İşten atılan işçilerin çoğu taşeron şirketlerde çalışıyor. İşten atmaların yoğunlaşması işsizler ordusunu da büyütüyor. Resmi verilere göre, şu an itibariyle işsizlerin sayısı 3 milyonu geçmiş durumda. Öyle gözüküyor ki, önümüzdeki dönemde bu sayı daha da artacak.

HEMA 500 işçiyi daha işten attı

Zonguldak Ereğli’ye bağlı Kandilli beldesinde üretim yapan HEMA Kömür İşletmeleri, maden ocağını kapatma kararı almış ve 150 işçiyi işten çıkarmıştı. 850 işçiyi işten atacağını açıklayan şirket, yeni yılda 500 işçiyi daha işten attı. İşten atmalarla birlikte Kandilli ekonomisinin darbe alacağı belirtilirken, işsizliğe terk edilen yüzlerce işçi öfkeli. Geçtiğimiz günlerde madene inen 500 işçi, işten atmaları protesto etmek amacıyla direnişe geçmiş ve madenden dışarı çıkmamıştı. Ancak işçilerin örgütsüzlüğü burada da kendini göstermiş ve yalnız kalan işçiler, çeşitli vaatler üzerine madeni terk etmişlerdi.

AKP’li İlkadım Belediyesi 500 işçi işten çıkardı

Samsun’un AKP’li İlkadım Belediyesi’nde taşeron olarak çalışan yaklaşık 500 işçi, gece yarısı işten atıldıklarını öğrendiler. Yeni yıla girmeye hazırlanan işçiler, “sözleşmeniz sona ermiştir yenileme yapılmayacaktır” mesajıyla işten atıldılar.

30 Mart seçimleri için düzenlediği mitinglerde konuşan AKP’li Başkan Erdoğan Tok, “Kimsenin ekmeği ile oynamayacağız” diyerek işten atma olmayacağı yönünde söz vermişti. Ancak sermaye partisinin belediye başkanı, kendi sözünü yalayıp yuttu ve 500 işçiyi kışın ortasında işsizliğe terk etti.

Taşeron Karayolları işçileri işsiz

Karayolları 6. Niğde Otoyol Bakım İşletme Şefliğinde çalışan 20 işçi, yeni yılda işten atıldı. Üç ayrı taşeron şirkette çalışan işçiler, Yargıtay’ın “Karayollarında çalışan işçiler ana işi yapmaktadırlar, kadrolu sayılmalıdırlar” yönünde aldığı kararın uygulanmasını beklerken sokağa atıldılar. Sosyal haklardan yoksun olan taşeron işçileri, asgari ücretle çalışıyorlardı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işçi kıyımı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştiraki olduğu İSTAÇ firması, 13 yıldır İstanbul Avrupa Yakasında çöp taşıma işini yapan Ceynak adlı taşeron firmanın ihaleyi kaybetmesi üzerine, toplam 4 istasyonda çalışan 130 işçiyi işten attı.

İBB Atık Yönetim Müdürlüğüne bağlı çalışan taşeron işçiler, ağır ve riskli koşullarda günde 12 saat çalışıyor ve düşük ücret alıyorlar. İhalenin yenilenmesi ve şirketin değişmesiyle daha iyi koşullar hayal eden işçiler, kendilerini işsiz buldular. İşten atılan işçilerin yerine yeni işçilerin alması da tepki topladı. Çöp Aktarma İstasyonlarında çalışan işçiler, AKP’nin kendi yandaşlarını işe yerleştirdiğini dile getiriyorlar. Düşük ücret karşılığında ve ağır koşullarda çalışmak üzere işe alınan işçilere; “iş verdik, AKP’ye şükür edin” denecek.

Çiğli Belediyesinde 10 işçi işen atıldı

İzmir’in CHP’li Çiğli Belediyesi’nden çalışan ve Genel-İş üyesi olan 15 işçi işten çıkarıldı. İşten atmaları protesto eden Genel-İş 5 Nolu Şube Başkanı Naci Çetin ve işçiler, birlikte belediye binası önünde bir açıklama yaptılar. Çetin, Belediye Başkanı Hasan Arslan’ın 2015 yılına girerken bir taraftan huzur ve sağlık için mesaj yayınladığını ama öte taraftan işçileri işsizliğe terk ettiğini ifade etti. “İşçiyi işten atmanın haklı bir gerekçesi olamaz. Bu arkadaşlarımız ortalama 10 yıldır hizmet eden çalışan arkadaşlarımız. İş barışını korumanın yolu bu değildir. En kısa sürede bu yanlıştan geri dönülmesini istiyoruz” diyen Çetin, Belediye Başkanı ile görüşeceklerini dile getirdi. İşçiler, işten atılan arkadaşları işe alınmadığı takdirde iş bırakacaklarını duyurdular.
3 Ocak 2015

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Tekgıda-İş Sendikasına üye olmalarının ardından işten atılan ve işlerine geri dönmek için uzun soluklu direnişlerini devam ettiren Cargill işçileri, 10 haftalık eylem planlarının yedinci haftasında bir basın açıklaması düzenlediler. Cargill işçileri...
  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...

UİD-DER Aylık Bülteni