Navigation

Buradasınız

Cargill İşçisi Yalnız Değildir!

Merhaba dostlar,

UİD-DER’li bir işçi olarak bir direniş ziyaretinde hissettiğim yeni duyguları paylaşmak istiyorum sizlerle. Ben UİD-DER çatısı altında sınıf dayanışmasının ve örgütlü olmanın önemini öğreniyorum. Gerek İşçi Dayanışması gazetesi, gerek internet sitesinde yayınlanan okur mektupları, gerekse de derneğimizdeki diğer işçi kardeşlerimizin anlattıkları ile gücümüzü biliyoruz, hissediyoruz. Uzunca zamandır bültenimizde ve internet sitemizde Cargill direnişi ile ilgili çıkan haberleri yakından takip ediyorum. Cargill işçileri anayasal hakları olan sendikalı çalışmayı istedikleri ve bunun için örgütlendikleri için işten çıkarılmışlardı. Ancak örgütlülüğün verdiği güç ile o günden sonra “Çocuklar iyi yaşasın diye babalar direniyor” diyerek direnişe geçtiler. 15 ayın sonunda mahkeme tarafından işe iadeleri istendi. Ama sömürücü Cargill yönetimi mahkemenin bu kararına dahi saygı göstermedi. Tek taleplerinin işlerine geri dönmek olduğunu belirten ve kar kış, yağmur çamur demeden direnmeye devam eden Cargill işçileri direnişlerini Cargill yönetim binasının olduğu Ataşehir’e taşıdılar. Direnişlerinin 500. gününde bir basın açıklaması yapan Cargill işçilerine biz UİD-DER’li işçiler de o gün sloganlarımızla destek verdik.

Orada bulunduğumuz anlar benim için çok değerli anlardı çünkü ilk defa bir direniş alanına gidiyordum. “Cargill işçisi yalnız değildir!” diye haykırarak onlara doğru ilerlerken, onların da büyük bir coşkuyla “Yaşasın sınıf dayanışması!” diye haykırması çok anlamlıydı. Kadın, erkek ve çocuklarla direniş alanı, gerçekten güçlü ve sımsıkı bağlarla bağlanmış bir aile gibiydi. Cargill işçileri aileleriyle birlikte direnişteydiler. Direnişçi işçilerle yaptığımız sohbetlerde yaşadıkları deneyimden, taleplerinden ve verdikleri mücadelenin başka işçilere de örnek olduğundan söz ettiler. Direnişçi işçilerden biri “Biz diğer işçilere de örnek olmak istiyoruz. İnsanlar bu yola girerken ‘bakın Cargill işçisi 500 günden fazla direndi!’ diyecekler” diyerek şimdiden kazandıklarını söyledi. Bir başka direnişçi işçi ise patronların örgütlü işçiden ne kadar çok korktuklarını, işçilerin bir araya gelmemesi için yapmayacakları şey olmadığını anlattı. Kısacası orada gördüğüm şey tüm zorluklara rağmen haklı mücadelesinden vazgeçmeyen, kazanacaklarına yürekten inanan mücadeleci işçilerdi!

Bugün her yerde patronlar tatlı kârlarından olmamak için işçilerin örgütlenmesini, birlik olmasını engellemeye çalışıyorlar. Biz ne kadar dağınıksak o kadar çok haklarımızı gasp ediyor, yasal haklarımızı dahi kullanmamızı engelliyorlar. O yüzden biz işçiler fabrikalarımızda, mahallelerimizde, bulunduğumuz ve yaşadığımız her yerde örgütlenmeli ve gücümüzün büyüklüğünün farkına varmalıyız. Cargill işçileri bunun için çok anlamlı bir adım attılar. Onlara bir kez daha başarılar diliyor, direnişlerini yürekten selamlıyorum.

