Navigation

Buradasınız

Maltepe Belediyesinde Grev Sona Erdi, İşçiler Tepkili

Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik zam teklifinde bulunduğunu ama işçilerin bunu kabul etmediğini söylemesiyle başlayan yalan ve karalama kampanyası büyüyerek devam etti. Kadıköy grevinde olduğu gibi CHP’li belediye yönetimleri işçilerin taleplerini karşılamak yerine grevi karalamaya, gözden düşürmeye çalıştılar.

Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik zam teklifinde bulunduğunu ama işçilerin bunu kabul etmediğini söylemesiyle başlayan yalan ve karalama kampanyası büyüyerek devam etti. Kadıköy grevinde olduğu gibi CHP’li belediye yönetimleri işçilerin taleplerini karşılamak yerine grevi karalamaya, gözden düşürmeye çalıştılar. Siyasi çıkarları ve çekişmeleri uğruna işçilerin hak mücadelesi engellenmek istendi. En temel demokratik haklardan biri olan grev hakkını kullanan işçiler “iktidarın ekmeğine yağ sürmekle” suçlandı. Demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar, demokrasi anlayışlarının “AKP karşıtlığıyla” sınırlı olduğunu göstermiş oldular. İşlerine gelince ülkedeki enflasyondan, açlık ve yoksulluk sınırının yükselişinden söz edenler, sıra işçilerin ücretlerini yükseltmek için verdiği mücadeleye gelince “bu ne şımarıklık” diyebildiler. Hak, hukuk, demokrasi diyenlerin söz konusu işçi sınıfı olunca ne kadar samimiyetsiz oldukları böylece ortaya çıktı.

Siyasi iktidarın ve yandaş medyanın Maltepe grevini kullanarak CHP’li belediyelerle ile ilgili karalama haberleri yapması, bugüne kadar tek bir grev haberi yapmayan kanalların Maltepe grevini görmesi, hemen her grev “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle yasaklanırken seslerini çıkarmayanların CHP’li belediyelerdeki grevleri öne çıkartması grevin haklılığına ve meşruluğuna gölge düşürmez. Sadece siyasi iktidarın ve yandaş medyanın ne kadar ikiyüzlü olduğunu gösterir. İşçi hakları ve mücadelesi konusunda gerçekten samimi olanlar için bu ikiyüzlülüğü teşhir etmek zor değildir. Siyasi iktidarın bu tavrını ve tutumunu bahane ederek işçilerin grevine saldıranlar, karalama kampanyasına katılanlar aslında işçi düşmanı yüzlerini göstermiş oldular.

28 Şubat Pazar günü belediye yönetimi ile Genel-İş arasında yapılan görüşmeleri işçilere aktaran Şube Başkanı Yenigül Özen Dolgun şunları söyledi: “En fazla 4700 lira yaparız dediler. Biz de şube yönetimi olarak bunun altına imza atmayacağımızı kendilerine ifade ettik. Genel Merkez bu teklifi imzaladığında yasal olarak grev sürecimiz sona ermiş oluyor. Devam etmeyi seçersek geçtiğimiz yıl gibi eylem sürecine geçilmiş olacak, başka bir evreye geçeceğiz. Bu pandemi koşullarında başka bir evreye geçtiğimizde onu da birlikte değerlendireceğiz.” Şube yönetiminin işçilerin iradesine göre hareket edeceğini ve “tamam mı devam mı” kararını işçilerin alacağını söylemesinin ardından referanduma geçildi.

maltepe-grevi-referandum-01032021.webp

Yapılan referandumda işçiler ezici çoğunlukla mücadeleye devam yönünde oy kullandılar. Oylamanın sonucunda 525 “devam” oyu çıkarken 42 “tamam” oyu çıktı.

Referandum sırasında hem Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın hem de Genel-İş Genel Merkezinin sosyal medya hesaplarından sözleşmenin imzalandığı, grevin bitirildiğine ilişkin açıklama yapıldı. Genel-İş Genel Merkezi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Maltepe Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Yapılan anlaşmaya göre ikramiye dâhil en düşük ücret net 4700 TL oldu. Uyuşmazlık nedeniyle 23 Şubatta başlayan yasal grevimiz bugün itibariyle sona ermiştir” denildi. Ancak yapılan referandumda işçiler ezici çoğunlukla mücadeleye devam yönünde oy kullandılar. Oylamanın sonucunda 525 “devam” oyu çıkarken 42 “tamam” oyu çıktı. Oylamanın ardından grev alanında toplantılar yapan işçiler, grev sürecini sonlandırdıklarını ancak işyerlerinde mücadeleye devam edeceklerini söylediler.

1 Mart 2021

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Çiftçiler Ayakkabı fabrikasında çalışan işçiler patronun keyfi uygulamalarına, yaptığı haksızlıklara karşı defalarca seslerini duyurmaya çalışmış, ancak yönetim duymazlıkdan gelmişti. Bu yaşananlar karşısında işçiler Deriteks sendikasında örgütlenme...
  • 2022 yılında Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası için uluslararası müsabakalar yakın zamanda başladı. Müsabakalar sırasında ve sonrasında Almanya, Norveç, Hollanda ve İrlanda başta olmak üzere bazı ulusal ekiplerin gündeminde turnuvanın oynanacağı...
  • Nisan ayı başında çeşitli sektörlerden işçiler olarak buluştuk. Covid-19 pandemisi bahane edilerek patronların haklarımızı nasıl da fütursuzca gasp ettiğini konuştuk. Aynı zamanda yine bu süreçte mücadele ederek haklarını koruyabilen işçilerin...
  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...

UİD-DER Aylık Bülteni