Navigation

Buradasınız

Adalet İsteyen Nijeryalı Emekçiler İktidarı Sarstı

Nijeryalı emekçiler, 1992’de Özel Hırsızlıkla Mücadele Birimi (SARS) adıyla kurulan polis teşkilatının dağıtılması için 7 Ekimde sokaklara döküldü. Emekçiler yıllardır SARS biriminin keyfi tutuklamalarına, saldırılarına, yolsuzluklarına ve cinayetlerine tepkiliydi. Ancak Delta eyaletinde bir gencin SARS polisleri tarafından öldürülmesi ve görüntülerin yayılması bardağı taşırdı. Ülkenin en büyük şehirlerinden biri olan Lagos ve başkent Abuja’da başlayan gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı. Nijeryalı yoksul emekçiler sivilleri öldüren polislerin yargılanmasını, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını talep ettiler.

Nijeryalı emekçiler, 1992’de Özel Hırsızlıkla Mücadele Birimi (SARS) adıyla kurulan polis teşkilatının dağıtılması için 7 Ekimde sokaklara döküldü. Emekçiler yıllardır SARS biriminin keyfi tutuklamalarına, saldırılarına, yolsuzluklarına ve cinayetlerine tepkiliydi. Ancak Delta eyaletinde bir gencin SARS polisleri tarafından öldürülmesi ve görüntülerin yayılması bardağı taşırdı. Ülkenin en büyük şehirlerinden biri olan Lagos ve başkent Abuja’da başlayan gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı. Nijeryalı yoksul emekçiler sivilleri öldüren polislerin yargılanmasını, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını talep ettiler. Protestoların büyümesi üzerine Devlet Başkanı Muhammadu Buhari, 11 Ekimde SARS birimini lağvettiğini açıkladı ancak emekçilerin öfkesini dindiremedi.

Özellikle gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşen eylemlerde talepler de hızla büyüdü. Gençler anti-demokratik yönetimin değişmesini, eğitim ve sağlık sistemlerinin geliştirilmesini ve iş olanaklarının arttırılmasını istiyor. Buna karşılık asker ve polis şiddetiyle bastırılmak istenen eylemler 20 Ekimde kana bulandı. Lagos’taki protestolarda gençlerin üzerine ateş açılması nedeniyle en az 70 kişi hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı. Lagos, Rivers ve Delta şehirlerinde sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Devlet yetkilileri tüm polis güçlerinin eylemleri bastırmak için devreye sokulduğunu açıkladı. Ancak baskı ve yasaklara rağmen emekçiler mücadeleye devam ediyorlar. Çünkü işsizlik ve yoksulluk en büyük sorun olmaya devam ediyor. Nüfusu 200 milyonu aşan ülkede gençlerin %70’i işsiz. Koronavirüs gerekçesiyle getirilen kısıtlamalar ise yoksulluğu daha da derinleştirdi. Afrika kıtasının en verimli topraklarına, yer altı zenginliklerine sahip ülkesi olan Nijerya’da emekçi halkın %40’ı açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiş durumda. Nijerya doğalgaz rezerv büyüklüğü olarak dünyanın 9. büyük ülkesi ancak doğalgaz zengini olmak emekçilerin yoksulluğuna çare olmuyor. Kaynaklar zengini daha zengin etmek için kullanılıyor, gelir eşitsizliği büyüyor. 94 milyon Nijeryalı günde 2 doların altında bir gelirle yaşıyor. İşte bu eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı işçi gençler mücadeleye devam ediyorlar.

2 Kasım 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Kocaeli Şekerpınar’daki Migros deposunda çalışan işçiler, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası DGD-SEN’e üye olmuşlardı. Önce ücretsiz izin silahını kullanan patron, haklarını arayan işçileri...
  • Tekirdağ/Çorlu’da faaliyet gösteren Tekgıda-İş sendikasının örgütlü olduğu Fransa sermayeli Bel Karper’de işçiler hakları için mücadele ediyor. Sendikal faaliyetlerinden ötürü baştemsilcinin işten atılması, 12 işçinin ise ücretsiz izne çıkarılması...
  • Mart ayında koronavirüs hayatımıza gireli bir yıl olacak. Bu bir yıl yine patronlara yarayıp emekçilere zehir oldu. Bu süreci öyle bir kullandılar ki rahatça örgütsüz insanları yalanlarına inandırabildiler ve hâlâ da devam ediyorlar. Öncelikle tüm...
  • 3 Mart 1992, karaelmas diyarı Zonguldak ve 263 madenci… Bundan tam 29 yıl önce Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) İncirharmanı Maden Ocağı, 263 madencinin toplu mezarına dönüştü. Gece vardiyası henüz birkaç saat önce...
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 9. maddesine göre işveren, iş akdi sona eren işçinin durumunu 10 gün içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. İş akdinin hangi gerekçeyle sona erdiği bir kod ile belirtilir. Her kodun...
  • “Bir bankadaki küçük memuriyetimden çıkarıldıktan sonra –neden çıkarıldığımı hâlâ bilemiyorum, bana sadece tasarruf için dediler, fakat haftasına yerime adam aldılar– Ankara’da uzun müddet iş aradım…” İşte Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna”...
  • Koronavirüs salgınının başından beri birçok işyeri sözde önlemler alarak işçileri dibine kadar sömürmeye devam ediyor. Sözde bizim sağlığımız her şeyden önemliymiş. Sağlığımızı her şeyden çok önemseyen işyerlerinden biri de benim çalıştığım...
  • Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler can yakmaya, can almaya devam ediyor. Egemenler teknoloji çağının nimetleriyle keyif sürüyor ama emekçiler açlıktan, yokluktan, salgın hastalıklardan kırılıyor. Dünyada her beş saniyede bir, on yaşın altında bir...
  • Ekonomik kriz derinleşmeye ve dünya işçi sınıfını da nefessiz bırakmaya devam ediyor. Krizi yaratan patronlar sınıfı hava, kara, deniz demeden işçi sınıfının kanını emmeye kararlı görünüyor. İşçi sınıfına yapılan saldırıların bir ayağını denizler ve...
  • Egemenlerin ellerindeki tüm araç ve yöntemleri kullanarak gerçekleri gizlemeye çabaladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyadaki adaletsizliğin ne derece arttığını düşünecek olursak her geçen gün bu çabalarının arttığını da tahmin edebiliriz. Bununla...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik...
  • Bir zamanlar yoksullara çare olan ayçiçeği yağı bugün el yakıyor. Şöyle en ucuzundan 5 litre ayçiçeği yağının fiyatı 72 lira! Oysa insanlığın kadim tecrübeleri ve yapılan araştırmalar sayesinde sağlıklı ve dengeli beslenmede proteinlerle birlikte...
  • “Uzaya çıkabilir miyiz?” sorusu dilden dile herkesin ağzında. Verilen cevaplara gülmemek elde değil. “Bırak abi uzaya çıkmayı, biz koronadan sokağa çıkamıyoruz. Geç kaldık uzaya, biz anca markete çıkarız!” diyenler mi arasınız, “liderimizle biz her...

UİD-DER Aylık Bülteni