Navigation

Buradasınız

Bir Ekim Daha Bizi Bekliyor

Tarih bir kez daha Ekim Devriminin biz işçiler için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ağır yaşam koşullarına boyun eğmek istemeyen Rus işçiler, “üreten biziz, yöneten de biz olacağız” şiarıyla kendi komitelerini kurarak, Bolşevik Parti ve Lenin önderliğinde, patronları alaşağı edip iktidarı ele geçirmişlerdi 1917 Ekiminde.

Biz işçilerin böyle bir tarihten örnek alması ve ders çıkarması gerekiyor. Bugün hiçbirimizin yaşam koşulları yediğimiz kuru ekmekten öteye geçmiyor. Hiçbir işçi kardeşim zannetmesin ki kendi ülkemiz dışındaki ülkelerde durum çok farklıdır. 1917 Ekim Devrimi döneminde de sadece Rus işçilerinin yaşam koşulları kötü değildi, bütün dünyada durum aynıydı. O dönemde de güzel ve mutlu bir hayat için işçilerin ayaklanmaları dünyanın birçok ülkesinde vardı. Bugün nasıl sorunlarımız, yaşam koşullarının ağırlığı kendi ülkemizde olduğu gibi diğer ülkelerde de aynıysa, bunu düzeltecek olan da 1917’de Rus işçilerinin yaptığı gibi bizlerin elindedir. İşyerlerimizdeki herhangi bir sorunu bile (örneğin yemek) bir araya gelip örgütlenerek çözmemiz gerekiyorsa, yaptığımız üretimin yönetimini patronun elinden çekip almak da daha fazla örgütlenip çaba sarf etmemize bağlıdır. Rus işçileri o dönemde örgütlenmiş ve işyerlerinin yönetimini ele geçirmişler, kendi komitelerini (sovyetlerini) kurmuşlar ve kendi devletlerini kurmuşlardır. Bugün de kendi sorunlarımızı topyekun ortadan kaldırmamızın yolu patronları ve onların devletlerini ortadan kaldırmaktan geçmiyor mu? Yoksa sorunlarımızın başka yerden mi kaynaklandığını düşünüyoruz? O zaman yaşadığımız hayata iyice bir göz atalım. Yaşadığımız sorunların çözümü için bütün işçi kardeşlerimi UİD-DER’e örgütlenmeye davet ediyorum. Yaşasın işçilerin uluslararası örgütlü mücadelesi!

Duyuyor musun ayak seslerini

Ayak seslerini fabrikalardan çıkanların

Duyuyor musun kazma seslerini

Yerin derinliklerinde

Duyuyor musun kumaş diken ellerin

Çıkardığı hışırtıyı

Duyuyor musun inşaatta çalışanın

Atölyede çalışanın

Çekiç seslerine, matkap seslerine, makine seslerine karışan şarkısını

Duyuyor musun taşıma işçilerinin yük kaldırırken aktarma merkezlerinde

Kaslarındaki çatırtıyı

Duyuyor musun proje çizenlerin

Beyinlerindeki çınlamayı

Bugün 1917 Ekim Devriminin 93. yıldönümü

UİD-DER’de Ekim şenliği var

Biz bunları yaşadığımızı bilelim, duyalım, görelim

Bir Ekim daha bizi bekliyor

Biz patronlara karşı örgütlü bir adım daha attıkça

Bir Ekim daha bizi bekliyor

DÜN ERKENDİ, YARIN GEÇ, GÜN BUGÜNDÜR şiarıyla

7 Kasım 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...