Navigation

Buradasınız

UİD-DER İşçi Tiyatrosuna Gittim ve Tahminlerimin Ne Kadar Yetersiz Olduğunu Gördüm

[img_assist|nid=8754|title=|desc=|link=none|align=right|width=351|height=235]Merhaba kardeşler, ben her ne kadar bir yerde işçi olarak çalışmasam da, kendi işimi yapıyor olsam da, sosyalizme giden yolun örgütlü işçi sınıfı mücadelesinden geçtiğini bilerek ve kapitalist sistemin tüm pisliklerini, kötülüklerini görerek, işçi arkadaşlarımla ve UİD-DER’li işçilerle dayanışma içinde olmaktan gurur duyuyorum. Bu sürece de elimden geldiği kadar katkıda bulunmak istiyorum. Çocuklarımıza eşit, adil ve sömürüsüz bir dünya bırakmak için izlenecek yolun bu olduğunu biliyorum. Ayrıca bizim gibi küçük işletme sahibi ve ticaretle uğraşan kişiler de büyük patronların, holdinglerin, egemen sınıfın işçisi durumundadır. Biz de onlara çalışıyoruz sonuçta. Benim işçi arkadaşlarımın büyük bir bölümünden maddi olarak biraz daha yüksek gelirli olmam bu sistemin insanlık dışı ve sömürü üzerine kurulu bir sistem olduğunu görmeme engel değildir. Olmayacaktır da. Yeter ki etrafımızı saran, her fırsatta içimize kadar işlemeye can atan, örgütsüz işçi sınıfını da pençesine almaya çalışan “küçük burjuva zihniyeti” tehlikesi ile mücadele edelim. İşçi sınıfı örgütlü olduğunda yapamayacağı hiçbir şey yok. Sınıfın sorunlarına doğru yaklaşım, sendikalaşma, patrona karşı hakkını aramak vb., bunların işçi sınıfının örgütlü mücadelesi ile olacağını ve olduğunu görüyoruz. Bir de şu var ki, kültür-sanat faaliyetleri işçi sınıfı elinde olduğu zaman çok daha güzel ve çok daha eğitici, öğretici olmaktadır.

17 Ekimde UİD-DER İşçi Tiyatrosunun hazırladığı gösterime gittim. Güzel olacağını, beni özlemini duyduğumuz diyarlara götüreceğini, coşkulu geçeceğini tahmin ediyordum. Ama tahminlerimin ne kadar yetersiz ve sınırlı olduğunu gördüm. Oyuncular sanki konservatuar mezunu kırk yıllık tiyatro oyuncuları. Oyunların kurgusu, akışı, hele oyun esnasında arka fondaki projeksiyon, ekrandaki oyunun öncesi ve sonrasını gösteren görüntüler eşliğinde devam etmesi o kadar güzel olmuş ki. Kaç kez içimden gelerek güldüm, kaç kez ağlamamak için kendimi zorladım. Gözyaşlarım boğazıma aktı, sanki duygularım boğazımda düğümlendi. İşçi arkadaşlarımızın neler başarabileceğini, hem de burjuvaziye göre elimizdeki kısıtlı imkânlarla neler yapabileceğini bir kez daha görmüş olduk. Zaten dünyamızda ne varsa, ev, araba, telefon, bilgisayar, gemi, uçak vs. tüm nesneleri üreten, yapan işçi sınıfı değil mi? Tiyatronun işçi sınıfının elinde olduğu zaman nasıl da birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma ve coşku yarattığını görmüş olduk. Hepinize, tüm emeği geçenlere teşekkürler. Yazıma beni çok etkileyen, çok anlamlı bulduğum bir sloganla son vermek istiyorum;

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

18 Ekim 2010

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz