Navigation

Buradasınız

Grev İşçilere Dostlarının Kimler Olduğunu Öğretir

Geçen günlerde sona eren Telekom grevi 16 Ekimde başlamıştı. UİD-DER olarak, Telekom grevini birinci gününden başlayarak çeşitli defalar ziyaret ettik. Telekom işçilerinin mücadelesinde onların yanında olduğumuzu ve grev boyunca elimizden gelen her türlü desteği sunmaya devam edeceğimizi anlattık.

Telekom grevinin 22. gününde de santrallerden birine giderek grevci işçileri ziyaret ettik. Grevleri hakkında bilgi almaya ve sohbet etmeye geldiğimizi söyledik. Biz de derneğimizi tanıttık. Derneğimizin işçileri ilgilendiren her konuda etkinlikler düzenlediğini anlattık. O hafta sonu da işçileri yakından ilgilendiren bir film etkinliğimizin olacağını söyledik. Derneğimizde, İranlı bir yönetmenin “Kaplumbağalar da Uçar” adlı filmini işçi arkadaşlarımızla birlikte izleyeceğimizi söyleyip filmin davetiyesini verdik.

Davetiyenin arkasında yer alan kısa tanıtım yazısında Kürt kelimesini gören bir grevci işçi, “ben sizinle konuşmak istemiyorum” dedi. Biz de bu tavrının nedenini sorduk. “Sizin davetiyenizde Kürt yazıyor ben sizinle konuşmam” diye açıklama yaptı. Bizimle konuşmak istemeyen aynı işçi davetiye üzerindeki sınıf kelimesini görünce “Hem burada sınıf da yazıyor, ben sınıf-mınıf bilmem” deyince başka bir grevci işçi söze karıştı. “Sınıflar yoksa biz niye greve çıktık! Patronlar başka bir sınıf işçiler başka bir sınıftır” dedi. Bu kez bizimle konuşmak istemeyen işçi tekrar konuşmaya başladı. “Arkadaş ben 45 yaşındayım. 40 senedir de ülkücüyüm. Korkuyorum böyle giderse bu yaştan sonra ben de solcu olacağım. Abonesi olduğum gazete bizi “kablo kesip sabotaj yaptılar” diye karalıyor. Bütün TV kanalları aynı haberleri veriyor. Ama bu yazıp söylediklerinin hepsi yalan haber. Telekom işçisinin neden greve çıktığını ve bizim ne istediğimizi yalnızca solcular anlatıyor. Sadece solcular doğrusunu söylüyor, doğrusunu yazıyor” dedi.

Aynı santrale ikinci gidişimizde daha önceki ziyaretimiz sırasında bizimle konuşmak istemeyen grevci işçiyle tekrar karşılaştık. Oturduğu yerden kalkıp bizi kapıda karşıladı. Hoş geldiniz, buyurun oturun diyerek yer gösterdi. Grevleri hakkında uzun uzun sohbet ettik. Biz gitmek için kalkmaya hazırlanırken, “Sizden özür dilerim. Biz dostlarımızı da düşmanlarımızı da artık daha iyi tanımaya başladık” diyerek bizi uğurladı.

Telekom işçisi için bu grev ilk deneyim oldu. 26 Ekimde başlayan grev, geçenlerde sona erdi. İşçiler mücadele etmeye başladığında, dostunu da düşmanını da çok iyi tanımaya başlıyor. Greve çıkan işçiler bir nebze de olsa milliyetçilik zehrinden uzaklaşıp, gerçek sınıf çıkarlarıyla tanışmaya başlıyorlar. Lenin boşuna dememiş, “grev işçi sınıfının okuludur” diye!

2 Aralık 2007

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...
  • Geçtiğimiz yılın son günlerinde 2020 yılının bütçesi Mecliste görüşüldü. MHP ve AKP milletvekilleri Mecliste çoğunluk olduğu için, muhalefetin tüm itirazlarına rağmen bütçe kabul edildi. Aslında bu tartışmalar Saray’ın harcamalarının açık seçik bir...
  • Ben işçiyim, kadınım, insanım./ Her canlı gibi ben de uyurum, uyanırım/ Her sabah erken kalkarım./ İşe geç kalmamak için/ Hızlı adımlarla koşarım, sizin gibi/ Evet, dedim ya ben de sizin gibi insanım.
  • Fransalı işçi ve emekçiler, hükümetin emeklilik yaşının yükseltilmesini ve maaşların düşürülmesini hedefleyen saldırısına karşı 5 Aralıktan bu yana mücadele ediyorlar. Eğitim, sağlık, ulaşım, hizmet ve daha birçok sektörden genç, yaşlı yüz binlerce...