Navigation

Buradasınız

1 Mayıs’a Giderken Emekçi Kadınlar Anlatıyor

Vahide, 41 yaşında, büro işçisi

Yıllardır çalışıyorum ve çocuğumu tek başıma büyüttüm. Uzun yıllar sonra bankadan aldığım kredi yardımıyla bir ev aldım. Ancak maaşımın çok büyük bir kısmı kredi taksidine gidiyor. Ben de mecburen ek iş arıyorum. Ancak çok uzun saatler çalıştığımız için ek iş de bulamıyorum. Zaten eve gittikten sonra yemek, bulaşık derken zaman geçiveriyor ve yeterince dinlenemeden tekrar işe gelmek zorunda kalıyorum. İhtiyaçlarımı karşılayabileceğim bir ücret alıyor olsaydım ek iş aramak zorunda kalmazdım. Bu nedenle ben hem iş saatlerinin kısaltılması hem de ücretlerin yükseltilmesi talebiyle 1 Mayıs’a katılacağım.

Sevda, 27 yaşında, dağıtım işçisi

Düşük ücretli, ağır bir işte çalışıyorum. Her şeyden önce ücretlerin yükseltilmesini talep ediyorum. Çalıştığım işyerinde 200 erkek, 12 kadın işçi çalışıyoruz. 30 kiloluk çuvalları erkeklere değil, ezik gördükleri, susturabildikleri biz kadınlara kaldırtıyorlar. Biz de örgütlü olmadığımız için mecburen kabul etmek zorunda kalıyoruz. Sesimizi çıkaramıyoruz, susturuluyoruz. Bu yüzden “kadınların susturulmasına hayır!” demek için 1 Mayıs’a katılacağım. Ablam 3,5 aylık hamileyken kocasından gördüğü şiddet sonucu bebeğini kaybetti. Gördüğü şiddetin gerekçesi ise kocasından izinsiz hastaneye gitmesiydi. Bu nedenle kadına şiddetin bir sembolü olarak ablamın resmini taşıyarak “kadına şiddete hayır!” diye haykırmak için de 1 Mayıs’a katılacağım.

Eda, 25 yaşında, tekstil işçisi

10 yıldan fazladır bu sektörde çalışıyorum. Yaptığım işten kaynaklı Ankilozan spondilit (omurilik iltihabı) ve boyunda kamburluk teşhisi kondu. Fakat henüz meslek hastalığı olarak tanımlanmadı. Emeklilik için gerekli çalışma süresinin uzunluğundan dolayı sağlığımı kaybetmekten ve geleceğimden kaygı duyuyorum. Emeklilik yaşının aşağı çekilmesi ve meslek hastalıklarının tanımlanması talebiyle 1 Mayıs’a geliyorum.

Burcu, 29 yaşında, büro işçisi

Şu an çalıştığım işyerinde çalışma saatleri 08.30-18.30 olmasına rağmen akşam 19.30’dan önce çıkamıyoruz. Üstelik Cumartesi günleri de 15.00-16.00’ya kadar çalışmak zorundayız. Buna karşılık fazla mesai ücreti de almıyoruz. Görevim muhasebe olduğu halde alanım dışında başka işler yapmak zorunda da kalıyorum. Yani iki kişinin işini bir kişiye yüklemiş oluyorlar. Bu nedenle uzun çalışma saatlerine ve fazla iş yüküne karşı durmak için 1 Mayıs’a geliyorum.

Duygu, 27 yaşında, üniversite mezunu işsiz

Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Mezun olduğumdan beri, yani yaklaşık 1,5 yıldır işsizim. İngilizce, Fransızca ve biraz da Rusça biliyorum. Buna rağmen iş başvurularında “biz deneyimli eleman arıyoruz” denilerek reddediliyorum. Çalışmadan nasıl deneyim kazanabilirim ki! Öğretmenlik ataması da yapılmıyor. Özel okullarda öğretmenlik yapabilmem için de formasyon şartı aranıyor. Formasyon için de 5 bin-10 bin lira arası ücret ödemeniz gerekiyor. 5 yıl boyunca eğitim aldım. Emeğimin karşılığını istiyorum. Ya atamam yapılsın ya da alanımla ilgili bir iş bulup çalışmak istiyorum. Devlet bize “Fransız” kalmasın artık! Ben bu yıl benim için en yakıcı sorun olan “bütün işsizlere iş” talebiyle 1 Mayıs’a katılıyorum.

Dünya, 32 yaşında

1 Mayıs’a gidince çok mutlu oluyorum. Kendimi güçlü hissediyorum. Bir kadın ve emekçi olarak hakkımı arayabildiğim yer olarak görüyorum. Çünkü ben 1 Mayıslara katılmaya başladıktan sonra hakkımı aramayı ve kendimi ifade etmeyi öğrendim. Her gidişimde bir şey öğreniyorum. Bence 1 Mayıs’a çocuk, yaşlı, erkek, kadın herkes katılmalı. Hatta ailece katılmalı. Örneğin ben 5 yaşındaki oğlum ve eşimle beraber katılıyorum. Bu sene kadın arkadaşlarımı da çağıracağım. Ben şu anda çalışmıyorum. Bir ev emekçisi olarak yaptığım iş, iş olarak görülmüyor. Bu nedenle bu sene 1 Mayıs’a “ben de varım, ben de emekçiyim” demek için katılacağım. Evde çalışan kadının emeğine saygı talebiyle alanda olacağım.

Hastanede çalışan bir taşeron işçi

Güvencesiz çalışmak istemiyorum. Ben bir taşeron işçisiyim ve taşeronun kaldırılmasını istiyorum. Adana’da iş cinayetine daha 13 yaşında bir insanın kurban edilmesini, bir çocuğun bu şekilde ölmesini vicdanım kabul etmiyor. (Konuşurken karşısında oturan 14 yaşındaki oğluna baktı ve gözlerinden yaşlar akmaya başladı). Acaba o patron kendi çocuğunun o şekilde ölmesini ister miydi? Kadın işçiler olarak, anneler olarak bunların yaşanmaması için 1 Mayıs’ta alanda yerimizi almalıyız.

Bir ev kadını

Kadınlar eşleri, babaları, ağabeyleri tarafından sürekli baskı altındalar ve şiddete maruz kalan çok sayıda kadın var. Özellikle ev kadınlarında şiddete maruz kalan ve buna karşı bir şey yapamayan kadın çok fazla. Ben 1 Mayıs’a kadına yönelik şiddetin son bulması için gideceğim. Şiddete uğrayan kadınlar kocalarından kaçıp, ailelerinin yanına sığınmak zorunda kalmamalı, kadınların başvurabileceği kurumlar ya da barınabilecekleri yerler olmalı.

Sevda, ev kadını

Kadınların ikinci cins olmasının ortadan kaldırılması ve kadınların şiddete maruz kalmaması için 1 MAYIS alanında olmamız lazım!

Akife, büro işçisi

Bizler için 1 Mayıs alanı kendi sıkıntılarımızı dile getirmek için bir fırsat. Taleplerimizden bir tanesi kadına yönelik şiddete dur demek! Diğer bir talebimiz ise şu olmalı: İster kadın olsun ister erkek tüm emekçilerin emeklerinin karşılığını alması ve çalışma koşullarımızın düzeltilmesi olmalıdır. Ben bu talepler için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağım.

10 Nisan 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...