Navigation

Buradasınız

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde İşten Atma Saldırısı

11 Haziranda DİSK Genel-İş Mersin Şubesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleşen işten atmalara karşı yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Yerel seçimler sonrasında, büyükşehir belediyesinde işten atmalar gerçekleşmişti. Öncelikle belediyede bir projede çalışan 45 işçi işten atılmıştı. Ardından ihale süreci bitti gerekçesiyle, ilaçlama bölümünde çalışan 97 işçinin işine son verilmişti. Daha sonra proje müdürlüğünde çalışan 19 işçi işten atılmıştı. Son olarak da basketbol spor kulübünde çalışan 9 işçinin işine son verildi. Bu gelişmeler üzerine Genel-İş Mersin Şubesi, gerçekleştirdiği yürüyüş ve basın açıklaması ile işten atmaları ve Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ı protesto etti.

Genel-İş Mersin şubesi önünden, büyükşehir belediye binasına kadar gerçekleştirilen yürüyüşe; işten atılan belediye işçileri, Mezitli Belediyesi işçileri, Akdeniz Belediyesi işçileri, Büyükşehir Belediyesi işçileri, Liman-İş üyesi işçiler, BES Mersin şubesi temsilcileri, Yol-İş Mersin şubesi temsilcileri, çeşitli demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler katıldı. Yürüyüş sonunda, büyükşehir belediyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy şunları söyledi: “Bu ülke artık taşeron cumhuriyetine dönmüştür. İşçilerin kuralsız, güvencesiz çalışmaları, çalıştırılmaları pervasızca devam etmektedir. Geçmişte taşeron yasasına nasıl karşı durmuşsak, bugün bu yasayı uygulayan belediye yerel yöneticilerine de karşı duracağız. 20 yılı aşkındır sermaye çeşitli yasalarla, emeği değersizleştirme ve işçi sınıfını örgütsüleştirmek için çeşitli girişimlerde bulunmaktadır. O günden bugüne iktidara gelen hükümetler bu isteğe uyarak sermayenin hükümeti olduklarını gösteren yasalar çıkardılar. Bu da toplumda işsizliği yoksulluğu yaygınlaştırdı. AKP hükümeti ise iktidara geldikten sonra parti, devlet sermaye ilişkisini tek elde toplayarak, toplumda her şeyi zapturapt altına alarak adeta işçi düşmanlığı uyguluyor. İşçi sınıfına düşmanca davranan bir hükümetle yüz yüzeyiz. Ancak AKP’ye muhalif gibi görünen partiler yerel yönetimde başa geçtikleri yerlerde, AKP hükümetinin işçi düşmanı yasalarını uygulamak için yarışıyorlar. Özelleştirme ve taşeronlaştırmanın en yaygın olduğu yerel yönetimlerde işten atmalar yaygınlaştırılıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde de yaygın taşeronlaştırma uygulanmaktadır. Seçimle işbaşına gelen Burhanettin Kocamaz, mazbatasını alır almaz ‘çalışan kimseyle sorunumuz’ yok demişti. Ancak çok geçmeden ‘çalışmadan maaş alanlar’ gibi cümlelerle, işçiler, çalışanlar hedef alınarak işten çıkarılmıştır. Çalışan kimse işinden olamayacak derken, toplu işten çıkarmalar başlamıştır. Çalışan bu işçilere kimse çalışmadan maaş alamıyor diyemez, bu yaşananlar tamamen keyfi ve siyasi bir uygulamadır. Bu yaşananların karşısında duracağız.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’dan, belediye yetkililerinden, siyasi parti yetkililerinden defalarca kez görüşme talep ettiklerini ancak bir sonuç elde edemediklerini dile getiren Göksoy, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bir sonuç alana kadar mücadelemize devam edeceğimizi, buradan büyükşehir belediye başkanı ve yetkililerine söylemek istiyoruz. İşten atılan işçiler yeniden işlerine dönene kadar, çeşitli girişimlerimizi devam ettireceğiz. İşten atılan işçilerin işlerine geri dönmeleri için eylemlerimiz devam edecektir. İşçilere dayatılan kuralsız, güvencesiz çalışmaya, Soma’da olduğu gibi işçilerin kanıyla canıyla beslenen, taşeroncu köle sistemine karşı duracağız.”

