Buradasınız
25 Kasımda Kamu Emekçileri Ülke Çapında Grevdeydi

Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı için ve 2010 yılı için öngörülen %2,5+2,5’luk zammı protesto etmek amacıyla Türkiye çapında on binlerce kamu emekçisi KESK ve Kamu-Sen’in çağrısıyla iş bıraktı. Adana’dan Ankara’ya, İstanbul’dan İzmir’e kadar ülkenin dört bir yanındaki demiryolu hatlarında tren seferleri durdu, hastanelerde, postanelerde, okulların ve hatta camilerin bir bölümünde hizmet verilmedi, uçak seferlerinde aksamalar yaşandı. Onlarca kentte pek çok sektörden on binlerce kamu çalışanı alanlara çıkarak taleplerini ve tepkilerini dile getirirken, binlercesi de işyerleri önünde düzenledikleri eylemlerle seslerini duyurdular.
Bu eylemlerin en büyüğü, İstanbul’daki kamu çalışanlarının Beyazıt Meydanı’nda düzenledikleri miting oldu. Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında trenlerin çalışmadığı, birçok okulda öğretmenlerin derslere girmediği, hastanelerin acil servisleri dışında sağlık hizmetinin verilmediği İstanbul’da, Anadolu yakasından yola çıkan kamu emekçilerinin buluşma noktası Sirkeci Garı oldu. Avrupa yakasındaki kamu emekçileri ise Çapa Tıp Fakültesi önünde bir araya geldiler. Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu da pankart ve dövizleriyle kamu emekçilerine destek verenler arasındaydı.
Atılan sloganlar ve çekilen halayların ardından iki koldan tramvay hattı üzerinden Beyazıt Meydanı’na doğru harekete geçildi. Çapa’da korteje girmek isteyen CHP’liler, emekçiler tarafından engellenerek kortej dışına çıkarıldı. Çapa yürüyüş kolu, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi önüne geldiği sırada polis barikat kurup yürüyüşe engel olmak istediyse de emekçilerin kararlı duruşu karşısında barikatı kaldırmak zorunda kaldı. Laleli’de DİSK korteji ile İstanbul Üniversitesi’nde boykotta olan öğrenciler de yürüyüş koluna katıldılar.
İşçiler, coşkulu geçen yürüyüş boyunca taleplerini sloganlarla dile getirdiler. İstanbul Üniversitesi öğrencileri ve öğretim görevlileri de Beyazıt kapısından alana çıktılar. Ana kapıya “Bu İş yerinde Grev Var” pankartının asıldığı İstanbul Üniversitesi tarihi binasında, pankartın indirilmesini isteyen özel güvenlikle kısa bir sürtüşme yaşandı. Polis bu sırada okulun içine girdi. Fakat kitlenin direnmesi sayesinde pankart eylemin sonuna kadar yerinde kaldı. Bütün kortejlerin alana girmesiyle konuşmalar yapılmaya başlandı. Beyazıt Meydanı işçilerin pankartları, flamaları ve dövizleriyle renklendi.
Alanda konuşma yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, greve katılmayan tek sendika olan Memur-Sen’i ve grevin yasal olmadığını söyleyerek işçileri tehdit eden Başbakan ile İstanbul Valisini eleştirdi. “Teğet geçti” denilen kriz nedeniyle, kamu çalışanlarıyla birlikte tüm insanların mağdur olmaması için taleplerde bulunduklarını, ancak hiçbirinin dikkate alınmadığını belirtti. Anayasa tartışmalarına da değinen Sami Evren, emekçi düşmanları tarafından yapılan 12 Eylül Anayasasının ancak alanları dolduran emekçiler tarafından ortadan kaldırılabileceğini ifade etti. Grup Yorum’un türküleri ve halaylarıyla devam eden eylem, atılan sloganlarla sona erdi.
Grevin kitlesel mitingle taçlandırıldığı bir diğer kent ise, binlerce kamu çalışanının iş bıraktığı Ankara idi. Hastaneler, vergi daireleri, postaneler, tren garları, belediyeler başta olmak üzere pek çok kamu kuruluşunda iş durduruldu.
KESK’e bağlı işçiler saat 11’den itibaren Ziya Gökalp Caddesinde toplanmaya başladılar. Yaklaşık 10 bin işçinin katıldığı mitingde KESK’li işçilere, Türk-İş’e bağlı işçiler, öğrenciler, çeşitli demokratik kitle örgütleri ve DTP de destek verdi.
Miting esnasında polis, işçilere destek vermek isteyen ve civardaki bir köprüye asılan pankartların indirilmesine karşı çıkan öğrencilere ve onları savunan işçilere gaz bombalarıyla saldırdı. Bu saldırı sırasında bazı işçiler yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
İzmir’de de kamu çalışanları çeşitli işyerlerinde iş bırakarak, işyeri önlerinde taleplerini dile getirdiler. Ne var ki Konak Meydanında düzenlenen mitinge katılım birkaç bin işçiyle sınırlı kaldı.
Adana, Zonguldak, Tunceli, Bursa, Trabzon, Kayseri, Eskişehir, Antakya, Mersin gibi daha kitlesel eylemlerin yapıldığı kentler başta olmak üzere, grev çok sayıda ilde mitingler ve çeşitli eylemler eşliğinde gerçekleştirildi.
Kamu çalışanları düzenledikleri ortak grevle seslerini tüm ülkeye duyurmayı ve hükümete güçlü bir uyarıda bulunmayı başardılar. Hükümetin tehditlerine boyun eğmediler ve istediklerinde hayatı durdurabileceklerini dosta düşmana gösterdiler.
- İşçiler Sendika Düşmanlığına Karşı Mücadele Ediyor
- Omsa Metal İşçileri Sendika Hakları İçin Direnişte
- Cam İşçileri Grevde, İzBB İşçilerinin Direnişi Sonuç Verdi
- Sefalet Zammı Dayatmasına, İşten Atmalara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Soygun Değil de Ne?
- İzmir’de Grevci İşçiler Sefalet Dayatmasına Hayır Dedi
- DYO Boya Grevi Kazanımla Sonuçlandı
- İşçiler, Emekliler Sefalet Dayatmasına Karşı Mücadeleyi Büyütüyor
- Buca Belediye İşçilerinin Anlattıkları
- Çiğli Belediyesinde İşten Atılan Kadın İşçilerin Mücadelesi Sürüyor
- Kamu Emekçileri, Öğretmenler, İşçiler Mücadele Ediyor
- Polonez İşçilerine Selam Olsun
- Bize Ekmek Yoksa Size Pasta Yok!
- Buca Belediyesi İşçileri Ücret Gaspına Karşı İş Bıraktı
- Hak Gasplarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Reckitt İşçilerinin Grevi Kararlılıkla Sürüyor
- İzmir Belediye İşçilerinin Grevi Bitti Ama Grev Nefreti Bitmedi
- Bayramın Üçüncü Gününde KRT İşçileriyle Dayanışma
- KRT Çalışanlarından Eylem
- Reckitt Benckiser Grevcilerini Ziyaret Ettik
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...