6 Eylül 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Şubat ayının ilk haftasında Âdem Yarıcı adlı işçi, Hatay Valiliği önünde “çocuklarım aç” diyerek kendini ateşe verdi ve hastaneye götürülürken hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce olmayan şeyler oluyor. İşsizlik ve yoksulluğun pençesinde kıvranan...
  • Değerli arkadaşlar, sizlere bu mektubu yazmamdaki amacım, fabrikamda yaşadığım ama aslında işçi sınıfının tümünü ilgilendiren örgütsüzlüğün bizleri ne hale düşürdüğünü göstermektir. Metal sektöründe çalışıyorum. Eşim, çocuklarımızın küçük olmasından...
  • Aylardır beklediğimiz metal işçilerinin toplu iş sözleşmesi istenmeyen bir sonuçla bitirilmiş oldu. Sözleşme süresince çeşitli fabrikalardan arkadaşlarla ve yakınlarımla fikir alışverişi yapıyorduk. Gelinen nokta ne yazık ki mücadeleci bir...
  • Ekonomik kriz ve onun yarattığı işsizlik başta olmak üzere kapitalizmin türlü sonuçları emekçilerin yaşamını cehenneme çevirmeye devam ediyor. Gün geçtikçe artan sayıda insan, intihar ederek yaşamına son veriyor. Çeşitli kentlerden art arda intihar...
  • Bizler bir kamu hastanesinde çalışan sağlık işçileri olarak yazıyoruz bu mektubu. Yakın zaman önce UİD-DER çatısı altında İstanbul’un çeşitli hastanelerinden sağlık işçileri olarak bir araya geldik. O güne dair fikirlerimizi, duygularımızı sizlerle...
  • Bursa Kestel’de bulunan Bodo Bode-Doğrusan Otomotiv fabrikasında çalışan işçiler sendikalaştıkları için işten atıldı. Türk-Alman ortaklığıyla kurulan fabrikada işçilerin sendikaya üye olduğu bilgisini alan patron, saldırıya geçti ve işten atmalara...
  • 16 yaşında, gençliğe yeni adım atmış bir kızdım. 1993 yılının Haziran ayının son günü hayatımın geride kalanı, 1 dakika içinde değişmişti. Okula gitmek için bindiğim otobüsten indiğimde arkadan gelen vidanjör bana çarpıp altına almıştı. O çarpmanın...
  • Kardeşler yaşadığımız düzende gün geçtikçe sorunlarımız artıyor. Ekonomik kriz, işsizlik, sürekli artan vergiler, zamlar, sefalet ücretlerine mahkûm edilmemiz, çocuklarımızın eğitim sorunları ve buna ekleyebileceğimiz onlarca sorun. Bu sıkıntılar...
  • İnsanın çocukluk ve gençlik dönemi gelecekle ilgili hayaller ve hedeflerle doludur. Mesela birçoğumuza küçük yaşlarda gelecekteki hayali sorulduğunda; topluma, çevremize faydalı olmak, sevdiğimiz ve mutlu olabileceğimiz bir meslek ile ilgilenmek...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihini anlatan romanlar, filmler vardır. Kadınıyla, erkeğiyle işçi sınıfının ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı nasıl bir kavga verdiğini anlatırlar. Bu romanlarda, filmlerde işçiler bir çırpıda mücadeleye atılmaz....
  • İzmir’de Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretimini yapan Pratt&Whitney Uçak ve Motor Sanayi A.Ş. fabrikasında sendikalaşmak isteyen işçiler, patronun işten atma saldırısına maruz kaldı. Kale grubuna ait...
  • Merhabalar, ben Gebze OSB’de çalışan bir işçiyim. Mahalleden beş kişilik bir arkadaş grubumuz var. Genelde de buluşma noktamız kahvehane oluyor. Kimi zaman okey kimi zaman batak oynuyor, işin stresinden, çoluğun çocuğun derdinden biraz uzaklaşıyoruz...
  • Nazlı: 4,5 yaşında bir kızım var. Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundayım. Fakat ne kadar çalışırsam çalışayım kızıma iyi bir gelecek sunma imkânım yok. Çünkü biliyorum ki hiçbir çocuğa gelecek vaat etmeyen bu düzende benim...