Eylem boyunca; “İşten Atmalar Yasaklansın”, “Atılan İşçiler Geri Alınsın”, “Susma Haykır, Taşerona Hayır”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”, “Kocamaz Şaşırma Sabrımızı Taşırma!” sloganları atıldı. Gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, BES, Liman-İş, Yol-İş şube başkanları da gerçekleştirdikleri konuşmalarla; taşeron uygulamalara ve işten atmalara karşı tepkilerini dile getirdiler.

13 Haziran 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...
  • “İşyerinden arkadaşlarla konuşurduk hep, işçiler birleşirse hayatı yeniden yaratırlar diye. Sonra içimden hep ‘acaba mümkün mü bu?’ diye düşünürdüm. Sonra İşçi Dayanışması’nın Ocak sayısında Fransa’da yaşanan eylemleri okudum ve artık inanıyorum....
  • 19 Ocakta Gebze’de yapılan mitingde Birleşik Metal-İş genel başkanı, işçilerin baskısına dayanamayarak 5 Şubatta greve çıkılacağını açıklamıştı. Keza Türk Metal de grev kararı almış ama tarihini açıklamamıştı. Bu gelişme üzerine MESS tekrar...
  • Yunanistan’da kamu ve özel sektör işçileri hükümetin sosyal güvenlik sistemi için hazırladığı saldırı tasarısını 24 saatlik bir genel grevle protesto etti. Sağlık ve sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilmesini içeren yasa tasarısına “hayır” diyen...
  • Çok uzun zamandır her sektörden işçinin gözü kulağı metal işçilerinin MESS’in dayatmalarına karşı giriştiği eylemlerdeydi. MESS’in işçileri hor gören tavrına karşı işçilerin “grev” kararlılığı sadece sendikalı işyerlerinde, fabrikalarda değil,...
  • Kasım ayında damat bakan kameraların karşısına geçmişti. “Dar gelirlilere düşük faizli ev müjdesi” açıklaması malum medya ağzıyla ballandıra ballandıra verilmeye başlandı. Üstüne de “20 yıl kira öder gibi” eklenince bu “müjdeli” açıklama asgari...
  • Benim adım Hazal. 4 buçuk yaşındayım. Benim annem her gün beni bırakıp işe gidiyor. Ben annemin işe gitmesini hiç istemiyorum, çünkü beni parka götürsün istiyorum. Her gün anneme soruyorum “Pazar günü de işe gidecek misin? Ben seni çok özlüyorum.”...
  • Şubat ayının ilk haftasında Âdem Yarıcı adlı işçi, Hatay Valiliği önünde “çocuklarım aç” diyerek kendini ateşe verdi ve hastaneye götürülürken hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce olmayan şeyler oluyor. İşsizlik ve yoksulluğun pençesinde kıvranan...
  • Değerli arkadaşlar, sizlere bu mektubu yazmamdaki amacım, fabrikamda yaşadığım ama aslında işçi sınıfının tümünü ilgilendiren örgütsüzlüğün bizleri ne hale düşürdüğünü göstermektir. Metal sektöründe çalışıyorum. Eşim, çocuklarımızın küçük olmasından...
  • Aylardır beklediğimiz metal işçilerinin toplu iş sözleşmesi istenmeyen bir sonuçla bitirilmiş oldu. Sözleşme süresince çeşitli fabrikalardan arkadaşlarla ve yakınlarımla fikir alışverişi yapıyorduk. Gelinen nokta ne yazık ki mücadeleci bir...
  • Ekonomik kriz ve onun yarattığı işsizlik başta olmak üzere kapitalizmin türlü sonuçları emekçilerin yaşamını cehenneme çevirmeye devam ediyor. Gün geçtikçe artan sayıda insan, intihar ederek yaşamına son veriyor. Çeşitli kentlerden art arda intihar...
  • Bizler bir kamu hastanesinde çalışan sağlık işçileri olarak yazıyoruz bu mektubu. Yakın zaman önce UİD-DER çatısı altında İstanbul’un çeşitli hastanelerinden sağlık işçileri olarak bir araya geldik. O güne dair fikirlerimizi, duygularımızı sizlerle...