Navigation

Buradasınız

Metal İşçileri Toplu Sözleşmeye Hazırlanıyor

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 114
Metal sektöründeki işçi sendikalarıyla metal patronlarının sendikası MESS arasında 2017-2019 dönemini kapsayacak Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri Eylül ayı itibariyle başladı. Sözleşme kapsamındaki 150 bin işçi; daha iyi bir ücret ve çalışma koşulları, kıdem tazminatına saldırıların son bulmasını, esnek çalışma ve taşeronlaştırmanın ortadan kaldırılmasını talep ediyor.

Metal sektöründeki işçi sendikalarıyla metal patronlarının sendikası MESS arasında 2017-2019 dönemini kapsayacak Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri Eylül ayı itibariyle başladı. Sözleşme kapsamındaki 150 bin işçi; daha iyi bir ücret ve çalışma koşulları, kıdem tazminatına saldırıların son bulmasını, esnek çalışma ve taşeronlaştırmanın ortadan kaldırılmasını talep ediyor.

MESS her zaman olduğu gibi sendikaların talebini kabul edilemez bulacak ve ekonomik verilerle uyuşmayan bu oranların daha da aşağılara çekilmesini buyuracak! İşte sözleşme gerçek anlamda bu noktadan itibaren başlayacak ve sendikaların vaatlerine ne kadar sadık kalacağını, patronların isteklerine ne kadar direneceklerini göreceğiz. Metal işçilerinin bütün olumsuzluklara rağmen greve çıkıp çıkmayacakları, sendikalarını grev yönünde ne kadar zorlayacakları büyük önem taşıyor.

Metal işçilerini temsilen Türk Metal, Çelik-İş ve Birleşik Metal-İş sözleşmelere katılıyor. Her üç sendika da sözleşme taslaklarını kamuoyuyla paylaştılar. 117 bin işçiyi temsilen Türk Metal’in hazırladığı taslak ücret, kıdem ve sosyal hakları kapsıyor. Türk Metal, üyelerinin saatlik ücretine %6,69 oranında iyileştirme, yine saat ücretine seyyanen 1 lira 75 kuruş zam ve son olarak her kıdem yılı için 15 kuruş artış talep ediyor. Bunun, ortalama 10 yıllık bir işçi için ilk 6 ay için %38’i aşan bir zam oranı olduğunu iddia ediyor. Sonraki üçer dönemlik 6 ay boyunca enflasyon artı 2 puanlık zam artışı talebinde bulunuyor. Bunun dışında hafta tatilinin Pazar günü olarak kalmasını ve rekabet gereği verimliliği arttırmak, işçilik maliyetlerini düşürmek isteyen patronların yükü işçilere yıkmadan önce kendilerine danışmasını istiyor.

Çelik-İş’in sözleşme taslağı da ücret konusunda Türk Metal ile benzer talepler içeriyor.

Birleşik Metal İşçileri Sendikası ise öncelikle taban ücretinin yükseltilmesi koşuluyla ilk 6 ay için %30’un üzerinde bir ücret artışı talep ediyor. Ancak idari maddelerde diğer sendikalara göre çok daha önemli taleplerde bulunuyor. İhbar tazminatının ikişer hafta arttırılması, 8 Mart’ın tatil olması, yıllık izinlerin ikişer gün arttırılması, Engelliler Gününde engelli işçilere ücretli izin gibi…

İşçi sendikalarının karşısında patronları temsil eden MESS var. MESS her zaman olduğu gibi sendikaların talebini kabul edilemez bulacak ve ekonomik verilerle uyuşmayan bu oranların daha da aşağılara çekilmesini buyuracak! İşte sözleşme gerçek anlamda bu noktadan itibaren başlayacak ve sendikaların vaatlerine ne kadar sadık kalacağını, patronların isteklerine ne kadar direneceklerini göreceğiz. Metal işçilerinin bütün olumsuzluklara rağmen greve çıkıp çıkmayacakları, sendikalarını grev yönünde ne kadar zorlayacakları büyük önem taşıyor.

Metal sektörü ekonominin kilit sektörlerinden biridir. Kâr ve üretim rekorlarının kırıldığı metal sektörü, işçiler için çalışma koşullarının ağırlaşması ve sömürünün alabildiğine derinleşmesi anlamına geliyor. Ortalama 10 yıllık bir metal işçisi açlık ve yoksulluk sınırının altında bir ücret alıyor. Patronlar iş yükünü arttırıyor ve metal işçileri iş kazası geçiriyor, iş cinayetlerinde ölüyor, meslek hastalıklarına yakalanıyor. Sendikalı ve kadrolu çalışmayı bitirmek isteyen metal patronları, taşeronlaştırma ve esnek çalıştırmayla işçilerin birliğini bozuyor. MESS, metal işçilerine mümkün olduğunca düşük zam ve sosyal hakların kırpıldığı ya da arttırılmadığı bir sözleşme dayatacak. Üstelik işçilerin taleplerini bastıracak kozlar da şimdiden ellerinde mevcut: Erdoğan’ın “OHAL’i grevleri yasaklamak için kullanıyoruz” sözü, bakanlar kurulunun aldığı grev yasaklama kararları ve kahrolası sendikal bürokrasinin ihanetleri…

Fakat bu sözleşmede patronları ve ayrıca bürokrat sendikacıları düşündüren çok önemli bir etken var: Bursa’da başlayan ve onlarca metal fabrikasına sıçrayan eylemler. 2015’te patlayan “metal fırtına”, başta işbirlikçi Türk Metal olmak üzere sendikal bürokrasiye ve metal patronlarının dizginsiz sömürüsüne karşı işçilerin öfkesini ifade etmişti. MESS ve Türk Metal güç de olsa “metal fırtınayı” kontrol altına alabilmiş, o günden itibaren teyakkuz halinde işçilerin başında nöbet tutmaya başlamıştır.

Metal işçileri “metal fırtına”nın yarattığı olumlu etkiyi unutmuyorlar. Ancak diğer yanda grev yasakları, OHAL düzeninde işçi eylemlerinin bastırılması, MESS’in oyunları ve bürokrat sendikacıların işbirlikçi anlayışı var. Metal işçileri tüm bu gerçekleri görüp kavramak zorundalar. Hiçbir sözleşmede işçiler kolayından patronlardan hak kazanamaz. MESS masasından kazanımlarla kalkmak için, aynı geçmişte olduğu gibi Maden-İş benzeri bir mücadele yürütmek gerekiyor. İşçiler için son derece önemli olan sözleşmenin sonucunu, işçilerin ne kadar birlik oldukları, kararlı oldukları, bilinçli ve dayanışma içinde oldukları belirleyecek!

20 Eylül 2017

Son Eklenenler

  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...
  • AKP iktidara geldiği günden beri işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp etmeye yönelik her girişimi “müjde” diye sundu. Kıdem tazminatını yok etme planını bu kez Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında gündeme getirmiş bulunuyor. Sendikalar,...
  • Koronavirüs vesilesiyle kaldırılan toz bulutunu fırsat bilen AKP hükümeti, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatını kurulacak bir fon yoluyla yok etmeye çalışıyor. Sermaye sahipleriyle kol kola giren siyasi iktidarın bu planına...

UİD-DER Aylık Bülteni